Devrimcilik sadece dayandığı ideolojik temellerle sınırlı değildir

22 Kasım 2016 Salı 16:04:08

'Yolculuk Sürer' adlı kitap kısa bir süre önce Ayrıntı Yayınları'ndan çıktı.Kitap Dersim Ovacık'ta Devrimci Yol hareketine katılan Nuri Salman'ın mücadele hayatını anlatıyor. Hasta yatağında, Ovacık'ta başlayan mücadelenin çeşitli kademelerini okuyucusuyla paylaşan Nuri Salman, özellikle 12 Eylül sonrası Dersim dağlarında cuntaya karşı sürdürülen gerilla pratiğini ve devamında Suriye,Lübnan süreçlerini aktarıyor.Siyasal hayatını Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nde sürdüren Salman'ın kitabının ikinci baskısında yer alacak ön sözü paylaşıyoruz.


Devrimcilik sadece dayandığı ideolojik temellerle sınırlı değildir

OZAN SÜRER

Devrimcilik sadece dayandığı ideolojik temellerle sınırlı değildir. İdeolojiye hayat vermektir devrimcilik. İdeolojiyi doğurtmak, yaşatmak, büyütmek ve gerçek kılmak... O yüzden tüm bunların mümkün olabilmesi için devrimciliğin bir serüvene ihtiyacı vardır. Yani devrimcilik serüvenciliktir.

Çünkü düş kurmayı; yola çıkmayı, düşmeyi, dizleri kanatmayı ama illa ki yeniden ayağa kalkmayı gerektirir. O halde ‘Che’ iyi bir serüvencidir. Belleğimizde fikirleri kadar serüvenleriyle iz bırakmıştır. Yaşamı özellikle gerillacılığı genç devrimciler için öykünmeyi içermiştir. Öykünme hali her zaman algılarda seçiciliği oluşturmuştur. Gerillacılık hep kulak kabartılan bir durum almıştır. Nuri abinin serüveni de bizim hikâyemiz de bu anlamıyla hep seçici olmuştur. Henüz 15’li yaşlarımızda toplantı salonundan içeri girerken Nuri abi, aramızda fısıldaşmalar olurdu. Yeni arkadaşlara işaret edilirdi, gerilla geçmişi vurgulanarak. Kıymetliydi, çünkü bizim hareketin ve bizim Dersim’in gerillasıydı. Nuri abi, hiçbir zaman merakımızı gidermedi. İstediğimizin ne olduğunu biliyordu. Israrla güncel teorik tartışmalara konuyu getirirdi. Kuşkusuz mütevazılık belirleyiciydi. Geçmişin bir hikâye anlatımı olmasından öte bir siyasal süreç olarak değerlendirilmesini istiyordu. Haklı bulmakla beraber içimizde bir burukluk olmuyor değildi. Aradan yıllar geçti, 15’li yaşlarındaki gençler artık 30’u devirdi. Nuri abi hasta yatağında yazmaya karar verdi. Elbette ki bir siyasal süreç olarak! Ama içimizde o merak tazeliğini koruyor. 
 
Kitap basılmadan elime ulaşan dosyayı bir gecede okudum. Çünkü anlatılanlar ne kadar geçmişi içerse de güncelin tartışmalarına esaslı bir yanıtı barındırıyordu. 12 Eylül’ün çağrışımı ülke gençliğinin büyük bir kısmında ‘kandırılmış, dış güçlerin oyuna’ gelmiş insanların hikâyesiydi. 12 Eylül öncesi akan kan birden 13 Eylül’de kesilmişti! Yıllarca anlatılan bu yalan AKP dönemiyle birlikte yoğunlaştı. Çünkü darbeyle hesaplaşıyorlardı! Gerçek bu mu? Hesap numaralarına aktarılan dolarların gereği olarak, televizyon ekranlarında usanmadan anlatıyorlar! 15 Temmuz darbe girişimi diğer darbelerden farklı. Neden? İlk kez insanlar darbeye karşı mücadele etti! Hem de bu kudret, iman nuruyla dolu insanlarımıza ait! Gerçek bu mu? Daha önce ki darbelerde insanlar direnmemiş miydi? İşte bu kitap geçmişi içerse de bugünün yalanlarına cevap veriyor! Hem de kan pahasına yazılmış bir gerçekle! Kuşkusuz gelecek, bu gerçeklikle şekillenecektir.
 
Dersim’de neredeyse her siyasi grubun bir teması oldu. Kuşkusuz her temas ‘anlatılması gerektiği gibi’ aktarıldı. Hem de ne kadar çok anlatıldı! Nuri abi belki ilk kez Devrimci Yolcuların temasını ve o dönemin gerçekliğini objektif biçimde anlatıyor. Hep dediği gibi Dersim halkı bizi unutmaz, çünkü bizi olumsuz hatırlayacakları hiçbir hatamız olmadı. Adım attığım köylerde bu gerçeği ve dolayısıyla farklılığı gördüm. Nuri abi ve bu büyük geleneği yaratan arkadaşların emekleri unutulmuş değil. Bu kitap dolayısıyla bu emeklerin ifadesidir. Bilinmesi ve geleceğe aktarılması önemlidir.
 
Ankara’dan Dersim’e uzanan her yolculuğumda Nuri abi telefonun diğer ucundaydı. Her detayı bilmek istiyordu. Hala da öyle.. Çünkü devrimcilerin kolektif üretimleri yani serüvenleri göğe uzanan yalçın kayaların arkasında saklıydı. Tornova’nın tepelerinden hırçın akan Munzur’a bir bakışta saklıydı o serüven. Yılan girmez Karaoğlan ormanlarında, Mercan’ın kartal yuvalarında, Ali Boğazı’nın uçurumlarında, Sultan Baba’nın doruklarında, Kalan’ın derinliklerinde, Ovacık’ın baharda yeşile çalmış düzlüğünde saklıydı. Bu serüveni halkla birlikte yaşadılar.  Şimdi Nuri abinin kitabıyla bu serüven saklı olduğu yerden bilince çıkıyor.

Hep söylenir. Geçmiş aynı zamanda gelecektir. Nuri abinin de içerisinde yer aldığı devrimci hareket, bugün tarihsel sürekliliğini devrimci gençlerin omuzlarında sürdürüyor. Bu manada, Nuri abinin anlattığı serüven, bugünün devrimci gençlerinin de serüvenidir. Yani hem dün, hem bugün hem de gelecektir.

muhalefet.org
 


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome