9 Ayda Yüzde 9 Yoksullaşma

22 Eylül 2014 Pazartesi 10:28:35

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Birimi KESK-AR, 4 kişilik bir aile için 2014 yılı Ağustos ayına ait açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı.


9 Ayda Yüzde 9 Yoksullaşma

Yapılan araştırmada 4 Kişilik ailenin sağlıklı beslenmek için yapması gereken minimum aylık gıda harcaması olan açlık sınırı, Ağustos ayında 1328 TL’ye artış gösterdi, açlık sınırının tüketim harcamasına dağıtılması ile elde edilen yoksulluk sınırı ise 4199 TL’ye yükseldi.



KESK-AR yaptığı açıklamada emekçilerin yaşam koşullarıyla ilgili şu tespitlerde bulundu;

>>2014 yılı Ocak-Ağustos dönem aralığı incelendiğinde, açlık ve yoksulluk sınırı yüzde 9 yükselmiş olup, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan nüfus da artmıştır. İnsanca yaşam için aylık yapılması gereken asgari gıda ve içecek harcaması Ocak ayında 1221 lira iken, Ekim ayında bu tutar 1328 liraya yükselmiştir. Bu da, aynı bütçeyle hanelere daha az gıda girmesi veya alınan gıda niteliğinin düşmesi ile aynı anlama gelmektedir. 

>>Hükümetin ve ekonomi yönetiminin artık düşük bir enflasyon inandırıcılığı kalmamıştır. Dışa bağımlı üretimin teşvik edilmesi, enflasyonun döviz kurundaki değişimlerin etkisi altında kalmasına yol açmaktadır. Türkiye ekonomisi AKP iktidarı dönemi boyunca yüksek enflasyon patikasındadır. Buna rağmen enflasyon hedeflemesi politikasında ısrar ederek emekçilerin ücret zamlarını kendi hedeflediği enflasyonu baz alarak hesaplamaya devam etmektedir. Bu da kamu emekçilerinin reel ücretlerinde sürekli bir gerileme ile eşanlamlıdır.

Enflasyon Hedeflemesinin Anlamı Reel Ücretleri Düşürmektir!

>>2006’da Merkez Bankası’nın yüzde 5 enflasyon hedefine karşılık gerçekte enflasyon yaklaşık yüzde 10 olarak gerçekleşmiş, benzer bir şekilde 2008’de yüzde 4 enflasyon hedefinin iki katı bir enflasyon yaşanmıştır.  2011 yılında ise yüzde 5,5 enflasyon hedefi gerçekte iki katı olarak gerçekleşmiş yüzde 10,45’e dayanmıştır. 2012 ve 2013 yıllarında sırasıyla yüzde 6,5 ve 6,2 olarak hedef belirlenmiş gerçekleşen ise yüzde 6,16 ve yüzde 7,40’dır.

>>2014 yılında da Merkez Bankası, bir devlet politikası olarak gerçekleşme ihtimali neredeyse imkansız olan enflasyon hedefini yüzde 6,6 olarak belirlemiştir. Gerçekte ise enflasyon çift hanelere yaklaşmaktadır.

>>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, sekiz aylık enflasyon yüzde 6.28 ve yıllık enflasyon da yüzde 9.54’e çıkmıştır. Gıda enflasyonu ise yıllık yüzde 14.4 ile son 4 yılın zirvesindedir.

>>Neredeyse iktidar dönemi boyunca hedeflediği enflasyonun yüzde 100 üzerinde gerçekleşen enflasyona rağmen, AKP hükümeti toplu sözleşme masasında kendi hedeflediği enflasyonu dikkate almaya devam etmektedir. Bunun aynı zamanda adı yüzde 100 yoksullaştırmadır!

İnsanca Yaşama Uygun Ücret İçin;
>>Hükümetin seçtiği iktisadi politika tercihleri kapsamında uyguladığı ücret politikalarının giderek halkı yoksullaştırdığı, temel yaşamsal faaliyetlerini ve ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirdiği açıktır.

>>Kamu emekçilerine, emeklilere ve asgari ücretli işçiye reva görülen ücret zamları, sürekli artan hayat pahalılığı karşısında oldukça yetersiz kalmakta, halka tamamlayıcı geçim kaynağı olarak kredi ve kredi kartları işaret edilmektedir. Giderek tamamı ile serbest piyasaya açılan gıda, eğitim, sağlık, ulaşım, barınma gibi temel ihtiyaçların karşılanmasında dahi yetersiz kalan ve enflasyona karşı yenik düşen ücretlerde telafiye gitmek yerine, ekonominin lokomotif güçlerine dönüştürülen ve o yönde desteklenen bankalar kanalı ile borçlandırma özendirilmektedir.

>>Emekçilerin tüketim sepetleri ağırlıklı olarak gıda, konut gibi zorunlu harcamaların oluşturduğu mal ve hizmetlerden oluşmaktadır. Türkiye’de en zengin yüzde 20’lik kesim bütçesinde ulaşım, giyim ve ayakkabı, eğlence ve kültür, eğitim, ev aletleri ve mobilya gibi ihtiyaçlara daha fazla yer verirken, en yoksul yüzde 20’lik kesimin bütçesi neredeyse tamamıyla gıda ve yakıt giderlerinden oluşmaktadır.

Yapılması gereken gayet açıktır;
(I)    Eğer ki kamu emekçilerini “enflasyona ezdirmemek” istiyorsa ücret zamlarında emekçileri temsil etmeyen genel enflasyonu değil, farklı gelir gruplarının farklılaşan enflasyonunu dikkate almalıdır.
(II)    Bugüne kadar hedeflenen ve gerçekleşen enflasyon arasında oluşan farklar yüzde 100’ü aşmıştır. Kamu emekçilerin bu farktan doğan kayıpları telafi edilmeli, enflasyon karşısında yaşadıkları refah kayıpları artık sonlandırılmalıdır.
 


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome