Halkevleri Kongresi 16-17 Haziran'da...

15 Haziran 2012 Cuma 09:09:07

Halkevleri 22. Genel Kurulu’nu 16 Haziran’da Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde topluyor. Türkiye’nin her bölgesinde “Baskıya, Sömürüye, Karanlığa Meydan Okuyanlar Buluşuyor” diyerek çağrı yapılan Genel Kurul öncesi Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol’la konuştuk.


Halkevleri Kongresi 16-17 Haziranda...

Halkevleri 80. Kuruluş yılında 22. Genel Kurulunu topluyor. Özellikle AKP İktidarında Halkevlerine çok fazla iş düştü. Bu süreci değerlendirir misiniz?
AKP 10 yıldır iktidarda. Özellikle üçüncü döneminde AKP iktidarı neo-liberal ve gerici yeni toplumu inşada ciddi bir otoriterlik eşliğinde yasal ve fiili adımlar attı. Rejim yasalar eli ile sermaye lehinde tahkim edilirken, dini motiflerle toplum aşağıdan yukarıya yeniden inşa ediliyor.
Yine bu süreçte Türkiye’nin temel meşalesi olan Kürt sorununda olumlu hiçbir adım atılmıyor, tersine Kürt halkının seçilmiş seçilmemiş temsilcileri cezaevlerine konuyor, büyük bir baskı oluşturuluyor. AKP iktidarında gazeteciler içeride, öğrenciler içeride, son on yılda 10 binin üzerinde işçi iş cinayetlerinde ölmüş. Bu yaşananlar bize neo-liberal rejimlerin kendini kurma sürecinde etrafa yaydığı pisliği gösteriyor.

Türkiye’de ve dünyada yaşanan bu olumsuzluklar aynı zamanda bir çözlümle olarak da okunabilir.
Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada tüm neo-liberal uygulamalara isyan ve karşı koyuş var. Eşitlik ve özgülük talebi dünyanın tüm sokaklarına yayılıyor. Hatta bu talepler giderek sertleşen bir şekilde ifade ediliyor. Türkiye bunun dışında duramaz.
Türkiye solu, sosyalistleri, devrimcileri de durumu böyle okumalı ve bu karanlık düzen içinde geleceğe dair umutlu olmalı. Bu umudun ipuçları her gün bir örnekle karşımıza çıkıyor.
Şu anda ana akım medyada yer almasa, görünmez olsa bile binlerce işçi direnişte. Doğa talanına karşı köyler suyuna toprağına sahip çıkıyor. Kamu çalışanları hem kendi iş güvenceleri ve iş yaşamlarına ilişkin hem de Türkiye’nin genel politik atmosferine dair, hükümet politikalarına karşı örgütlü bir direniş gösteriyorlar. Kürt siyasal hareketi Kürt halkının taleplerini militanca sokakta savunmaya devam ediyor. AKP iktidarının politikalarını her gün tersyüz ediyor.
Halkevleri yıllardır neo-liberal rejimin bu saldırısı karşısında haklarımızı korumak, bu hakları koruyarak olanın da daha ötesinde bir dünya inşa etmek için kendine bir mücadele yolu belirledi. Bugün de bu hatta ilerlemeye devam edecek.
Ayrıca siyasi ve dini gericiliğe karşı laikliğin, aydınlanmanın yanında olan bir çaba içerisinde olduk. Bundan sonrada dayanışmacı ve kolektif bir tarzda bu sürecin önemli bir bileşeni olmaya devam edeceğiz.

Halkevlerinin önümüzdeki dönem mücadele programı bu tespit üzerine mi oturacak?
Yaşadıklarımız Halkevleri olarak oluşturmaya çalıştığımız hattın doğru olduğunu bize gösterdi. Biz bu süreçte direniş mevzilerin her geçen gün artarak ülke sathına yayıldığını gördük. AKP iktidarından muzdarip tüm halk kesimlerinin, birbirinin problemini direnişi görmemek üzere kurulmuş yapıyı da kırarak sokakta birbirine baktığını görüyoruz. Bu çok önemli. 1 Mayıs alanında sokağa çıkmış emekten ve eşitlikten yana tavrını ifade eden büyük kitleler bu rahatsızlığı ifade etti. Öfkeli ama dağınık kalabalıklar. Herhangi bir örgüt içerisinde olmaktan imtina eden kalabalıkları ifade ediyor.
Bu fotoğrafı iyi görmemiz gerekiyor. Halkevleri olarak yapacağımız görev tayininde bu fotoğrafın önemli bir yer kapladığını söylemek isterim.
Buraya baktığımızda AKP’ye oy vermişler dahil yoksul, artık insanca bir hayatın olanaklarının giderek kısıtlananların, rahatsızlığını, öfkesini mücadeleye aktarılmasının inşası gerekiyor. Bu görev sosyalistler için birincil görev olmalı.
AKP iktidarının en büyük ustalığı en güçsüz anında kendini güçlü göstermeyi başarması. Çözülmeyi hissediyor, görüyoruz. Ama geni kitleler için bu çözülme hala görünmez durumda. Mücadele hattımızla çözülmeyi hissedilir hale getirmeliyiz. Birbirlerinden ayrı kulvarlarda problemlerini ifade ede kalabalıkların birbirlerini görebildiği ilişkiyi yaratmalıyız.
AKP iktidarına taarruz etmeyi, kendini çok güçlü olduğu görüntüsünün püskürtülmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz.

Solun da bu hat üzerinden yürümesini mi öneriyorsunuz?
Bizce bu kanal çok önemli. Türkiye’de toplumsal muhalefetin nereden ayağa kalkacağına dair sözün birleştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu mücadeleleri de birleştirici bir noktaya getiriyor.
Solun bir bölümü dört beş yıl öncesine kadar liberal etkilere, tartışmalara açık bir noktadaydı. Şimdi daha saf daha net bir noktaya geldi. Anayasa referandumu sürecinde bunun ipuçlarını da gördük.Hayır Cephesi net bir duruş sergiledi. Karşıtlarını bile etkileyen bir süreçte anlamlı bir duruş sergiledi.

Halkın hakları mücadelesi temel bir mücadele ama son birkaç yıldır özgürlük kavramı öne çıkarmaya başladı Halkevleri. Bu yönelim değişikliği midir? AKP pozisyonu ile ilgili bir durum mu bu?
Halkın haklar mücadelesi, siyasal haklar mücadelesinin eşitlik ve özgürlük kavramını asla reddeden değil tam onu iç içe geçirmiş bir program. Bu programın mücadele açısından sokakta görülen hali, örgütlenmede görülen hali belki “hak” başlıklarıdır. Ekonomik hakların kazanılması görünse de halkın hakları çizgisi, eşitlik özgürlük talepleri bütün hak mücadelenin iç içe geçmiş halini ifade eder. Biz bu programı kurma aşamasında tartışmaları yürütürken ayrıksı bir tartışma yapmadık. Görünür kılınması ana ait, içinden geçtiğimiz süreçle ilgili. Yoksa barınma hakkı mücadelesi, kent hakkı, eşitlik ve özgürlük tanımlı yeni yurttaşlık tanımına ilerleyen yolda mücadeleyi de kapsayan yoldu aslında. Ama gecekonduma dokunma ile başlayarak, bu rant için yapılıyor, kente de dokunma diyerek, kente de sahip çıkarak adım atmanın bilincine doğru evriliyor. Kuşkusuz ki AKP Hükümeti’nin cezaevleri, operasyonlar, tutuklamalar, kadın sorunu üzerinden yürümesine karşı öne çıkma halimiz var. Yoksa eklenen yeni bir başlıktan bahsetmiyoruz. Bütünleşik halde daha görünür kılındığı için son zamanlarda eylemlerin çerçevesinde söz olarak, eylem olarak çıkmış halini görüyoruz.

Kongre’nin temel mesajını ne oluşacak?
Sindirilmeye çalışıyoruz ama bizler buna meydan okuyoruz. Bütün olup bitene meydan okuyoruz. AKP’nin ustalık dönemi olarak tarif ettiği, halkı canından bezdirecek halde bir yaşantıya doğrudan mahkum ettiği hayatın bütününe meydan okuyoruz. AKP Hükümeti’nin otoriter, faşizan yaklaşımların, gericiliğinin, kadın düşmanlığının, Kürt düşmanlığının karşısına ‘Meydan okuyoruz!’ sözünü anlamlı buluyoruz. AKP ne yaparsa yapsın tarihi akışını ters çeviremeyecek, ezilen bütün halk kesimleri daha insani, kendilerini eşit hissettikleri bir toplumsal düzen için başlarını kaldırdı ve meydan okuyor. Aslında hükümet güçlü değil, çözülecek çözülürken de etrafa yaydığı pisliklere de izin vermeyeceğiz. Biz memleketi AKP’den kurtaracağız. AKP’nin bu süreçte saldırdığı bütün direniş mevzilerini sahiplenen, onların sokakta örgütlenmesi için uğraşan, bütün hak başlıkları açısından derinlikli bir mücadele ve örgütlenme programında 24 saat çalışmayı kendisine görev bilen, anti-kapitalist çizgide ve gericiliğin toplumun hücrelerine işlemesi karşısında militan bir duruş sergileyen dayanışmacı ve aydınlanmacı programımızı geliştireceğiz. Programı geliştirmek için çaba sarf edeceğiz. Bizim için iki temel mesel var: kadın düşmanlığı ve 4+4+4 adı ile yeni toplumsal inşanın en önemli dayanağı halinde bulunan bu eğitim programına militan bir karşı duruşu alanın bütün ilgilileri ile görüşmek.
Kadın meselesinde AKP Hükümeti kadın emeğini değersizleştirmekten, ucuz iş gücüne, kürtaj yasasından, kadına şiddet yasasına kadar uygulamaları ile kadına bakış açısını ortaya koydu. önümüzdeki süreçte kadın meselesine daha fazla eğileceğiz.

4+4+4 Eğitim de reform yasasında ise bu yasanın geri çekilmesi için, dinci eğitimin bu sistemle işlendiği sistemi işlemez hale getirmek için uğraşacağız. Bu çalışmaları sadece kendimiz yapalım şeklinde düşünmüyoruz, bütün sol siyasetlerle ‘Birlikte yapalım!” kararı alacağız kongrede. Çalışma programı olarak da ilerleteceğiz. Solun tartışmalara en doğru yanıtı vermesi için de bir sandık politikası, bunun sokakta büyütülmesinin yolunu her türlü perspektifte büyütmenin yolunu arayacağız. Kuşkusuz önümüze gelecek olanı görmemezlikten gelemeyiz. 1 Mayıs kalabalıklarının 4+4+4’te sokağa çıkan öfkeli kalabalık, şimdi havaalanında direnenlerin, taşeron işçilerin, Kürtlerin operasyonlar karşısında sokağa çıkmaları karşısında Halkevleri elinden gelen katkıyı sunmaya devam edecektir.

Röportaj: Yaşar Aydın

 


Halkevi Genel Başkanı İlknur Birol

Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome