Gençlik Muhalefeti, Genç Sen, Öğrenci Kolektifi ve TKP'li Öğrenciler'den ortak açıklama

25 Mayıs 2014 Pazar 23:19:26

Ege Üniversitesi'nde yapılan boykot ve işgal eylemi ile ilgili olarak Gençlik Muhalefeti, Genç Sen, Öğrenci Kolektifi ve TKP'li Öğrenciler ortak bir açıklama yaptı.


Açıklama şöyle;

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE YAŞANANLAR ÜZERİNE
22.05.2014 tarihinde Ege Üniversitesi’nde Soma’da yaşamını yitiren madenciler ve Berkin Elvan için adalet talebiyle gerçekleştirilen boykot ve işgal eylemlerine tanık olduk.
Biz aşağıda imzası bulunan öğrenci gençlik örgütleri en başından itibaren gerçekleştirilen eylemin Haziran Direnişinden sonra önemini daha çok anladığımız dayanışma ve birlik zemininden uzak olması ve üniversite öğrencilerini kapsayıcı bir tarzın kullanılmaması sebebiyle eylem sürecinde yer almadık. Fakat eylem ve eyleme yönelik polis şiddeti bizleri doğrudan ilgilendiren sonuçlar doğurdu.

İlk olarak 19 Mayıs tarihinde Soma katliamını anmak ve her yıl düzenlenen Canan Kulaksız etkinliklerine hazırlık yapmak amacıyla okulda çadır kurmak isteyen 24 öğrenci sivil polis ve çevik kuvvet ekipleri tarafından apar topar gözaltına alındı. Ardından okulumuz adeta bir hapishaneye dönüştürüldü. Her kapıda araçların arandığı, girişlerde sivil polislerin öğrencilere kimlik sorgulaması yaptığı bir dönem yaşandı. Son olarak da boykot ve işgal eylemi, eylemi gerçekleştiren öğrencilerin canına kasteden bir müdahaleyle karşılaştı ve 38 kişi gözaltına alındı.

Gezi Parkı olaylarında doğrudan iktidarın uzantısı gibi davranan ve birçok kişinin ölümüne ve yaralanmasına yol açan polisin toplum nezdinde meşruluğunu yitirdiği bir gerçek. Aynı polisi, Okmeydanı’nda Uğur Kurt’u boynundan vurarak öldürdüğü günün gecesinde kampüse sokarak öğrencilerin üzerine salmanın hiçbir meşru gerekçesi olamaz.

Soma ile ilgili açıklama yapmaktan kaçınan, hükümetin katliamdaki sorumluluğuna dair tek bir söz söylemeyen okul yönetimi katliama yönelik adalet talebi olan eylemlere saldırarak hükümetle aynı bakış açısına sahip olduğunu gösterdi. İsmi Öğrenci Konseyi olan fakat hiçbir demokratik dayanağı olmayan ve rektörün etki alanından çıkamayan bir toplamın konuyla ilgili yaptığı açıklama da rektörün tavrıyla benzerdi. Öğrenci Konseyi Soma katliamına ısrarla katliam demeyerek, boykotun eğitim hakkının gaspı anlamına geldiğini gerekçelendirmeye çalıştı.

Tekrar hatırlatmak gerekirse, toplumun her düzeyinde özellikle üniversitelerde öğrencilerin özgürlüğe düşman, yolsuzluğu yol tutmuş, cinayeti yöntem olarak benimsemiş AKP'ye karşı eylem, boykot ve işgal örgütlenmesi normaldir. Normal olmayan şey AKP'yi ve polis terörünü meşrulaştırmaya çalışmaktır.

Polis ve rektörlük el ele tüm devrimci öğrencileri hedef alan bir karalama kampanyasına başlamış bulunuyor. Üniversiteleri polis karakoluna çevirmek isteyen, her fırsatta muhalif öğrencilerin üzerine saldıran bu anlayış, AKP iktidarı kadar çürümüş ve onunla beraber tarihin çöplüğüne yollanacak kadar miyadını doldurmuş durumda.

Bizler öğrencilerin taleplerini dinlemek yerine her fırsatta okula polis sokmayı marifet sanan rektör Candeğer Yılmaz’a hapishane müdürü olmasını tavsiye ediyoruz.

Her gün yeni bir ölüme uyandığımız şu günlerde en temel ihtiyacın mücadele olduğu tespitiyle tüm üniversite gençliğini AKP ve onun üniversitelerdeki uzantılarına karşı birlik olmaya çağırıyoruz.


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome