Birleşik Muhalefet Hareketi için Bursa Forumu Yapıldı

22 Eylül 2014 Pazartesi 09:17:08

Birleşik Muhalefet Hareketi için Bursa Forumu, divanın sürece dair bilgilendirmesi ile başladı. Sonrasında ise direnen SÜTAŞ işçileri adına bir konuşma yapan Yunus Dağçal, direnişlerine ve boykotlarına yönelik olarak bilgilendirme yaptı.


Birleşik Muhalefet Hareketi için Bursa Forumu Yapıldı

İki oturum şeklinde gerçekleşen forumda işçi, öğretmen, öğrenci, gazeteci, akademisyen, mühendis, sağlık çalışanı, emekli gibi birçok farklı meslek çevrelerinden insanlar söz aldı. Katılımcıların yaklaşık altıda biri söz aldı. Forum bitiminde, daha sonraki çalışmaları organize etmek, iletişim ve koordinasyonu sağlamak üzere bir koordinasyon grubu oluşturuldu.



Oluşan koordinasyon kuruluna, diğer illerin forumlarına yönelik ve devam eden sürece yönelik bilgilenmesi, bir sonraki foruma daha hazırlıklı gelinmesi yönünde görevler verildi. İlerleyen zamanlarda çok daha geniş bir katılımla bir Bursa forumu yapılması ve Birleşik Muhalefet Hareketinin nasıl kurulacağının tartışılacağı eğilimi belirlendi. Ayrıca yerelin sorunları ve toplumun farklı kesimlerinin sorunlarına yönelik tek gündemli forumlar yapılabileceği ve bu forumların birikimiyle güçlü eylemliliklerin önünün açılacağı üzerine vurgu yapıldı.

Yapılan konuşmalardan bazı bölümler aşağıdadır:
Yunus Dağçal(SÜTAŞ'tan çıkarılan işçilerden): Sendikaya üye olduğumuz için işten çıkarıldık. SÜTAŞ işçisi direnişin simgesi oldu. Bizce mücadele edilmeyen hiçbir şey kazanılamaz. Yağmur damlası gibi olmamız lazım. Gökyüzünden tek tek düşmemiz, fakat aşağıya düştüğümüz zaman sel olup akmamız lazım. İşçi sınıfı her zaman birleşmelidir. Biz her zaman birlik olduğumuzu ve sizlerin de arkamızda olduğunuzu düşünüyoruz.

İzzettin Azazi: Gezi direnişi ile yan yana gelen ve beraber mücadele eden tüm kesimlerin katılacağı, beraber örgütleyecekleri, programını da birlikte oluşturacakları bir hareketin Türkiye'de özellikle sol arenada mevcut bir boşluğa çare olacağı düşüncesindeyim. Küresel kapitalizm elbetteki saldırılarını genişleterek sürdürüyor. Ortadoğu yeniden şekillendiriliyor. Birleşik Muhalefet Hareketi Kapitalizmle mücadeleyi hedef almalıdır. Biraraya gelmek bir hedef doğrultusunda olmalıdır. Kurulacak muhalefet hareketi sadece muhalefet etmek, protesto etmekle sınırlı olursa sonuç alıcı bir hareket olamaz. Bu yüzden Birleşik Muhalefeti, Türkiye'nin yeniden kurulması yönünde kurucu bir özne olabilmeli ve iktidarı hedef almalıdır.

Çetin Erdolu: Son dönem yürütülen önemli mücadelelerin başında tekel direnişi gelir. Tekel direnişine hem emek örgütleri hem de sol sosyalist örgütler sahip çıkamamıştır. Sonrasındaki gezi direnişi Birleşik Muhalefet hareketine ilham kaynağı oluşturmuştur. Hepimizin şaşkına döndüğü bir olaydı Gezi Direnişi. Aslında şaşırmamak ve gezideki bileşimi anlamak gerekir. Sonrasında yaşanan SOMA faciası da, sınıfı bütünlüklü olarak kucaklayamadığımızı, kucaklamanın tepeden değil aşağıdan yukarıya olması gerektiğini göstermiştir. Eğer biz gezi direnişinden ders almışsak gezideki bileşenleri biraraya getiren ve onların aşağıdan yukarıya örgütlenmesini sağlayacak bir tarza dönmek zorundayız. Birleşik Muhalefetten ben bunu anlıyorum.

Uğur Kurt: Foruma bireysel olarak katılıyorum ve salonun bu kadar dolu olmasından mutluluk duydum. Haziran direnişi bizlere daha somut bir umut aşıladı. Biraraya getiremediğimiz muhalefetin sandığımızdan daha büyük olduğunu gördük. Bugün gezi süreci mücadelenin devam edeceği yeni formlar arıyor ve Birleşik Muhalefet böylesi bir ihtiyaca karşılık verebilir diye düşünüyorum. Her alanda yaşadığımız saldırıların sınıfsal bir niteliği var bizim de karşı duruşumuzun emek odaklı ve sınıfsal perspektifte olması gerekir.

Eda Derya Toper: Bugün bu salonun gezi sürecindeki gibi doluyor olması gösteriyor ki harekete geçmek istiyoruz. Gezi bir başlangıçtı, artık örgütlenmeli ve mücadeleye devam etmeliyiz.

Barış Kalkanlı: Birleşik Muhalefet Hareketi sadece AKP'ye karşı yürütülecek mücadeleye sıkıştırılacak bir hareket olarak algılanmamalıdır. Birleşik Muhalefet Hareketini, yarını bugünden kurmanın bir aracı ve zemini olarak algılamalıyız. Birleşik Muhalefet Hareketi daha önceki birleşiklik arayışlarından farklı bir anlayışla kurulmaya çalışılıyor. Halk için halka rağmen, sınıf için sınıfa rağmen bir hareket tarzımızın olmaması gerektiği, monologcu değil diyalogcu bir anlayış geliştirmemiz gerektiğini anlamamız gerekiyor. Bu şekilde ancak insanların katılımı ve özne olma hali söz konusu olabilir. Birleşik Muhalefet Hareketin yerellerde yürüteceği çalışmalarla insanların katılımı mümkün olacaktır. Emek alanında da Birleşik Muhalefet Hareket ile uyumlu yeni bir Birleşik Emek Hareketinin yaratılması gerekir.

Edayi Keleş: Burada ilk etapta gördüğümüz şey heterojen bir yapı olduğumuzdur. Değişik fikir grupları, siyasal partiler, oluşumlar ve değişik hareketlerde yer alan insanların burada olması ile heterojen bir yapı vardır. Gezi sürecinin yaratmış olduğu atmosfer ve dinamizm, hareketlilik, başkaldırı iki yere önemli bir mesaj vermiştir. Öncelikle 12 yıldan beri AKP eşittir Devlet eşitliğini kuran, bu ülkeyi karanlığa götüren ve bu ülkeyi diktatörce yöneten halk düşmanlarına bir isyan olmuştur, bir korku salmıştır. Bizlere de umut vermiştir. Yeni bir hayatın nüvelerini sunmuştur. Fakat bugün bu isyan aynı şekilde devam edemiyorsa tam da bu noktada Birleşik Muhalefetin ihtiyacı ortaya çıkıyor. Bu çaba dağınık duran tüm sol sosyalist yapıları ve örgütsüzleri eylem birlikteliği temelinde bir araya getirerek yeni bir hareketi yaratmaya yöneliktir. Bu birleşme süreci daha öncekilerin tersine tavandan tabana değil tabandan tavana doğru olacaktır. Bu sürecin sonunda mevcut heterojen yapı homojen bir duruma gelecek ve kendi hareketini yaratacaktır. Birleşik Muhalefet Hareketi, HDP'yi rakip olarak değil müttefik olarak kabul eder.




Devrim Bilgin: Bugün açık bir şekilde yaşadığımız İslami Faşizm, tam da iktidarın dillendirdiği şekliyle yeni Türkiye'nin yeni yönetme biçimidir. İçinden geçtiğimiz bu faşist diktatörlük düzeninde milliyetçiliğin, ırkçılığın yanında etnik ve dini farklılıklar olabildiğince öne çıkarılmıştır ve faşizmin bir karakteri olarak toplum kutuplaştırılmıştır. TOMA'sıyla, akrebiyle, polisiyle, gazıyla, yasağıyla, sınırıyla, YÖK'üyle, TEOG'uyla üstümüze üstümüze gelen bu faşist diktatörlüğe bedenimizle, öğretilerimizle, şiirimizle, müziğimizle, çizgilerimizle ve üretken zekamızla hep beraber karşı koymalıyız. Vakit kaybetmeden tüm farklılıklarımızla aynı hedefe doğru yola çıkmalıyız. Birleşik Muhalefet hareketi, Gezide anlık olarak faşizme karşı birleşenlerin, kalıcı mücadelesinin hareketi olmalıdır. Birleşik Muhalefet Hareketini sadece sosyalistlerin birliğine indirgemek; bugünkü faşist iktidarın yaptığı saldırılara maruz kalan tüm toplum kesimlerinin birleşik direniş mevzilerinin yaratılmasının önemini kavrayarak harekete geçmeyi erteleyecektir. Sosyalistler, farklı parti ve çevreler, yaratılacak bu birleşik direniş hareketinin içinde içinde birleşecektir. Birleşik Muhalefet Hareketi, Gezideki gibi sokaklarda, meydanlarda öğrendiklerimizi mahallemize, ev ve işyerlerimize taşıdığımız zaman başarıya ulaşacaktır. İşte o zaman bu hareket, bir ittifak, sınırlı bir cephe ya da parti olmadığını göstermiş, sadece bir söz örgütü ya da sadece bir eylem birliği olmaktan arınmış, alternatif bir yaşamı ve iktidarı kuracak bir güç olacaktır.

Hüseyin Gürkan: Sol sosyalistlerin Gezide şaşırdığı biz de 15-16 Haziran direnişlerinde şaşırmıştık. 2 Köprü de kapatıldı, ordu İstanbul'a salındı, 50 tane işveren Türkiye'yi terk etti. Şaşırdık çünkü yoktuk içinde. Bu iki isyanın benzerlikleri beklenmeyen bir isyan oluşu, farkları ise birinde sadece işçi sınıfı ağırlıklı bir isyan vardı, diğerinde ise işçi sınıfı örgütlü olarak yoktu. Beni buraya Birleşik Muhalefet Hareketindeki birleşik sözü getirdi. Hayat geçmişten öğrenilir, gününde yaşanılır, gelecek kurgulanır. Geçmişimizde en büyük hatamız örgütlü olamamaktır. Herkes bir yerde örgütlü olmalıdır. Birleşimi kolaylaştırır örgütlü olmak.

Ferruh Yılmaz: Eski birlik toplantılarından, süreçlerinden çıkarttığım en handikaplı şeylerden bir tanesi bizzat toplantıların kendisi. Gündemi, süresi, hazırlıkları belli olmalı. Daha önceki hataları yapmayacak şekilde bu birleşiklik arayışını sürdürmemiz lazım. Tartışan, konuşan, çözümler üreten ve aynı zamanda da eylemlilikleriyle de toplumda dikkatleri çeken bir umut dalgası olarak bir sol merkez olabilmelidir. Tehlikenin kendisi sadece İslami faşizm değil, esas tehlike solun yokluğudur. Birçok yerde var olan direnişleri birbirine ekleyen, büyüten bir şeye dönüştüremiyoruz. Bütün mevzu bunu bir öfke hareketi olmaktan çıkartıp bir umut hareketine dönüştürecek bir sol merkez inşa edebilmektir. Farklı sol görüşlerin eylem birliği için ortak sloganlar yeterlidir. Cephe için asgari bir program gerekiyor. Parti için ise azami bir program gerekiyor. Birleşik Muhalefet Hareketini sadece solcuların, sosyalistlerin birlikteliği ile sınırlamayan, bu ülkede canı yanan herkesin kendisini ifade edebileceği ortak bir meclis ama aynı zamanda hareket eden eylem örgütleyen bir oluşuma ihtiyacımız var.

Ümit Can Aksu: Zorbalıktan kurtuluşun yolu sokaktan geçmektedir, fakat sokak toplumsal mücadelelerin bir parçası olduğu zaman etkili ve sonuç alıcı olacaktır. Bugün yapılması gereken Haziran direnişinin sürekliliğinin ve örgütlü sürdürülmesinin yollarını bulmaktır, hayatın her alanında birleşik ortak mücadele zeminlerini kurma çalışmalarını yaygınlaştırmaktır. Ortak direniş ruhunu, paylaşma, dayanışma gibi değerlerimizi mahallelere, okullara, işyerlerine forumlarla taşıyan, her yerde kendini yeniden üreten ortak yaşam ve direnişi ören birleşik bir muhalefet için tüm çabalarımızı ortaya koymalıyız.

Elif Karan: Daha önceleri çok birleşik çok dağıldığımız söyleniyor. Sadece umutlarımızı, hayallerimizi konuşmakla kalmayıp bunları nasıl hayata geçirebileceğimizin yollarını aramalıyız. Merkezi bir iradeyi nasıl çıkarabileceğimizi konuşmalıyız. Sınıf eksenli mücadele, kürt sorunu gibi konularda da tartışma yürütmeliyiz.

Ceyhun Güler: Dünya nüfusunun %80'i günlük 10 doların altında ücretle çalışıyor. En fakir %40'ının aldığı gelirle en zengin %5'inin aldığı gelir birbirine eşit durumda. Her gün yoksulluğa bağlı nedenlerle her gün 22 bin çocuk hayatını kaybediyor. 1 Milyar insan henüz okuma yazma bilmiyor. 1.1 Milyar insan yeteri kadar suya ulaşamıyor. 2.6 Milyar insan sağlık hizmeti alamıyor. 2.5 dolardan az gelirle çalışan insan sayısı 1.3 Milyar. 870 Milyon insan ise yeterli yiyecek ve yaşamsal kaynağa ulaşamıyor. 5 yaşın altında 165 Milyon çocuk yeteri kadar beslenemiyor. Muhalefet sadece Türkiye ile sınırlı değil uluslararası düzeyde bir muhalefet söz konusu. Bütün bu olan biten örgütlenmenin ve muhalefet hareketi yaratmanın ne kadar elzem bir durum olduğunun kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. İşçiler düşük ücret alıyorlar, düşük ücret alan işçiler yoksul mahallelerde yaşıyorlar, yoksul mahallelerde yaşayan insanlar çocuklarını kötü okullara veriyorlar ve çocukları kötü eğitim alıyorlar, kötü eğitim alan çocuklar ilerde aileleri ile benzer işlerde çalışmak zorunda kalıyor, o benzer işlerde çalışanlar düşük ücret alıyorlar ve düşük ücret alanlar yoksul mahallelerde yaşıyorlar ve bu bir döngü olarak devam ediyor ve değişmiyor. Sorgulanması gereken bu bir kader midir yoksa bir model midir? Ezilen kesimin celladını iyi tanıması gerekiyor. Seçim sonuçları gösteriyor ki, bize düşen görev celladın kim olduğunu iyi gösterebilmektir. Keskin söylemlerle bu yapılamaz. Bugün burada olduğu gibi daha homojen ve birleşmiş bir yapıda işsizliği, iş sağlığı-güvenliği problemlerini, asgari ücreti ve insan onuruna yakışan ücretleri ve bütün bunlarla beraber örgütlülüğün nasıl geliştirileceğini detaylı olarak tartışmamız gerekiyor.

Yaşar Çelik: İnsanlık sadece ileri atılmak için geri çekilmiştir. Kapitalizmin tam anlamıyla geliştiği, girmediği dokusu, sömürmediği hiçbir alanı kalmadığı bu ülkenin ve bu toplumun ileri sıçramaktan başka bir seçeneği yoktur. Birleşik Muhalefet Hareketi böyle bir ihtiyaçtan doğar. Birleşik Muhalefet Hareketi yaratmanın sorumluluğu hem geçmişte kaybettiklerimize karşı olduğu gibi çocuklarımıza karşı da bir sorumluluktur. Eğer bu hayattan memnun değilsek yeni bir hayat kurmak lazım. Bu da güçle olur. Sermayenin parası vardır, gücünü oradan alır, bizim gücümüz birlikteliğimizdedir. Solculuğun temel felsefi dayanağı toplumculuktur ve dayanışmadır, birlikte hareket etme kültürüdür. Sol feodal yapıdan kendini arındırmıştır, şimdi ise neo-liberal etki ile hesaplaşmalıdır. Bütünlük bilinciyle ve farklılıklarımıza saygı gösteren yanımızla yeni bir örgütsel form yaratabiliriz. İşimiz geçmiş dönemlere göre daha kolaydır. Bugün bu Birleşik Muhalefet Hareketini kuramazsak, bunu gerek sol bireyler açısından gerekse de sol sosyalist devrimci örgütler açısından söylüyorum, eğer şu anki tarihsel sorumluluğu yerine getirecek iradeyi göstermezlerse hem kendi tarihlerine karşı bir haksızlık yapmış olurlar hem de geleceği bir başka bahara bırakmış oluruz.

Kudret Gül Gözütok: Birleşik Muhalefet Hareketi beni çok umutlandıran, heyecanlandıran bir söylem. Neden birarada değiliz sorusunu yıllardır soruyorum. Ben artık çok bilen olmak istemiyorum, çok öğrenen olmak istiyorum, yeniden hayatı yapılandırmak istiyorum. Hayata ve kendimize dair çok yabancı olduğumuzu düşünüyorum. Gezide gördüğüm sevgi ve aşkla faşizme karşı bir olmamız gerektiğine inanıyorum.

Koray Aslan Taş: Bugün bu tartışmayı bundan önceki birlik tartışmalardan ayıran iki nokta var. Birincisi, şimdiye kadar ki hiçbir birlik tartışması gezi gibi muazzam bir muhalefet potansiyelinin çatısı/baskısı altında yapılmamıştı, ikincisi ise memleketin bu derece karanlığa sürüklendiği bir süreçte yapılmamıştı. Geziyi aşabilmek gerekmektedir. Gezi 12 Eylülün bir bakımdan aşılmasıydı. Gezi 12 Eylül ile AKP adliyelerinde değil sokakta hesaplaşılabileceğini göstermiştir bize. Gezi solun da 12 Eylüldeki sonraki bu durumunu da aşması gerektiğini gösterdi. Kendisi için siyaset yapan, kendi varlığını toplumun varlığının önüne koyan siyaset biçiminin aşılması gerektiğini gösterdi. Sol bu hesaplaşma ile karşı karşıyadır. Gezi direnişi AKP'nin bu iktidardan sökülüp atılmasına yetmedi çünkü kendisini siyasileştirip memlekete bir alternatif haline getiremedi. Ve bugün birleşik muhalefet tartışmasının Gezi ile başlamasının sebeplerinden birisi de budur. Gezinin siyasal kanallarının açılabilmesi, Gezinin toplumun tamamına bir siyaset perspektifi ile yayılabilmesinin acil bir zorunluluk olduğunun bilinciyle hareket etmeliyiz. Türkiye'de parçalı duran mevcut muhalefet odaklarının birleştirilmesi gerekiyor. Sadece tepkici, muhalif bir hareketten ziyade, bir siyaset etrafında ve yaptığı direnişi bütün bir ülkeye gösterebileceği bir muhalefet hareketi gerekiyor. Türkiye'nin ihtiyacı olan bir halk hareketidir. Gezi bunun zemini olmuştur. Birleşik Muhalefet Hareketinin formu da Gezinin içinde saklıdır. Sol değerli yalnızlığından kurtulmalıdır. Solun barikat kardeşliği gibi bir sorunu hiçbir zaman olmamıştır. Mesele bu kardeşliğin hangi siyaset ve irade etrafında perspektifleneceği ve ülkenin bütününe yayılacağına dair bir tartışmadır. Birleşik Muhalefet Hareketi klasik anlamda solda bir meselesi değildir. Türkiye'deki bütün muhalefetin ve direnme odaklarının buluşup buradan bir siyasetin tüm ülkeye yayılabileceği bir birlik tartışmasıdır.


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome