İşsizlikte artış devam ediyor

15 Ağustos 2014 Cuma 12:06:07

Resmi işsiz sayısı TÜİK tahminlerine göre bir önceki yılın aynı dönemine göre 288 bin, işsizlik oranı ise 0,6 puan arttı.Geniş tanımlı işsizlik oranı % 16, işsiz sayısı 5 milyon oldu


DİSK-AR, TÜİK tarafından açıklanan Hanehalkı İşgücü Anketi Mayıs 2014 dönem sonuçlarını değerlendirdi:

Türkiye İstatistik Kurumu Şubat 2014 dönemiyle birlikte yeni bir hesaplama yöntemi kullanmaya başladı. Uluslararası norm ve standartlar dikkate alınarak veri derleme araçları zenginleştirildi. Ancak aynı zamanda resmi olarak işsiz sayılanların kapsamı da daraltıldı. Önceki uygulamada, referans dönemi içinde “son üç ay” içerisinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan kişiler “işsiz” olarak değerlendiriliyordu. Yeni uygulamada ise yalnızca “son dört hafta” içerisinde iş arama kanallarından en az birini kullanan ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan kişiler “işsiz” olarak ele alınıyor. Yani 1,5-2 ay önce iş başvurusu yapmış olan ve işe başlamaya hazır bir kişi işsiz kategorisi dışına çıkartıldı. Bu kişiler “işgücüne dahil olmayanlar” başlığında, “İş aramayıp, çalışmaya hazır olanlar” kategorisinde “diğer” sınıflandırmasında değerlendirildi. Bir önceki seri için geçtiğimiz yıl Mayıs döneminde bu kategori (diğer) içerisinde yer alan kişi sayısı 1 milyon 402 bin kişi iken yeni seride mevcut dönem için bu rakam 1 milyon 885 bin olarak gerçekleşti. İki serideki veriler yöntem değişikliği nedeniyle karşılaştırılabilir veriler olmamakla birlikte söz konusu kategoride yaşanan 400 bin kişiyi aşkın  artışın resmi işsiz sayısından yöntem değişikliği ile düştüğünü  tahmin etmek mümkünüdür.  

1)    TÜİK'in ekonometrik modelle Şubat 2014 serisi için tahmin ettiği geçmiş ayların verilerine göre Mayıs 2013 döneminde işsizlik oranı yüzde 8,2, işsiz sayısı ise 2 milyon 263 bin olarak tespit edildi. Oysa önceki 2005 serisinde bu oran ve rakam sırası ile yüzde 8,8 ve 2 milyon 526 bin idi. Buna göre TÜİK'in resmi işsiz oranı geçtiğimiz yılın mayıs dönemi için yeni seriye göre yapılan tahminde eski seriye göre 0,6 puan düşük çıktı. İşsiz sayısı ise 263 bin kişi azaldı. 

2)    Yine TÜİK'in yeni seri için tahmin ettiği verilere göre Mayıs 2014 dönemi için işsizlik oranı geçtiğimiz yılın Mayıs dönemine göre % 0,6 puan artış gösterdi ve yeni seriye göre yüzde 8,8 oldu. İşsiz sayısı ise 288 bin artışla 2 milyon 551 bin oldu.

3)    TÜİK'in yeni yöntemi ve yaptığı tahmini hesaplara göre hem isşizlik oranı hem de işsiz sayısı azalmış görünmektedir. Oysa Türkiye'de işsizlik gerçeğinde bir değişiklik olmadı. Sadece işsizlik daha da gizlenmiş oldu. Örneğin son 1 aydan 3 aya kadar başta umutsuzluk olmak üzere çeşitli nedenlerle iş arama kanallarından birini kullanmayan ancak işe başlamaya hazır olanlar önceki hesaplamalarda işsiz kategorisinde değerlendirilirken yeni seride istihdamda kabul edilmiyorlar.   

4)    Mayıs 2014 döneminde umudu olmadığı için ya da diğer nedenlerle son 1 aydır iş arama kanallarını kullanmayan ve işe başlamaya hazır olduğu halde bu nedenle işsiz sayılmayanlar (umutsuzlar) da dahil edildiğinde işsizlik oranı % 8,8 değil, % 15,9, işsiz sayısı da 2 milyon 551 bin değil, 5 milyon 10 bin kişi olarak gerçekleşti.

5)    Kendine uygun tam zamanlı bir iş bulamadığı için çeşitli işlerde 1 saatliğine bile olsun çalışıyor görünenler ile çalıştığı işten memnun olmayıp değiştirmek isteyenlerin sayısı ise 1 milyon 221 bin olarak gerçekleşti. Çaresizler, umutsuzlar ve resmi işsizlerin toplam sayısı 6 milyon 231 bin oldu. Geniş istihdam içinde umutsuzların, çaresizlerin ve resmi işsizlerin payı  % 19,8.

6)    TÜİK yeni serisinde daha önceki seride olan ve anket soru formunda yer alan süreklilik verilerini açıklamaktan vazgeçmiştir. Geçici çalışanların sayısındaki gelişim istihdamın niteliği açısından son derece önemli bir değişkendir. Bu verinin artık paylaşılmaması son derece sakıncalıdır. Bu keyfi tutumdan vazgeçilmelidir.
Türkiye haftalık çalışma sürelerinin emsallerine göre çok daha yüksek olduğu bir ülkedir. Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında haftalık çalışma sürelerindeki fark 12 saati bulmaktadır. Buna göre Türkiye’de 5 kişinin yapacağı işi 4 kişi yapmaktadır. Bir yandan işgücüne katılım oranlarını yükseltirken, öte yandan işsizlik verileri ile mücadele etmenin yegâne yolu, gelir kaybına yol açmaksızın haftalık çalışma sürelerini azaltmaktan geçmektedir. Buna karşın hükümet ve sermaye çevreleri işsizlik verilerindeki artışı, istihdam yapısının niteliğini bozarak, yani yoğun çalışma koşulları altında, daha esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştırarak durdurmanın reçetelerini topluma sunmaktadır. Hükümet işveren çevrelerinin taleplerini Ulusal İstihdam Strateji Belgesi ile programlaştırmıştır. Ucuz işgücü için, taşeron çalışmayı yaygınlaştırmayı, kıdem tazminatını fona devrederek ortadan kaldırmayı, kölelik bürolarını hayata geçirmeyi hedefleyen bu belge hükümetin gündemindedir. İşsizlikle mücadeleyi, çalışma koşullarını kötüleştirerek, ücretleri düşürerek çözmeye çalışan bu anlayışa karşı durulmalıdır. Bu stratejinin sonuçları Soma'da acı bir biçimde görülmüştür. Bu strateji işsizliğin “ne iş olsa yaparım” başlığı altında gizlenmesi, işletmelerin karını insanların yaşamının önüne alma  stratejisidir.
 


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome