Birleşik Bir Zemin Elzem-Güven Gürkan Öztan

17 Nisan 2014 Perşembe 14:15:24

Gezi eylemleriyle birlikte, Türkiye’de yeni muhalefet aktörlerinin geçmişin mücadele deneyimleriyle buluştuğunu söyleyen Güven Gürkan Öztan, bu durumu sürdürebilmek için birleşik bir muhalefet zemininin oluşturulmasının elzem olduğunu dile getiriyor

Gezi eylemlerinin “icraatlarıyla” ilgili sorularımızı yanıtlayan İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Yrd.Doç.Dr. Güven Gürkan Öztan, ortaya çıkan doğrudan demokrasi pratiğinin temsili demokrasinin sınırlarını aşan kanallar yarattığını, hareketin demokrasiyi seçimlerden ibaret görmeyen, talepleri yaygınlaştıran ve derinleştiren bir muhtevada kavradığını belirtiyor. Öztan bu enerjiyi korumak için ise birleşik bir muhalefet hattının örülmesi gerektiği fikrinde...

»Türkiye’de Gezi Direnişi’yle birlikte, toplum bilincinde temsili demokrasiden tam olarak vazgeçilmese de, uzun vadede onu aşabilecek bir perspektif gelişti. Türkiye demokrasisinin geleceği açısından bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?
Temsili demokrasi, bugünün dünyasında toplumsal ve politik ihtiyaçlara cevap vermekten oldukça uzak. Batıda 68 hareketinden bu yana temsili demokrasinin eksikliklerine dikkat çekmeye çalışan toplumsal birikim, 1980’lerde yeni sağ tarafından pasifize edilmeye çalışıldı ancak 90’ların sonlarından itibaren yeniden dirildi. Türkiye’deki süreç önce 12 Eylül sonra da 90’lara damgasını vuran güvenlik devleti anlayışı ile kesintiye uğradı. Ancak siyasetin sadece sandığa gitmek olmadığını çoktan kavramış olan bir direniş hafızamız var. Gezi’de bu hafıza, eyleyerek politikleşen yeni aktörlerle buluştu. Toplumsal bilinç, politik muhalefetin ifşa ve inşa etme pratiği üzerinden yeni bir safhaya geçti. Demokrasiyi salt rutin seçimlere indirgemeyen, demokratik talepleri derinleştiren ve yaygınlaştıran, özgürlüklerine sahip çıkan bir perspektif bu… Kısa vadede müesses siyasette yapısal değişim yaratmasa da fiiliyatta politik olan’ın anlamını değiştirmesi açısından demokrasi tahayyülünü daha katılımcı ve özgürlükçü bir çizgiye sevk ettiği aşikâr.

‘YERLEŞİK ALGILAR DEĞİŞTİ’
»Siyaseti salt “söylem”den çıkarıp, hayatın örgütlenebildiği bir olgu olarak düşünmek iktidarı rahatsız ediyor mu? Onların da alışkın olmadığı bir muhalefet şekli çünkü...
Siyaset, eylem ile sözün ortaklığından doğar. Siyaseti “söylemler savaşı”na indirgemek her zaman muktedirin çıkarınadır; zira iktidar elindeki imkânlarıyla kendi söylemini hegemonikleştirme kapasitesine sahiptir. İktidarın organik aydınları ve kalemşorları tam da bu işlevi görür.

Gezi direnişini, salt bir muhalefet etme pratiğinin ötesine taşıyan şey onun yerleşik siyaset algısını değiştirme gücüdür. Direnişte müşterekleşmenin kolektif özgürleşmeyle ne denli iç içe olduğu Gezi’de yeni kuşaklarca da keşfedildi. AKP ve onun parçası olduğu müesses nizam, daha önce böylesine çok kimlikli, çok siyasetli, çok sesli devrimci direniş ve yeniden inşa etme iradesi ile karşılaşmadığından bocaladı, tatminkâr siyaset üretmedi ve bu yüzden devlet şiddetine pervasızca başvurdu.

»Doğrudan demokrasi pratikleri forumlarda hakim kılınmaya çalışıldı. Bunu bir başlangıç olarak kabul edebilir miyiz?
Doğrudan demokrasi ve yerelden karar alma ve çözüm üretme deneyimi, forumların Gezi direnişinin dinamizmini arkasına alarak gerçekleştirmeye çalıştığı çığır açıcı bir teşebbüstü. Forumların ilk başardığı şey, semt-bölge sakinini buluşturma yönünde eşi benzeri olmayan bir platform inşa edebilmesiydi. Birden fazla kuşak ilk kez artık politikleşmiş bir mekânın ortaklığında bir araya geldi ve deneyimlerini, beklentilerini, yorumlarını paylaştı. Kimi zaman münakaşa etti; kimi zaman fikir birliğine vardı. Bu çeşitlilik içinde ortak bir politik dil ve iletişim metodu kurabilme yönünde adımlar atıldı. Şüphesiz muhteşem bir deneyimdi. Forumların başardığı ikinci şey, makro siyaset ile yerelin siyasetini birbirleri ile ilişkilendirme gücüydü. Bir yandan iktidarın otoriter politikası, özgürlükleri tırpanlayan uygulamaları, polis şiddet, örgütlenme sorunları konuşulurken diğer yandan mahallenin çocuk parkı, yoksuluna yardım, okulun eksikliğini tamamlama yöntemleri gibi doğrudan gündeliğin içindeki sorunlar konuşuldu.

Mahalle forumlarındaki isteklilik ve gönüllük, politik kaygıları ve kamusal sorumluluğu birleştirerek hareket edebilecek öznelerin varlığını müjdeliyor. Evet bu daha başlangıç. 2013 deneyimini, kolektif hafızamızdaki beraber mücadele etme pratikleri ile birleştirmek ve halkayı genişletmek gerekli.

‘GEZİ RUHU ORTAK PAYDA’
»Gezi’nin başlamasının ardından, hareketin bütününü kapsayacak bir temsil sorununun yaşandığı aşikar. Halk muhalefetinin sürekliliği açısından birleşik bir muhalefet hattını elzem görüyor musunuz?
Gezi direnişini temsil eden tek bir politik aktörün mevcudiyeti mümkün değil bu nedenle birleşik bir muhalefet hattının oluşturulması elzem ve acil. Ancak bu siyasi mühendislik ile değil toplumsallığın kendi içinden gelen taleplerle yükselişe geçmeli. Müşterek politik hat oluştururken taviz verilmeyecek ilkelerin yine muhalefete omuz verecek tabanın ortaklaşa irade beyanı ile açığa çıkması önemli. Özgürlük, toplumsal vicdan, bölüşümde adalet talebi, kent hakkı gibi Gezi direnişine ruh veren kavramların birleşik muhalefet hattı için ortak payda olacağını düşünüyorum.

*Söyleşi, Berkant Gültekin, BirGün, 17.04.2014
 


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome