Küba: Eğitim ve Devrim - Ricardo Alarcón De Quesada (Monthly Review)

2 Aralık 2016 Cuma 01:40:59
Küba: Eğitim ve Devrim - Ricardo Alarcón De Quesada (Monthly Review)

Çeviri - Oğuzcan Mutlu (Redaksiyon Çeviri Kolektifi)

 

1795 yılında Jose Agustin Caballero Küba adasında yaşayan herkes için ilk toplumsal eğitim sistemi oluşumunu ortaya koydu. Ortaya koyduğu bu sistem öngörülü bir fikirdi, ancak o dönemde bunu uygulamak imkansızdı. Ada, İspanya'nın sömürgesiydi ve toplumun çoğu köleliğe tabi tutulmuştu ya da Mestizolar'dan, ırk ayrımı ve tecrit kurbanı olan siyahlardan oluşuyordu. Eğitim, çok küçük bir topluluğun ulaşabileceği, skolastik düşüncenin katı kurallarıyla çevrelenmişti.

Caballero Baba bu düşünceyi ve ondan gelen pedagojiyi derinden eleştiriyordu. Bu, Küba tarihi için son derece öneme sahip bir entelektüel hareketin doğuşu olabilirdi, ulusal bağımsızlık ve köleliğin kalkması için mücadele eden ilk Kübalı aydın ve Caballero'nun öğrencisi olan diğer Katolik rahip Felix Varela ile zirveye ulaşabilecek bir hareket.

Bunun, Porto Riko'yla beraber politik sistemin en katı ve en köklü olarak sorgulandığı, İspanyanın işgal ve kontrol altında tutmaya çalıştığı son iki Amerikan kolonisinden biri olan Küba'da olması şaşırtıcıydı.

Kölelerin ve toplumun diğer dışlanmış kesimlerinin özgürlüğe kavuşma arzusu ile radikal düşüncenin bir araya gelmesi 10 Ekim 1868'i, bağımsızlık ve köklü bir sosyal devrim için verilen ilk savaşı şekillendirdi.

Daha önceki bir yazıda ("Küba Devrimi'nin Uzun Yürüyüşü" Monthly Review 60, no. 8 [Ocak 2009]) Küba ulusunun ve onların özgürlük mücadelesinin yükselmesinin önünü açan sürecin karakteristik özelliklerine değinmiştim: sadece zamanın son derece ötesinde olan "Patria" kavramını tasarlamakla kalmayıp, bunun yanında Küba öğretmenlik mesleğinde kesintisiz devrimci geleneğin temelini atan tanınmış bir grup profesör ve öğretmenin belirleyici rolünün altını çizmek isterim.

20. yy'ın başları boyunca toplumsal eğitim Küba yurtseverliğinin bir sığınağıydı. Ancak hem direk hem de yozlaşmış ve baskıcı rejimler aracılığıyla var olan Amerikan hakimiyeti döneminde, öğrenci hareketlerinin ve Küba'nın en iyi aydınlarının direnmesine olanak veren şey eğitimdi. Aslında hem kolonyal, hem de Amerikan hegemonyası döneminde öğrenciler ve aydınlar Küba halkının sosyal ve politik mücadelesinin kararlı parçalarıydı ve sosyalist ve anti-emperyalist düşünceyi ortaya koyup geliştiriyorlardı.

Batista tiranlığı, birçok suçunun arasında eğitime karşı köklü bir saldırı başlattı. Halk direnişlerinin temel merkezlerine dönüşen resmi kurumlara kaynak vermeyi reddedip bu kurumlara karşı savaşırken, okulların ve üniversitelerin özelleştirmesini teşvik etti. Çabalarının sembolü, 200 yıllık tarihi Havana Üniversitesini, ülkeden kaçtığı 1 Ocak 1959 civarı yapımı tamamlanan, helikopter pistine dönüştürmekti. Kaçmadan önce Batista, Küba ulusal kültürünün diğer kalelerini hedefledi. Batista diktatörlüğü, Alicia Alonso'nun bale topluluğu için verilen mütevazı devlet bursunu kaldırdı ve nadide sanatçı ile topluluğu Amerika'ya gitmek zorunda kalana kadar, sadece öğrenci destekli üniversite kampüsü bölgelerinde sahne almalarına izin verdi.

Eğitim, devrimci hükümetin bir numaralı önceliğiydi. Hükümetin ilk ölçülerinden biri geniş tabanlı akademik plandı. Başkente taşınmak ve orada yaşamak için yeterli kaynak olmadığından eğitimlerinin bölündüğünü düşünen, iç bölgelerden gelen binlerce öğrencinin eğitimini kolaylaştırmaya yönelik, Havana'daki en büyük binaların bazıları bu öğrencilerin barınması için kullanıldı ve Batista rejiminin sonunu karakterize eden, inşaat patlamasının bir parçası olarak lüks daireler inşa edildi. Bu daireler, on binlerce Kübalı öğrencinin ve birçok yabancı akademi öğrencisinin evi oldu. Elli yıl sonra, hala bu amaç için kullanılıyor.

Aynı zamanda, geniş çaplı üniversite reformları başladı. Bunlar, önceden bilinmeyen çalışmaları ve bazı bilinmeyen teknoloji ve bilimleri (örneğin bu zamana kadar Kübalı çok az ekonomist, diğer ülkelerde eğitim almıştı) teşvik etmek için ders ve ders metotlarının modernleşmesi, "Üniversitenin Evrenselleşmesi" dediğimiz şeyin faaliyete geçmesi ve ülkenin her yanında üniversite kampüsleri yaratma girişimlerini içeriyordu. İleriye dönük böylesine etkili eğitim reformlarını harekete geçirmek, Küba'ya karşı yoğun ambargo ve düşmanlık kampanyasının başlatıldığı ilk yıllarda hiç de kolay bir görev değildi. Bilhassa dışarıdan gelen sabotaj girişimleri, terörizm ve saldırılar, Domuzlar Körfezi işgalinde doruğa ulaştı.
Buna rağmen, hayranlık uyandıran sonuçlar elde ettik.

Bunların arasında Küba Santiago Tıp Okulu'nun önemi vurgulanmaya değer. 1960'ların başında doktorlar sadece başkentte eğitim görüyordu ve altı binden fazla doktorun yarısı, Amerika'nın devrimci sistemi alaşağı etmek için ortaya koyduğu manipülasyon politikalarından biri olan beyin göçünden etkilenerek ABD'ye göç etmişti.

Bu çabanın sonuçları bugün görülebilir. Her vilayet en az bir üniversiteye ve tıp okuluna sahip. Ülkedeki bütün insanları kapsayan, tamamen ücretsiz bir sağlık sistemini kalıcı hale getirdik. On binlerce Kübalı doktor Latin Amerika'nın bazı kesimleri ve Karayipler'de Afrika'da Asya'da ve Okyanusya'da ücretsiz hizmet veriyorlar. Küba; aşı, ilaç ve özel ekipmanlar geliştirip üreten ve ihraç eden araştırma merkezleri geliştirdi ve kendilerine üçüncü dünya ülkeleri arasında bu yönde liderlik rolü kazandıran bir başarı sağladı. Dünya sağlık sektörünün monopoller ve büyük kapitalist şirketler tarafından yönetildiği düşünüldüğünde, bu durum kesinlikle kayda değer.

Küba bunların hepsini Amerika'nın yarım asır boyunca uyguladığı ekonomik ablukanın zalim boyutlarına rağmen yaptı.

Bu sene Küba'da birbirimize sıkı sıkıya bağlanmamızı sağlayan iki yıldönümünü kutluyoruz. Elli yıl önce okuma yazma bilmezliği yok ettik ve aynı zamanda CIA tarafında yönetilen silahlı bir askeri operasyon olan Domuzlar Körfezi işgalinde ezici bir üstünlükle, 72 saatten az bir zamanda zafer kazandık. Küba, Amerika kıtasında okuma yazma bilmezliği yok eden ve emperyalizmi askeri olarak yenen ilk ülke oldu. İşe bakın ki, aynı yıl UNESCO, her Kübalının okuma yazma bildiğini belgeledi ve Kennedy, başarılı olsaydı insanları eski cahillik ve eğitimsizlik günlerine döndürebilecek askeri bir harekat başlattı.

1959 yılında Devrim başarıya ulaştığında, Küba toplumunun en az çeyreği hiçbir şekilde okur-yazar değildi. Diğer çoğu ise kelimeleri çözebilmesine ve telaffuz edebilmesine rağmen tam anlamıyla anlayamayan anlamına gelen "fonksiyonel cahil" olarak değerlendiriliyordu. Ülkede binlerce işsiz öğretmenin ve öğretmensiz sınıfların olduğu, çoğu çocuğun herhangi bir okula kayıt yaptırmadığı ve eğitime başlayan çoğu kişinin ilkokulu bile bitirmediği böylesine çarpıcı bir gerçeklik vardı.

Bu ifadeleri kanıtlayan veriler, dönemin Küba'sında egemen olan ve tam olarak ilgilenilmeyen önemli ölçüde  adaletsiz sosyal durumun yaşandığı Batista rejiminin son nüfus sayımında kaydedildi. Küba okur-yazarlık kampanyası, halkın katılımı bakımından olağanüstü boyutlar ortaya çıkardı. Çok sayıda öğrenci tugaylarda organize edildi, fener ve okur-yazarlık kitapçıklarıyla silahlandı, ve kutsal görevlerinde en ücra bölgelere nüfuz ettiler. Bu öğrencilerden biri, Manuel Assunce, kendi öğrencisi köylü Pedro Lantigua'yı da öldüren paralı askerler tarafından katledildi.

Kampanyayı engellemenin ötesinde, okur-yazarlık çalışanı olan öğrencilerin daha fazla harekete geçirilmesine uyarı niteliği taşıyordu. Sendikalar da kararlı bir katkı gösterdiler. Bir işçi olan Conrado Benitez de dağlarda okuma-yazma öğretirken katledildi. Bu şehitlerin isimleri, Küba öğretmenliğinin aziz sembolleri oldu.

Okur-yazar programının başarıyla yürütülmesi, daha geniş ve daha sürdürülebilir kapsamı olan bir proje için sağlam bir zemin oldu. Bu program, her bireyin en az ilk öğretimi tamamlamasını gerektiren ve inanılmaz derecede ucuz bir fiyata satılan ve şimdiye kadar milyonlarca kopyasının basıldığı, çeşitli konularda kitapların yayıncılık sistemi kuruluşu üzerinden kitlesel okunmasını teşvik eden savaşla takip edildi.

Bu çaba, Miguel de Cervantes'in Bon Kişot'unun yayınlanmasıyla başladı. Şuan bile BM'nin milenyum hedeflerinden biri olan ve dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca kişinin ulaşamadığı temel bir hak, yarım yüzyıl önce başarıya ulaştı ve biz, aynı konularda diğerlerine aynı şeyleri yapmaları konusunda yardım etmenin ahlaki bir görevimiz olduğuna inanıyoruz. Bu bizim için enternasyonalizmdir, sosyalist ideallerin kalbi ve ana fikri.

Kübalı öğretmenler, nasıl okuma yazma öğrenileceğine dair uygun ve becerikli bir metot geliştirdiler; diğer ülkelerdeki insanların kendilerini cahillikten kurtarmasını sağlayan "Yo Si Puedo" (Evet Yapabilirim) metodu. Yo Si Puedo, Brezilya'da toplulukların kendi ihtiyaç ve inisiyatifleri etrafında okur yazarlık inşa eden, kelimeyi ve dünyayı okumada insanlarla birlikte çalışan Paulo Freira'nın öncüsü olduğu bir metot uygular. Yarım yüzyıl önce ailelerinin ve dedelerinin gerçekleştirdiği olağanüstü başarıyı tekrarlayarak, on binlerce genç Kübalı Latin Amerika'yı, Afrika'yı ve diğer kıtaları "istila" etti ve başarılı okur yazar kampanyalarına giriştiler. Örneğin Venezüella, artık okuma yazma bilmezliğin olmadığı bir bölge ve resmi olarak UNESCO tarafından onaylandı.

Genel okur yazarlık, cahillik kırbacını yok etme doğrultusunda kararlılıkla yürüyen Bolivya, Nikaragua, ve Ekvator'da toplumun önemli kesimlerinde şimdiden tamamlandı. Dünya genelinde 20 ülkede başarılı bir şekilde uygulanan Küba'nın okur yazarlık programı Yo Si Puedo UNESCO tarafından onaylandı. Bugüne kadar programın 11 versiyonu üretildi: yedisi İspanyolca (Venezüella, Meksika, Arjantin, Ekvator, Bolivya, Kolombiya ve Uruguay için); biri Portekizce; biri İngilizce; yeni tamamlanan ikisi Bolivya için Keçuva ve Amaraca; ve biri, Haiti'de başarılı bir şekilde kullanılan Krolece. Kampanyanın en güzel meyvelerinden biri, çarpıcı etkisi. Bu aziz ve zorlu maceranın tek parçası Kübalılar değil. Onlarla bugün yan yana, Venezüellalı, Bolivyalı, Nikaragualı, Haitili, Ekvatorlu ve diğer uluslardan genç insanlarla birlikteyiz.

Benzer şey, ücretsiz sağlık yardımının kitlesel yayılımıyla tekrarlanıyor. Yıllardır on binlerce Kübalı doktor, Karayipler'de, Afrika'da, Asya'da ve Latin Amerika'nın birçok yerinde hizmetlerini sunuyor. Ancak şimdi, bu görevi gerçekleştirirken yalnız değiller. Havana'nın batısına yakın bir yerde olan Latin Amerika Tıp Okulu (ELAM), şimdiye kadar Amerika dahil birçok ülkeden birçok genç insan mezun etti. Mezunlardan bazıları, Katrina Kasırgası'nın yarattığı yıkıma karşı Kübalı doktorlar tarafından oluşturulan Henry Reeve Tugayı'yla birlikte çalıştı. Ancak George W. Bush, Tugay'ın Louisiana'daki kurbanlara yardım etme teklifini reddetti. Amerikan halkının yardımına gidemeyen Henry Reeve Tugayı, Himalayalar'daki yıkıcı depremden etkilenen Pakistan'ı kurtarmaya gitti. Yakın zamanda, geçtiğimiz yüzyılın sonundan beri Haitili insanlara temel sağlık hizmetleri veren ve oradaki korkunç kolera salgınına son veren Kübalı gençler Tugay'a katıldı. Doktorlarımız Pakistan ve Haiti'de onurlandırıldı ve uluslararası kuruluşlar tarafından tanındı.
Küresel medya ortaklığı, özellikle Amerika'da, bununla ilgili çok az şey söyledi. Küba'da profesyonel eğitim alan doktorların da katılmasına rağmen çoğu Amerikalı, bu çabaları duymadı. Amerika'da neredeyse hiç kimse, ismini 19. yy'da Küba'nın bağımsızlığı için savaşıp ölen genç bir Amerikalıdan alan Henry Reeve Tugayını bilmiyor.

Aynı medya suskunluğu, okur yazarlık alanında yapılmış olan enternasyonalist çalışmayı da çevreliyor. Kübalı öğretmenler, Yo Si Puedo metodunu Yeni Zelanda'da başarılı bir şekilde uyguladılar ve şuan aynısını Kanada'da yapıyorlar. Hayal gücünün hiçbir yerinde, gelişmemiş ülke olarak düşünülemeyecek olan bu iki ülkenin resmi otoriteleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde yapıyorlar.

Küba Devrimi'nin geliştirdiği eğitim çalışması ambargonun, daha spesifik olarak, Eisenhower yönetiminde Washington'ın başlattığı ve günümüzde Obama yönetiminde tamamen yürürlükte olan ekonomik savaşın sonucu olarak son derece zor şartlar altında yürütüldü. Birisi, amacı her zaman Küba halkına acı çektirmek olan , başlangıcında soykırım olarak tasarlanan bu ekonomik savaşı her zaman hatırlatmak zorunda. Amerikan hükümetine ait resmi dilde yazılmış gizli olmayan belgelere göre, bu politikanın amacı "ekonomik memnuniyetsizliğe ve zorluğa … Küba parasını ve kaynaklarını reddetmeye, mali ve reel ücretleri düşürmeye, açlığa sebep olmaya, umutsuzluğa ve hükümeti devirmeye dayalı hayal kırıklığı ve muhalefete sebep olmak" (Office of the Historian, Bureau of Public Affairs, United States Department of State; John P. Glennon, et al., eds., Foreign Relations of the United States, 1958-1960, Volume VI, Cuba [Washington D.C.: U.S. Government Printing Office, 1991], 885.) olmuştu ve hala öyle.

Böyle bir zorlukla yüzleşirken eğitim hizmetlerini nasıl yaydık? Okulların, laboratuvarların, ve kütüphanelerin sayısını nasıl arttırdık? Gerekli ekipman ve kaynağı nasıl temin ettik?

Bedeli herhangi bir ülkenin insanlarına göre Kübalılar için daha ağır oldu. Amerikan Pazarına girişin yasaklanmasıyla, eğitim tesislerinin yapımı, bakımı ve donatımı için önemli ithalatların uzak pazarlarda aranması gerekliydi ve Kübalılar kaçınılmaz olan ekstra nakliye ücretleri yüzünden mağdur oluyordu. Bu fiyatlar, Washington'ın adayla iş yapan yabancı şirketlere dayattığı yaptırım ücreti olan ve adına Küba risk maddesi denilen ücretle daha fazla yükseldi. Biz Kübalılar, Herhangi ülkede yapılmış aynı ürün için daha yüksek bedel ödemek zorundayız. Tüm bunlarla beraber yine de ek bir riskle yüzleşiyoruz: Eğer ürünün imalatı ve pazarlamasıyla ilgili herhangi bir faktörün bir Amerikan şirketinden edinilmesi gerekirse, uluslararası bir anlaşma her an durdurulabilir. Yıllar boyunca birçok kez bu deneyimi yaşadık.

Bütün bunlara rağmen Küba, herkese eğitim ve kültür getirmek için çabasını sürdürdü. Ülke, Sovyetlerin yıkılması Amerika'nın Torricelli (1992) ve Helms-Burton (1996) yasalarıyla yoğunlaşan ablukası sonucunda 1990'larda yaşanan krizle yüzleşiyor olmasına rağmen önemli başarılar elde etti.

Özellikle o zor yıllarda, devlet destekli girişimler çiçek verdi. Ayrıca akademik çevreler ve öğretmenler tarafından aktif olarak desteklendiği için bu projeler zenginleşti. Ülkedeki tüm topluluklarda, sanat eğitmeni hareketi ile hayata döndürülen çeşitli sanatsal ve kültürel belirtilerin günlük hayatla birleştirilmesini özellikle vurgulamalıyız.

Her yıl Havana, Latin Amerika'dan ve diğer bölgelerden binlerce uzman ve profesyoneli, dünya genelindeki eğitimin ve üniversitelerin günümüzde karşı karşıya kaldığı problem ve zorluklar üzerine tartışmak için bir araya getiriyor. 20. yılını dolduran ve tüm Küba coğrafyasını kapsayan Kitap Fuarı'na milyonlarca insan katılıp, ucuz fiyatlara kitaplar alıyorlar ve yazar ve sanatçılarla karşılaşıp sohbet ediyorlar.

Küba'nın 5 ulusal kanalından 2'si eğitim için tesis edildi. Yüksek tiraj için basılı materyalle desteklendi ve milyonlarca insan tarih, ekonomi, coğrafya, bilim, edebiyat, görsel sanatlar, müzik ve yabancı dili içeren geniş spektrumlu konuları öğrenme fırsatına sahip oldu.
Caballero Baba'nın kimseyi dışarıda bırakmayan eğitimin ortak miras olduğu bir Küba'yı hayal etme cüreti göstermesinden beri uzun ve macera dolu bir yolu geride bıraktır. Bugün Küba toplumu elde edebilmek için bir çok bedeller ödediği en iyi çalışmayı nasıl koruyacağını açıkça ve demokratik olarak tartıştığı derin bir tartışma sürecine girdi. Sosyalist projemizi, kuşatma altındaki bir ülkede ve insan hayatının ciddi tehlikeler altında olduğu derin bir krize doğru giden dünyada sosyalizmi, korumaya çalışıyoruz.

Bu ulusal tartışma, Nisan 2011'deki 6. Komünist Parti Kongresi'nde öne çıktı. Her Kübalının dahil olduğu bir tartışma. Yoldaş Fidel Castro'nun her fırsatta söylediği gibi, "değişmesi gereken her şeyi değiştirmeliyiz". Hiç şüphe olmasın. Geleceğin Küba'sı, en değerli mücevherlerinden biri olarak, eğitimle devam edecektir. Herkes için mükemmel eğitim, ülkenin kurtuluşunun rehberi ve besin kaynağı olmaya devam edecek.

Kaynak : http://monthlyreview.org/2011/07/01/cuba-education-and-revolution/

 


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome