Murgul Halkı Tek Vücut; "Yaşamak İstiyoruz"

30 Eylül 2014 Salı 09:14:20

Murgul ve Damar halkı ilçede kurulması düşünülen siyanür havuzuna karşı bugün ikinci büyük yürüyüşünü de gerçekleştirerek Cengiz Holdinge ve siyanüre tepkisini gösterdi.


Murgul Halkı Tek Vücut; "Yaşamak İstiyoruz"

Artvin Eti Bakır İşletmelerinde faaliyet gösteren Cengiz Holding, Cuma günü yapılan kitlesel eylemin ardından bakır madeninde çalışan işçilerle bir görüşme yaparak siyanür havuzu kurmaktan vazgeçildiğini iletip işçilerin grevi sonlandırmasını istemişti. Ancak aynı günün akşamında işçileri bir kez daha arayan firma yetkilileri siyanürden vazgeçilmediğini işçilerin grevi sürdürmeleri halinde hepsine çıkış verileceğini söyledi. Bunun üzerine işçiler siyanür havuzunda çalışıp bu şehre ölüm çukuru açmayacaklarını belirtip süresiz grev kararı almıştı. Eti Bakır'da çalışan 800 işçinin tamamı grevi katıldı. Cengiz Holding'in bu kirli oyunlarına karşı işçiler Murgul'da Siyanüre Hayır Platformu ile görüşüp pazartesi günü kitlesel bir yürüyüş örgütlediler. Yürüyüş madenin bulunduğu Damar köyünde bulunan ilköğretimden başlayarak Eti Bakır İşletmeleri önüne kadar devam etti. Yürüyüşe yediden yetmişe bütün Murgul halkı destek verdi. Veliler çocuklarını okula göndermedi, esnaf kepenk kapatarak eyleme dahil oldu. Yürüyüşte "Halk ve işçiler el ele verip, birleşerek madencileri kovacağız", “Biz Ölmek İstemiyoruz, Yaşamak İstiyoruz” sloganları büyük ilgi gördü.



Murat Yılmazer (Murgul'da Siyanüre Hayır Platformu Sözcüsü); "Karşımızda bizi yıllarca sömüren bir şirket var"
Biz Cengiz İnşaatın el broşürlerinde kullanmış olduğu uydu resimlerini gördük ve şuan da sondaj çalışmasını yaptıkları siyanür havuzuna karşı bu platformu kurma kararı aldık. Burada Çed raporu dahi çıkmadan yasa dışı bir çalışma var. Yıllarca Murgul'da bizi sömüren bu şirkete karşı bir çalışma başlattık. Bu platformun kuruluşunu hiç bir siyasi harekete mal etmeme kararı aldık ve öyle oluşturduk. Çok kısa zaman içerisinde büyük kitlelere ulaştık. 1940' lardan beri madenden geçinen bir halkız bizim asıl sorunumuz siyanürdür. YTÜ'den Beyza Üstün'ü çağırıp bir panel düzenledik. Siyanürün teknik boyutunu ve tam olarak çevreye ne gibi etkisi olacağını konuştuk. Daha sonra halkın tamamına yakınını arkamıza aldık. Bugün burada herkes siyanüre karşı ve bu zehri ilçemize sokmamak adına bedel ödemekten çekinmeyeceğiz.

İlyas Orhan (Maden işçileri temsilcisi); Aç kalmaktan da korkmuyoruz yeter ki bu caniler başımızdan gitsin direnişe devam edeceğiz.
Bizim talebimiz çocuklarımıza ve halkımıza mezar açmamaktır. Biz kimseyi burada çalıştırmayız ve biz kesinlikle halkımızın katili olmayacağız. Direnişin bugün dördüncü günü iş ve fabrika durmuş durumda işçiler işe geliyor ancak hiçbir şekilde çalışma yapmıyorlar. Tek taraflı sözleşmenin kesilmemesi için bugün işe geliyoruz ancak kesinlikle bir çalışma yapmıyoruz. Cengiz inşaat yönetimi adına işletme müdürü Necati Topaloğlu  geldi ve Mehmet Cengiz'le görüştüğünü söyleyerek orada kesinlikle siyanür olmayacağını bize iletti. Ancak bunun arkasında duramayacağını söyleyip gitti. Bizlerde onlara sondaj makinelerini indirmelerini söyledi.İki saat sonra bizi çağırıp operatör arkadaşlar gelsin makineleri çeksin dedi ve gece saat 12-1 civarlarında vardiya amirleri bizleri arayarak tehdit etti. Bizde bu oyunun üzerine Necati Topaloğlu'nun yanına gittik o bize öyle bir şey söylemediğini iddia etti ve Pazartesi günü iş çıkışlarımızı vereceğini söyledi. Bizde işçi temsilcileri olarak bizim çıkışımızı verin ve siz de daha sonra buradan çıkıp gidin. Biz onların siyanür için yaptıkları Çed başvurusunun geri çekilmesini istiyoruz. Zaten yıllardır sendikasız ve güvencesiz çalışıyoruz.Aç kalmaktan da korkmuyoruz yeter ki bu caniler başımızdan gitsin direnişe devam edeceğiz.

Giray Ergün (Öğrenci); "Zehirli diye ağaçların dalından meyve toplayamıyorduk"
Biz Murgul halkı olarak 90'lı yıllarda kapanan asit fabrikasının zararlarını ve SO2 zehrinin yarattığı tahribatları çok çektik. Siz Doğu Karadeniz bölgesinde bir ilçe düşünün ki o yerin yeşilinden, suyundan yararlanamıyorsunuz. Yemyeşil yerlerimiz bozkıra dönüşmüştü. Ne patates, ne soğan, ne fasülye ilçede hiçbir şey yetiştirilemiyordu. Düşünün ki ağaçtaki bir meyveyi, bir elmayı koparamıyorsunuz, oluşan zehirli dumandan dolayı çamaşırları dışarı asamıyorsunuz. Böyle acıları çektik biz bu kentte. İnsanlar 50-60 yaşlarında ölüyordu. O yıllarda okula giden abilerimiz ve ablalarımız zehirlenmemek için suratlarına mendil tutardı. Biz şimdi bu beladan kurtulduk derken, bozkırlaşan çevremiz daha yeni yeşeriyorken şimdide başımıza siyanür belasını getirdiler. Biz dışarıdan buraya geldiğimizde dumandan duramayıp zor nefes alıyorduk. Murgul bizim evimizdir biz gidip de büyük şehirlerde apartmanlarda duramayız. Biz doğaya alışmış insanlarız. Bunların yapacağı siyanürün temelinde ne bilim var ne çevrecilik var bunların temelinde sermayenin yalanı ve talanı var.

Haber: Sercan Dede/Artvin


Murgul
   
Murgul
   
Murgul
   
Murgul
   
Murgul
   
Murgul
   
Murgul
   
Murgul

Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome