Her Şeyin Başı Sağlık!

29 Mayıs 2012 Salı 10:30:55

Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sağlık alanında ‘yıkım’ yaşandı. SES üyesi Dr. Köksal Aydın, Her şeyin başı sağlık, sağlığımız için mücadeleye kitabında sağlık alanındaki yıkımı ve mücadele programını anlattı.


Her Şeyin Başı Sağlık!

Aydın, kitabı yazma nedeni olarak, “Her devrimci yaşadığı dönemin aktörü olmak zorundadır!” dedi

Sağlıkta Dönüşüm Programı ile son 10 yılda sağlık alanında ‘yıkım’ yaşandı. Sağlıkta Dönüşüm Programına direnen SES içerisinde mücadele yürüten Dr. Köksal Aydın, yaşadığı süreci, deneyimlerini aktaran bir kitap yazdı. “Her şeyin başı sağlık, sağlığımız için mücadeleye” adlı kitabında sağlık alanında hükümetin programlı bir çalışma yürüttüğünü belirten Aydın, verilecek mücadele hattının da programlı olması gerektiğinin altını çizdi.

“Her şeyin başı sağlık, sağlığımız için mücadeleye” adlı kitabına dair konuşan Aydın, “Yasalar belki geri püskürtülemese de, istediğimiz sağlık sistemini kuramasak da sağlıkta son 10 yıl içerisinde bir mücadele geleneği oluştu. Bu kıymetli bir şeydir ve sürekli yeniden üretilerek sürdürülmelidir. Sonuçta bir mücadele kültürü oluşturulmadan, mücadele deneyimi, mücadele birikimi olmadan hak elde etmek mümkün değil. Mücadele birikimi o anlamda çok kıymetli” şeklinde konuştu.



Kitabınızda okuyucu neler bulacak?
İlk çalışmam TAKSAV’ın seminer dizisi içerisinde yayınlanmıştı. Derli toplu bir kitap olarak bu ilk. Kitap 10 yılın mücadele deneyimini konu ediyor. Sağlık alanı en hızlı piyasalaşarak, metalaşan alan. Kapitalizmin en vahşi yüzünü gördüğümüz alan. Hemen her şeyin paraya endekslendiği ve kamusal alanın daraltılmasıyla birlikte en temel hakların yok edildiği bir süreçle karşı karşıyayız. Bu kitap buna karşı verilen mücadeleyi anlatıyor. Dünyada bu tarz deneyimler var ama Türkiye deneyimi dünya deneyimleri içerisinde kıymetli olanlarından birisi.
Kitabın kendi özgünlüğü var. Benim bireysel düşüncelerimde var kitapta. Yapılan eylemlerin etkinliklerin arka planında bana ait, benim yaşadığım, benim tanıklık ettiğim boyutlar var. Bir de genel olarak birlikte yaptığımız şeylerin önemi, sonuçları ve önümüzdeki döneme dair de neler yapılabileceğine dair belirlemeler var.

Mücadele programına dair saptamalarınız yer alacak mı?
Kitabın son bölümüne emek alanında, sendikal alanda yansıyan kriz ve bu krizden hangi yollarla, hangi yöntemlerle çıkılabileceğine dair çeşitli yazılar eklendi. Güncel hali ile kamu emekçileri hareketine yön veren ve son kongrede tartışılan emek politikalarını da içeriyor kitap. Yine AKP lehine değişen yeni rejimin özellikleri ve bu rejim değişikliği içinde kamusal alanda, sağlık alanındaki değişimin geldiği aşama sorgulanıyor. Artık sağlık sistemimiz piyasacı bir sağlık sistemi. Bir soygun düzeni kuruldu. Kitapta buna dair belirlemeler yer alıyor. Önümüzdeki döneme de bu belirlemeler üzerinden nasıl bir mücadele verilmesi gerektiğine dair, bir takım ipuçları, bir takım köşe taşları tanımlanmaya çalışılıyor.
Kitabın bir başka özelliği de alternatif önermesi. Biz genelde mücadeleyi bir karşıtlık üzerinden kurgularız. Aslında gerek sağlık alanında verilen mücadelenin kendisi gerekse bu kitaba yansıyan boyutu karşıtlığı aşan, alternatifi tartışan, alternatifi somutlaştırarak, onun inandırıcılığını artırmaya dönük de bir çaba arz ediyor.

HER DEVRİMCİ YAŞADIĞI DÖNEMİN AKTÖRÜDÜR!

Sizi bu kitabı yazmaya iten sebepler neler? Bu kitabı okuduğu takdirde kendilerinden iz bulacaklarını düşündüğünüz bir kesim var mı?
Her insan yaşadığı dönemin tanığıdır. Bu kitap da yaşanmış bir döneme tanıklık ediyor. Ama devrimcilerin başka yükümlülükleri de var. Zira her devrimci yaşadığı dönemin aktörüdür. Bu kitapta aktörlük de var. Eylem kararlarının alınması, bunların hayata geçirilmesi, öncesi, sonrası, yürütülen tartışmalar ve her şeyden önemlisi de bir umut. Bir gelecek tahayyülü, eşitlikçi, özgürlükçü başka bir sistem arayışı kitabın hemen her bölümüne sirayet etmiş durumda. Biz başka bir düzen arayışı içindeyiz. Kitapta bunun sağlık alanına tercümesi, sağlık alanında neyi aradığımıza dair çok sıkça yapılan vurgular var. Bir dönemin tanıklığı ile o dönemin aktörlüğü bir arada yer alıyor kitapta. Eksiği fazlası ile bir mücadelenin önderlik düzeyi anlatılıyor. Meraklılarına, sendikal mücadelede, politik mücadelede özne olmak isteyen veya özne olup da deneyim paylaşmak isteyen insanlar açısından yararlı olabileceğini düşünüyorum. Hatalar, neden -  sonuç ilişkisi somut biçimde ilgili bölümlerde değerlendiriliyor. Örneğin, yapılan radikal, etkili bir eyleme rağmen niçin sonuç alınamadığına dair birçok özeleştir el değerlendirmeler var.

Verilen mücadele ile sağlık alanında yaşanan yıkım durdurulamadı, ama zaman zaman duraksatıldı. Baktığımızda mücadele deneyimine dair ne söyleyeceksiniz?
Yasalar belki geri püskürtülemese de, istediğimiz sağlık sistemini kuramasak da sağlıkta son 10 yıl içerisinde bir mücadele geleneği oluştu. Bu kıymetli bir şeydir ve sürekli yeniden üretilerek sürdürülmelidir Sonuçta bir mücadele kültürü oluşturulmadan, mücadele deneyimi, mücadele birikimi olmadan hak elde etmek mümkün değil. Mücadele birikimi o anlamda kıymetli. Bunun geliştirilmesi gerekiyor. Kitap aslında işte o yaşananların verilen mücadeleyi unutturmamak adına, onun arka planını onun öncesi hazırlıkları ve hepsinden daha önemlisi de mücadelenin mutlaka programlı olması gerektiğine dair bir iddiayı taşıyor.

Kitapta sağlık alanında yürütülmesi gereken mücadele programına dair neler okuyacağız?
Karşı tarafın stratejisine karşı sizinde değişmez bir mücadele programı, mücadele stratejisine ihtiyacınız var. Önce mevcut durumu analiz ederek bir öngörüde bulunmalısınız. Gelecek öngörüsünde bulunmak zorundasınız. Bu gelecek öngörüsü içerisinde kendinize bir mücadele stratejisi ve tabi ki bir örgütlenme stratejisi oluşturmak durumundasınız. Bu mücadelenin toplumsal ve siyasal bağlarını, siyasetle direk ilişkisini belirlemek durumundasınız. Ana sloganından tutun da kullanacağınız araçlara kadar eylem biçimlerine kadar her şeyi programlamak durumundasınız. Tabi ki en iyi program sonuçta sahada sınanacak programdır. Verilen mücadele her zaman bir karşılık bulamayabilir. Ama tüm iniş çıkışlarına rağmen hiçbir mücadele boşa gitmeyecektir.

Sağlık alanı dışında bu mücadele deneyimi şu alana da yön verebilir dediğiniz bir kitle var mı?
Özellikle son dönemlerde eğitim alanında da benzer bir saldırı var. Eğitim alanı çok hızlı biçimde piyasalaşıyor. Metalaşma tehdidi ile karşı karşıya.  Olumlu veya olumsuz yönleriyle, neden sonuç ilişkisiyle sağlık alanındaki deneyimden eğitim alanında verilecek mücadelede de diğer alanlardaki mücadelede de yararlanılabilir.

Röportaj: Burcu Cansu - Ankara


Röportaj
   
Kitap Kapak

Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için info@muhalefet.org

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome