Birleşik Mücadele Forumları Sürüyor

29 Eylül 2014 Pazartesi 15:15:34

Birleşik bir direniş hareketinin yaratılması noktasında sürdürülen arayışlar, bu hafta sonu Adana, Mersin, Sakarya, Denizli, Edremit ve Narlıdere’de sürdürüldü.


Birleşik Mücadele Forumları Sürüyor

21 Eylül’de Vişnelik’te yapılan ikinci toplantının ardından ortak bir mücadele iradesi ilan edilerek, birleşik bir direniş hareketinin yaratılması noktasında önemli bir adım atılmıştı. Hafta sonu 6 ilde gerçekleşen Forumlarda birleşik bir direniş hareketinin nasıl örgütleneceği üzerine tartışmalar sürdürüldü. il Forumlarda yoğun katılım olurken, ortak mücadele ihtiyacı tüm forumların ortak sonucu oldu.

Mersin ve Adana Forumları
Mersin'de gezi süreci ve devamında forumların gerçekleştirildiği Yıldız Parkı forumundan da katılımcıların olduğu da etkinliğe yaklaşık 250 kişi katıldı.

Forum'da ilk sunuşu Oğuzhan Müftüoğlu yaptı. Birleşik Muhalefet forumlarının 1 yıla yakındır ülkenin pek çok noktasında sürdüğünü ifade eden Müftüoğlu, "30 Ağustos ve 21 Eylül'de Vişnelik'te parti temsilcileri, çevreler, aydınlarla birlikte gerçekleştirdiğimiz toplantıda iktidarın saldırılarına karşı birlikte mücadele etme kararı aldık" dedi.

Ciğeri Beş Para Etmezler Ülkenin Geleceğine Hükmetmek İstiyor

Oğuzhan Müftüoğlu, birleşik bir mücadelenin örgütlerin ittifakı olarak algılanmaması gerektiğini belirterek, Haziran'ın tüm dinamiklerini içerecek-ortaklaştırıcak bir hareket inşa edilmeli, dedi. Böyle bir mücadelenin örgütlenmesinin devrimcilerin tarihsel sorumluluğu olduğunun altını çizen Müftüoğlu şunları söyledi, "Ciğeri peş para etmezler ülkenin geleceğine hükmetmek istiyor. Bunun karşısında, hakikaten bu gidaşatı durdurabilecek birleşik bir güç yaratarak çıkmayacaksak devrimci olmanın ne manası var. Bu arayış karşısında en çok sorulan sorulardan birisi, geçmişte de bu tür arayışların denenmiş ancak başarılı olunamamış olması. Bugün başarılı olup olunamayacağı soruluyor. Tekrar başarısız olunması da mümkündür. Ama biz birleşik bir güç kuramazsak zaten baştan kaybederiz. Hiçbir devrimci örgüt bu tarihi süreç içerisinde bu sorumluluğu almaktan kaçınmamalı. Bütün direnme olanaklarını, güçlerimizi birleştirmeli ve onların karşısına çıkmalıyız".


 

Sakarya ve Narlıdere Forumu'nda Hüseyin Aygün, Fatih Yaşlı ve Önder İşleyen sunum yaptı.

Hüseyin Aygün
Ülke Felakete Sürüklenirken Kendini Düşünmek Alçaklıktır
AKP, Haziran'da büyük bir darbe aldı ama durdurulamadı. Bugün daha hızla ilerlemeye çalışıyor. 9 yaşındaki çocukların başına türban geçirdiler. Kobane'den geliyoruz. Orada IŞİD'i destekliyor. Eğer Kobane düşerse, IŞİD'le sınırdaş olmayı istiyorlar. Sınırları bugün Kürt gençler koruyor. Onlarla dayanışmak önemlidir. AKP'ye karşı onu durduracak bir mücadeleye ihtiyaç var. CHP, hiçbir şey yapamıyor. Elindeki son sermayesi olan laikliği de bir yana bıraktı. Bunları açık konuşmamız gerek. Beni milletvekili yapmazlar diye bir korkum yok. Ülke bir felakete süreklenirken kendini düşünmek alçalıktır. Bu eleştirilerimizi her yerde söylemeli ötesinde bu gidişatı durdurmak için daha çok ve birliket çalışmalıyız.

Fatih Yaşlı
Birleşik Bir Mücadele Zorunluluk

Fatih Yaşlı, saltanatın yıkılmasından bu güne siyasi gelişmelere ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Kurulan Cumhuriyetin tarihsel olarak saltanatın arkasından laiklik, vatandaşlık, seçme, seçilebilme gibi özellikleriyle ilerici, aydınlanmacı bir misyonunun olduğunu; kürt sorunu konusundaki sorunlu yaklaşımları da içinde barındırdığını ama özellikle 1946'dan sonra iktidar olanların, temelde devletin politikasının dinci nesiller yetiştirme, toplumu din üzerinden yönetme yönünde örgütlediğini, gelişip güçlenmesi yolunda çaba harcandığını 1960'da kısmi bir gerilemeden sonra da bu politikalarda ısrar ve devam edildiğini 12 Eylül Faşizmiyle ve devamındaki iktidarlar döneminde bu gericileştirmenin etkili bir biçimde uygulandığını ve nihayet AKP döneminde islami faşist bir düzenin tesisi sürecinin yaşandığını belirtti.AKP’nin daha önceki partilerden temelde ayrıldığı noktanın devleti ele geçirip bir parti devleti olarak yönetmesi olduğunu belitti. Bu yeni denilen eski düzenin kaçınılmaz bir hesaplaşmaya doğru evrilmekte olduğunu, bu köhne eski düzenin önüne ciddi bir halk muhalefeti ile karşı koymanın tarihsel bir sorumluluk olduğu bu nedenle birleşik bir muhalefet hattı oluşturmanın gerekli ve zorunluluğuna dikkat çekti.

Önder İşleyen
Bu Bir Barikat Kurma Mücadelesidir

Bu arayışa yönelik yapılan kimi tartışmalar, esasında yanlış bir noktadan hareket ederek meseleyi ‘solda birlik’ üzerinden ele alınarak eleştiriler yöneltiliyor. Yanlış sorunun doğru cevabı olmaz denir. O yüzden tartışmayı ‘solda birlik’ üzerinden sürdürerek bugünkü arayış noktasında doğru yanıtlar üretmek pek de mümkün değil.

Bugün ihtiyaç olan sol yada sosyalistlerin birliğinin kurulmasının ötesinde tüm direnme odaklarının, muhalefet dinamiklerinin ortak birleşik mücadelesini mümkün kılacak bir zeminin, zeminlerin yaratılmasıdır.
Bu anlamda Haziran’ın yaygın ve cephesel dinamiklere dayanan direniş damarlarını ilişkilendirecek, örgütlü ve ortak bir mücadeleye sevk edebilecek bir yol açmaktır. Böylesi bir çaba örgütlü yapıların birlikteliğini içermekle birlikte örgütler ittifakı içerisinde şekillenen ve kendini bununla sınırlayan bir yapı olmasının ötesinde tüm direnme dinamiklerini, toplumsal muhalefet kesimlerini ve bireyleri kolektif-demokratik Meclisler üzerinden kurulan bir ilişki sistemi içerisinde bir araya getirmeyi hedefler.

Bu bir barikat kurma mücadelesidir. Haziran'ın barikatlarını bir adım daha ileri taşıma mücadelesidir. Her birimiz bulunduğumuz yerlerde direniyoruz. Her birimizin elindeki taşları üste üste koyarak bir barikat kuracağız ve bu barikatın arkasında hep birlikte duracağız. 


Birleşik Muhalefet Hareketi Denizli Forumu Gerçekleştirildi

Solda ortak bir mücadele hattı için çalışmalarını sürdüren Birleşik Muhalefet Hareketi Denizli Forumu gerçekleşti. TMMOB Makine Mühendisleri Odası Konferans Salonu’nda bir araya gelen Birleşik Muhalefet Hareketi forumuna katılım yoğun olurken, söz alan konuşmacılar nasıl bir sol birlikteliğin inşa edilmesine dair konuşmalar gerçekleştirdiler.

Devrim  Şehitleri için yapılan saygı duruşuyla başlayan forum, ÖDP İl Başkanı Orhun Çoban’ın sürece dair bilgilendirme yapmasıyla devam etti. Forumda yapılan bazı konuşmalar şöyle;

Orhun Çoban; “Bugün bize Yeni Türkiye diye anlatmaya çalıştıkları şey aslında AKP’nin 12 yıldır gerici ve sömürücü politikalarını daha ileriye taşıma hedefleri olarak okumak gerekir. Davutoğlu bundan sonra özgürlükleri ahlaki formasyonda yeniden tarif edeceğiz diyor. Bunun da en son örneği türbanda gelinen son noktadır. Bir diğer nokta da Türkiye’yi üretim üssü haline getirme hikayesi. Bunun da anlamını hemen hepimiz biliyoruz.  Bu ikinci bir Çin yaratma adına ortaya çıkan bir anlayıştır. Güvencesiz sigortasız taşeron çalıştırmak anlamına gelir ki yüzlerce iş cinayeti, SOMA katliamı bunun en acık göstergesidir.  Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, ISID gibi bir katliam çetesinin desteklenmesi, eğitimden sağlığa cevreden kadın haklarına dek AKP’nin Yeni Türkiye’si ortadadır. Böyle bir ortamda AKP’ye dur diyebilmek adına solda birlik meselesinin elzem bir mesele olduğunu görmemek mümkün değil. ”

Hakan Aydın; ”Bugün Avrupa’dan Amerika’ya uzanan sokak hareketleri söz konusu. Dünyada süregelen direniş hareketlerine müteakip Gezi sürecini yaşadık.  Yunanistan’da Syriza gibi bir örnekle muhalefet odaklarının iktidarı oynayabilecek güce de ulaşabileceğini gördük.  Neo-liberal politikaların acımasızca uygulayıcısı olan AKP, bugün ilköğretimdeki çocukların başını örterek sahte özgürlükler yaratmaya çalışıyor. 12 Yıllık baskı ve sömürü iktidarı olan AKP’ye karşı en net direniş odağı da Gezi süreci oldu. Biz Gezi’de ortaya çıkan bütün muhalif odakları kapsayabilecek, yüzünü sola dönen kesimlerle tartışma metinlerinde ortaya çıkan ilkeler doğrultusunda bir araya gelmeyi, AKP’nin yıkıcı politikalarına karşı uzun soluklu bir mücadele hattını inşaa etmeyi hedef olarak önümüze koymalıyız.

Savaş İnbaşı: ”Ben Eğitim-Sen üyesi bağımsız bir öğretmenim. Gezi ülke açısından bambaşka bir şeyi ortaya koydu. Bizler ortak akıl ve ortak iradeyi oluşturabildiğimiz zaman güçlüyüz. Söylediğimiz olacak diye bir şey elbet mümkün değil. Marks dünyada bir hayalet dolaşıyor derken İngiltere’den beklediği devrim Asya’da gerçekleşmişti. Ama unutmayalım ki yola çıkmazsak en azından mücadele etmezsek zaten baştan kaybetmiş olacağız. Bugün solun aralarında çözemedikleri problemlerden kaynaklı biraraya gelişler pek mümkün olmadı. Artık birtakım eksiklerimizi görmek adına kafalarımızı açmamız gerektiğini düşünüyorum. Bugün küçük farklılıklarla ayrışmak yerine AKP’nin hegemonyasını kıracak gerçek bir sol muhalefete ihtiyaç var.

Mehmet Dede: ”Gezi süreci aslında soldaki dağınıklığı, eksikliği de gözler önüne sermiştir. Sokağa çıkan 13 milyon insan daha sonrasında örgütlü bir mücadele içinde tutulamamıştır. Toplumdaki örgütlülük eksikliği Gezi’de en acık halde görülmüştür. Bugün bir araya gelişler var ancak 80 sonrası ortaya çıkan liberal eksenli kimlik siyasetine dayalı birliktelikler toplumsal muhalefet açısından eksik kalmaktadır. Emek eksenli bir mücadele hattını bir araya getiremediğimiz ölçüde yenilmeye de mahkümuz. Bugün birleşik muhalefet deyince sanki AKP’ye karşı bir muhalefet odağı olarak anlaşılıyor. Ancak bu da yanlış, burada kastettiğimiz sisteme ve tabi ki sistemin en açık göstergesi haline gelmiş AKP’ye karşı bir mücadele ekseninde iktidarı hedefleyen bir hareket olarak yorumlamak gerekiyor.”

Burcu Özdoğan; ”Burada feminist kimliğimle konuşacağım, bizler kadın olarak 12 yıllık AKP iktidarında yaşadıklarımız, bundan önceki erkek iktidar hükümetleri utandıracak kadar kadın karşıtı bir hükümet gördük. AKP’nin 12 yıllık baskı politikası Gezi sürecini doğurdu ve bizler Gezi sürecinde iktidarın bize en fazla saldırıda bulunduğu bedenlerimiz üzerinden bir direniş hattı inşa ettik. Gezi’de hem iktidara karşı hem de birlikte mücadele ettiğimiz ortamda erkek iktidarına karşı bir mücadele geliştirdik. AKP’nin başta türban olmak üzere kadınları nasıl bir karanlık içine hapsetmek istediği ortadadır. Bizler şunu da iyi biliyoruz ki kadınlar sadece iktidarı değil her alanda gelişen örneğin örgütlü sol yapılar içinde de gelişsen erkek iktidarına karşı mücadele vermekte. BMH’nin de bunu gözetmesi gerektiğini düşünüyorum.

Fahri Doğancı: ”Ben HTKP adına konuşuyorum. Daha önce de solcuların bir araya gelme girişimleri oldu. Bunlar kısır birliktelikler olarak kaldı ve başarısız oldu. Bu toplamın şu farkı olduğunu düşünüyorum; Gezi direnişi üzerinde gerçekleşen birliktelik, esasen bizlere örgütlü sola ne kadar ihtiyaç olduğunu gösterdi.  Şu anki var olan sol yapıların hiç biri tolum içinde bir muhalefet odağı yaratacak güce ve örgütlülüğe sahip değil. Zaten bugünkü birlikteliğin aciliyeti de budur.  Emek eksenli bir siyasi hattı örmek bizim için ve ülkenin geleceği için elzemdir.“

Mehmet Emin Kurnaz: ”Bugün AKP’nin 12 yıllık baskı ve sömürü politikaları üzerine bolca konuşma yapıldı. Gezi sürecine giden yol da şüphesiz hayatı hedef alan iktidara karşı direnişe geçen emekçi kesimlerden LGBTİ bireylerine, kadınlardan çevrecilere kadar çok geniş bir yelpazede bir araya gelen milyonların biriktirdiği öfkenin dışa vurumu oldu. Gezi süreci sola da çok şey göstermiştir, en başta geleneksel siyasi algıların ötesinde yeni bir mücadele biçimini ortaya koyması bakımından önemlidir. BMH de Gezi’yi kendine rehber alıyor ise orada ortaya çıkan mücadele hattını iyi okumalıdır. Bugün sadece sınıf temelli hatta indirgemeci sınıf siyasetine hapsolan anlayışlar gibi salt kimlik siyasetine dayanan anlayışlar da mahkum edilmelidir. BMH sınıf temelli örgütlenmelidir ancak kimlik taleplerini de ertelememelidir. Örneğin bugün Kobene’de yaşanan direniş, Rojova devrimi de sekülerizm-dincilik ekseninde gelişen mücadele hattında elzem bir meseledir. Buradan Kobene’ye de selam gönderemez isek ortak bir mücadele hattının bir kısmı yine eksik kalacaktır. Kürtlerden Alevilere, kadınlardan LGBTİ bireylere kadar  iktidardan muzdarip, iktidara muhalif en geniş örgütlenme ağlarını yatay örgütlenmelerle inşa etmelidir.  Zaten Gezi de ne salt sınıfsal bir harekettir ne de tek başına bir kimlik hareketi. Gezi bunların toplamıdır”

Arif Balkanay; ”Bugün Gezi’den Fatsa’ya alternatifi üretme konusunda bolca deneyimimiz  olduğunu belirtmek istiyorum. Böylesine komünal, iktidara alternatif yaşam alanlarını inşaa etmenin yolu da eşlbette öncelikle bireysel özveriden ve inançtan geçmekte. Bizler bu salonlardan çıktığımızda konuştuklarımıza uygun davranmıyorsak bir şeyleri değiştirme şansını çoktan kaybetmişiz demektir.  Yarını bugünden inşaa etmenin yolları Fatsa deneyimlerinde de vardır. Bugün AKP’nin çok yönlü saldırılarına güçlü bir direniş göstermemiz gerekiyor. Bunun da nüansları Fatsa’dan Gezi’ye bir çok ip ucuyla dolu.”

Onur Aktolun; ”AKP’nin özellikle eğitim alanında dinci-gerici bir siyasi anlayış inşaa ettiğini hepimiz görüyoruz. Bizler bugün özellikle laiklik konusunun üzerinde durmalı, bu doğrultuda mücadele hatları inşaa etmeliyiz.  Gezi süreci 15 günde AKP’yi sarsmıştır. AKP’nin gerici piyasacı neo-liberal saldırılarına karşı hep birlikte ortak bir mücadele hattını inşa etmemiz tarihsel bir zorunluluktur.”


Birleşik Muhalefet Hareketi Sakarya Forumu Gerçekleştirildi

Solda ortak bir mücadele hattı için çalışmalarını sürdüren Birleşik Muhalefet Hareketi Sakarya Forumu Adapazarı Belediyesi Orhangazi Kültür Merkezinde 27 Eylül Pazar günü toplandı.

Sakaryadaki foruma Fatih Yaşlı ve Önder İşleyen konuşmacı olarak katıldı.
 

Narlıdere FORUM

Sakarya FORUM

Edremit FORUM

Denizli FORUM

ADANA FORUM

 

 


1

Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome