Lice katliamının mağdurları acı günü anlattı

2 Nisan 2015 Perşembe 08:46:50

22 Ekim 1993 günü Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yaşanan katliamın ilk duruşması olaydan 22 yıl sonra İzmir’de görüldü.


Mağdurların ilk kez konuştuğu duruşmada, sanıkların duruşmaya getirilmemesi tepki çekti. Müşteki avukatları, sanıkların mahkemeye getirilmesini talep etti. Tanıkların anlattıkları ise, dinleyenlerin yüreklerini acıttı. Duruşma bitiminde açıklama yapan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Diyarbakır’dan bin 500 kilometre uzağa sanıkların ayağına getirilen davada adalet beklediklerini ifade etti.

Bundan yirmi iki yıl önce Diyarbakır Lice’de yaşanan ve tam zaman aşımına uğramak üzere iken başlatılan katliamın ilk duruşması İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Resmi kayıtlara göre Tuğgeneral Bahtiyar Aydın ve 16 Liceli’nin öldürüldüğü olayda yargılanan sanıklar uzman asker Tünay Yanardağ ile Albay ve Diyarbakır Eski Jandarma komutanı Eşref Hatipoğlu’nun duruşmaya rapor göndererek katılmaması müşteki avukatları tarafından tepki ile karşılandı. Bir davada sanıklar olmadan mahkemenin başlamasının adaleti zayıflatacağını ileri süren avukatlar, sanıkların bir sonraki duruşmaya getirilmesini iddianamenin de o zaman okunmasını talep etti. Sanıklardan birinin İzmir’de yaşadığını söyleyen avukatlar ‘Duruşma sanığın ayağına getirildiği halde neden duruşmaya gelemediği anlaşılır değil’ dediler. İki sanık ‘Birden fazla kişiyi aynı sebeple öldürmek, halkı isyana ve birbirlerini öldürmeye teşvik, cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma, tasarlayarak adam öldürme’ suçundan yargılanıyor.

Bahtiyar Aydın’ın Avukatı Da Duruşmadaydı
Duruşmaya olayın mağdurlarından on sekiz müştekinin yanı sıra, öldürülen Bahtiyar Aydın’ın o günlerde korumalığını yapan Yüksel Bayar’ın ağabeyleri İlhami ve Muhammed Bayar da katılarak sanıklardan şikayetçi olduklarını bildirdiler. Duruşmanın başında mahkemeye üç klasör ulaştıran müşteki avukatları ise, olaydan zarar görmüş ancak İzmir’e gelemeyen mağdurların da şikayetçi olarak dosyaya eklenmesini istedi. Mahkemenin talebi kabul etmesi ile bin 500 kişinin şikayet dilekçeleri de dosyaya eklenmiş oldu. Duruşmada Bahtiyar Aydın’ın eşinin avukatının, sanık avukatların değil müşteki avukatların yanında oturarak söz aldığı görüldü.

401 Ev 242 İşyeri Tamamen Yandı
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin de avukatlık yaptığı duruşmada, olayın tanıklıkları olan müştekiler, olayları anlatıp avukat ve savcının sorularına yanıt verdi.
İlk tanık Mızgin Cantürk şunları söyledi: “Silah sesleri duyulmaya başlandığında ben okuldaydım. Okulumuzun camları mermilerden kırılınca hepimiz evlerimize gitmeye çalıştık. Her gün beş dakikada gittiğim evin yolunu yarım saatte gidebildim, silahlardan korunmak için sürekli yol üstündeki evlere girip çıkıyordum. Yukarıdan helikopterler, aşağıda yüzü maskeli askerler silahla evleri tarıyordu. Eve vardığımda annem babam yaralı, dört kardeşimden üçü de ölüydü. En küçük kardeşim ise gözünden yaralanmıştı. Babam yerde acı çekerken askerler silahın dipçiği ile hala babama vuruyordu. Annemin vücudunda hala şarapnel parçaları vardır. O günlerde çocuk olup her şeyi görenlerin psikolojisi şimdilerde bozuktur. Sadece dosyada adı geçen iki kişiden değil o gün görev yapan tüm sorumlulardan şikayetçiyim.”

Katliam Haberini Önceden Alanlar
Bir diğer tanık Hüseyin Cantürk ise silah seslerini dükkanında duymaya başladığını söyledi. Cantürk “Havada helikopterler Lice’nin üstünde dolanıyordu, önce bir silah sesi duyduk üzerinden 15- 20 dakika sonra cezaevinden, komando birliğinden, havada helikopterden, polis araçlarından ilçeye ateş açılmaya başlandı, evler yakıldı. Ben tamirciyim, askeri araçları da tamir ediyordum, erlerden 15 gün önce Lice’yi yakacaklarını duydum, ancak ihtimal vermedim. Söylendiği gibi olayda ilçe halkından silahlarla askere karşılık verilmedi, herhangi bir çatışma söz konusu da değildi. Tek taraflı bir saldırı oldu. Zaten iddianamede de olaylarda herhangi bir örgüt üyesinin ölmediği yer alıyor. Hiçbir kamu binasının zarar görmemesi de bunun kanıtıdır.” Şeklinde konuştu. Olaylar başladıktan birkaç saat sonra yayan kaçarak dereden doğru Diyarbakır’a kaçtığını söyleyen Cantürk, kendisinin de dükkan ve evinin yakıldığını söyledi.

‘İlçenin Tüm Telefonlarını Kestirdiler’
PTT işçisi Yahya İlter de olay sırasında jandarmanın telefonlarını yapmak için birliğe gittiğini, orada da Lice’yi yakacaklarını söylediklerini işittiğini iddia etti. İşi bitince PTT binasına dönerken bir araçtaki kişilerin kendisini ve yoldakileri silahla taramaya başladığını anlatan İlter sözlerini şöyle sürdürdü: “PTT binası o zaman ilçenin en büyük binalarından biriydi. Binadan her şeyi görüyordunuz. Lice’nin dört bir tarafında askerler vardı ve şehri tarayıp ev ve işyerlerini yakıyorlardı. Sabah 09’dan gece 21.00’e kadar asker ilçeyi havadan karadan taradı. Ben 35 kişiyi korumak için PTT binasına aldım. Amirim olay başladıktan sonra ilçedeki tüm telefonları (savcı da dahil) kesmemizi sadece jandarmanın telefonlarını açık bırakmamızı istedi. Asker de bize, ‘PTT’den bir tek telefon sesi gelirse sizi de bombalarım’ diye tehditlerde bulundu. Olaylar olurken ilçe meydanında Tuğgeneral Yavuz Ertürk, İlçe Jandarma komutanı Şahap Yaralı ve Diyarbakır OHAL valisi Ünal Erkan halka, ‘Siz taraf olmayın bunlar da olmasın, onlar terörist, şunlar da terörist’ diye hedef gösteriyordu. O bunları söylerken bir taraftan da saldırılar devam ediyordu. Biz sığındığımız binadan sabaha kadar çıkamadık, çıktığımızda da Lice yanmıştı. Bahtiyar Aydın’ın öldüğünü radyodan duyduk. Evime gittiğimde ise, evde ne var ne yok çalınmış ve alınmıştı, evimin dışında iki dükkanım, depodaki 4 ton tütünüm yakılmıştı. O gün camide ve PTT binasında da atılan topların izleri var. Eğer bir bilirkişi heyeti incelemeye giderse söylediklerimizi görecektir.”

Şarapnel Parçaları İle Yaşıyor

Tanıklardan vücudunda olaydan kalma şarapnel parçaları ile yaşayan Zarife Cantürk ise, üç çocuğunu kaybettiği olayı ağlayarak hakime anlattı. Çocuklarını banyo yaptırırken silah seslerini duyduğunu söyleyen Cantürk, çalan evin kapısını açtıktan sonra silahlarla giren askerlerin üç çocuğunu, eşini ve kendisini vurduğunu ileri sürdü. Gözünü hastanede açtığını söyleyen Zarife Cantürk, ‘Ölene kadar katliamın sorumlularından hesap soracağım’ dedi.
Diğer tanıklar Cavit Şanlı ve Sıtkı Ergün ‘de herhangi bir çatışmanın olmadığını, halkın evlerinde öldürüldüğünü, her yerin yakıldığını anlattılar. Evleri askerlerin yaktığını gördüklerini söyleyen Şanlı ve Ergün, kendilerine ateş edenleri gördüklerini hepsinin de asker olduğunu, teşhis edebileceklerini söylediler.
Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın o günlerde korumalığını yapan Yüksel Bayar’ın ağabeyleri Muhammed Bayar ve İlhami Bayar’da şikayetçi oldu. İlhami Bayar, olayın tanıkları olan Jandarma çavuş Tuncay Kırmacı ve soyadını hatırlamadığı ancak yine er olan Turan isimli kişinin tanık olarak çağırılıp dinlenmesini talep etti.

Duruşmada mağdur tanıkların ardından söz alan müşteki avukatları sanıkların bir sonraki mahkemeye zorla getirilmesi talebi, mahkeme tarafından kabul edilmedi, yine avukatların olay yeri için keşif talebi ise, bir sonraki duruşmaya kadar değerlendirileceği söylenerek karar bağlanmadı. Avukatlar, mahkemeden yurt dışındaki sanık Tünay Yanardağ'ın kırmızı bültenle aranmasını da talep etti.

Gerçek Ortaya Çıkarılsın
Bahtiyar Aydın'ın ailesinin avukatı Necdet Solmazgül, İzmir'de görülen davanın Türkiye Cumhuriyeti'nin en yüksek rütbeli şehidinin davası olduğunu, şehidine saygısından dolayı Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın da davaya müdahil olmasını umduklarını ancak bunun gerçekleşmediğini belirterek, "En azından şehidine saygısından dolayı isterdik. Aile, artık kısır çekişmelerin bitmesini ve ivedi şekilde bütün devlet kurumlarının hassasiyet göstererek davanın neticelenmesi, gerçek suçluların ortaya çıkarılmasını ve cezalandırılmasını istiyor. Türkiye'nin en yüksek rütbeli şehidinin mezarda rahat uyuması ve kemiklerinin sızlamaması için, PKK tarafından mı, silah arkadaşları tarafından mı öldürüldü? bunun ortaya çıkmasını istiyor" dedi.

Mahkeme heyeti, sanıkların sonraki duruşmaya davet edilmesine, diğer taleplerin sonraki celse değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı 1 Haziran tarihine erteledi.

Gülsen Candemir-İzmir

 


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome