TAKSAV'da Syriza Deneyimi ve Türkiye Konuşuldu

23 Şubat 2015 Pazartesi 11:45:53

Karşı kıyıdaki gelişmeler İzmir’de düzenlenen ‘SYRİZA deneyimi ve Türkiye’ konulu söyleşide konuşuldu. Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf (TAKSAV) tarafından Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşide, SYRİZA Politik ve Sosyal Haklar Savunma Ağı Temsilcisi Oktay Subay, SYRİZA deneyimini ve bundan sonra yapmak istediklerini anlattı.


TAKSAVda Syriza Deneyimi ve Türkiye Konuşuldu



TAKSAV İzmir Temsilciliği komşudaki önemli gelişmelerin öğrenilmesini sağladı. Konak Güzelyalı Nazım Kültür Merkezi’nde Pazar günü gerçekleştirilen söyleşide SYRİZA Politik ve Sosyal Haklar Savunma Ağı Temsilcisi Oktay Subay ve Birleşik Haziran Temsilcisi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, SYRİZA ve Türkiye’yi konuştular. TAKSAV İzmir Temsilcisi Abdullah Tunalı’nın moderatörlüğünü yaptığı söyleşi de ilk sözü 1986 yılından bu yana Yunanistan’da yaşayan Oktay Subay aldı.

Syriza "krize karşı sokakta sürdürülen mücadelenin sandığa yansımasıdır" diyerek söze başlayan Subay, ‘Syriza'nın solunda konumlanmış olan bizlerin Syriza'dan beklentisi devrim yapması değil, ama devrim yapılabilecek ortamı sağlamasıdır.’ Diye devam etti. 

Syriza için devrimcilere geniş bir hareket ortamı, sağlam bir zemin oluşturma çabası tanımlaması yapan Oktay subay, “Syriza'nın geleceği ya daha sola gitmek ya da yok olup gitmektir” dedi.

ÇATI ÖRGÜT OLDU
Syriza’nın kuruluşundan söz ederek konuşmasını sürdüren Oktay Subay, “2001'de Solun Birlik ve Ortak Mücadelesi için Tartışma Platformu bünyesinde Troçkist, Maocu, Anarşist, bireysel solcu, devrimci, sosyal demokrat vd'lerini kapsıyordu. Bu grupta Yunan Komünist Partisi yoktu. Platformun hedefi, var olan sorunlara odaklanma, bunlar için ortak mücadele zeminini aramaktı. Platformun devrim gibi bir derdi yoktu, sosyal yaşamı örgütleme çabası vardı. Birlikteliğin zemininde diğerlerine tahammül vardı.  Bu platform, 2004 seçimlerine giderken SYRİZA çatı örgütü şemsiyesi altında toplanma kararı aldı ve seçim barajının yüzde 3 olduğu Yunanistan'da yüzde 3,3 oy aldı. Syriza hiç bir zaman organları oluşmuş, örgütlü gücü olan bir yapı olmadı ama halkın desteğini almış, eylem birliği kabul gören bir çatı örgütü oldu.” Bilgilerini verdi.

2015 seçimlerine ‘Umut geliyor, umut kazanacak, sol hükümet mümkün ‘ şiarı ile girildiğini söyleyen Syriza Temsilcisi Oktay Subay, Syriza'nın gerçek oyunun yüzde 4-5 olduğunu alınan yüzde 35'lik oyun 30'unun Syriza'ya verilmiş ödünç oy olduğunu, o nedenle atılan her adımın doğru olması gerektiğini söyledi. 

KEMER SIKMA POLİTİKASI ÇÖKTÜ

Subay’dan sonra sözü söyleşinin diğer konuğu Birleşik Haziran Hareketi Temsilcisi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu aldı. Sosyal demokratların, Yunanistan’ın yaşadıklarından alması gereken dersin ‘Neo liberal politikaların sonucunda hüsran var’ gerçeği olduğunu söyleyen Kozanoğlu Türkiye’nin de 2001’de DSP hükümeti ile bunu yaşadığını ifade etti. Yunanistan’da yılladır uygulanan kemer sıkma politikalarının insanları bıktırdığını ve ülkeyi bataklığa sürüklediğini ileri süren Kozanoğlu, Syriza’nın kazanmasının nedenlerinden birinin de bu politikaya karşı olması olduğunu ifade etti.

AVRUPA EMEKÇİLERİ SYRİZA’YI DESTEKLEMELİ

Syriza’nın, ülkenin borçlarının ödenmesi konusundaki izlediği yönteme de değinen Prof. Dr. Kozanoğlu,’Masada troykayı yenmeyi hedefliyorlardır, hemen hemen başardıklarını düşünüyorum’ dedi. Avrupa’da Yunanistan’ın son aylarda yaşadıklarının tartışılmasını önemli bulduğunu ifade eden Birleşik Haziran Temsilcisi, “Başta Almanya, İspanya olmak üzere Avrupa ülkeleri, Yunanistan’a verilecek tavizler, diğer ülkeleri de olumsuz etkileyecek.  Yunanistan’da yaşananların domino etkisi yapmasından endişe ediyorlar. Burada Yunan hükümetinin işi sıkı tutması sadece Yunanistan’ı değil tüm Avrupa emekçileri için de önem taşıyor. O nedenle Syriza işi sıkı tutmalı. Bu bağlamda Avrupalı emekçilerinin de Syriza’ya daha çok destek vermesi gerekiyor. (Madrid’de İspanya’da emekçi halkın iyi destek verdiğini de söylemek lazım)” diye konuştu.
Yunanistan’daki gelişmelerden Türkiye konusuna gelen Kozanoğlu, “Umut ediyorum ki, 2013 yılında Gezi parkından yayılan direnişi meydanlarda büyütürüz. Kendi direnişlerimizi de yaşayacağımız günler yakındır.” diye sözlerini tamamladı.



Söyleşide soru cevap bölümünde Syriza Temsilcisi Oktay Subay şu sorulara da cevap verdi:

-Yunanistan Komünist Partisi, neden Syriza’dan uzak durdu?
Yunanistan Komünist Partisi, kendisinin dışındaki yapıları reformist ve provakatif olarak görüyor. Sokakta yapılan eylemlerde Komünist parti hep uzakta durdu, ayrı eylemler yaptı. Anarşistler bizim eylemlerde yer aldığı için özellikle komünistler bizi anarşist olarak görüyordu. Komünist parti ile birlikte mücadele etmek için çok görüşmeler yaptık, teklifler götürdük, sokağa beraber çıkalım dedik ancak olmadı. En son yapacağımız bir görüşme için ‘Gelmesinler’ demişlerdi.

-Syriza neden sağ bir parti ile koalisyon yaptı?

Syriza 149 milletvekilini meclise sokabildi, tek başına hükümet kuramadığı için bir parti ile koalisyon yapması gerekiyordu. Daha önce yapılan yerel seçimler ve AB parlamento seçimlerinde sağ parti Syrizaya en yakın politikaları izledi. O nedenle sağ parti ile koalisyon yapıldı. Syriza hükümeti kurmasaydı yeniden seçime gidilebilirdi ve belki de aldığımız oyu bir daha alamazdık. Yunanistan’da ilk defa radikal söylemli bir hükümet kuruldu, bunun için sağ parti ile ayrıldığımız yerleri değil de ortak noktalarımızı dikkate alarak çalışıyoruz.

-PASOK seçimlerin ardından ne yaptı?

PASOK lideri Yorgo Papandreu partisinden istifa etti ve yeni bir parti kurdu. PASOK ise Papandreu’yu hain ilan etti. Yüzde 40’larda oy alan parti son seçimlerde yüzde 4 oy almıştı. PASOK şimdi başkanlık tartışması yaşıyor. Toplum içinde tartışılan PASOK’u ele alırsak, halk son 40 yıldır süren sorunların sebebi olarak PASOK’u görüyor. Özellikle kamu mallarının satılması çok eleştiriliyor. Syriza, satılan malların geri kamuya alınması sözünü verdi, halk şimdi bu sözün tutulmasını bekliyor.

-Syriza’nın kadın politikası nedir, kadın mücadelesi Yunanistan’da ne durumda?
Yunanistan’ın kadın sorunu yok, ülkede feminist hareketler güçlü, kadın erkek eşitliği var. Dünya kadın yürüyüşünün en önemli ayaklarından biri de Yunanistan’dır.

-Syriza politikaları darbe ile karşılaşabilir mi, bu tehlike var mı?
Yunanistan’da artık darbe olmaz. Asker 1960’taki anlayışından çıktı artık. Toplum ise, hala darbenin saçmalığını ve acı izlerini tartışıyor. Zaten ülkede askerin varlığı da yokluğu da bir. Ülkede artık herhangi bir askeri darbeden söz etmek mümkün değil.

-Syriza’nın bundan sonraki hedefleri nelerdir?
Syriza Yunanistan solunu elindeki son seçenek, bu fırsatın iyi değerlendirilmesi lazım. Bu deneyimden bir sol devrim çıkıp çıkmayacağı tartışmalarına gelirsek, buna oradaki devrimciler karar verecektir. Köklü bir devrimin olması için Syriza’yı solda tutmak ve örgütlülüğü yaygınlaştırmak gerekiyor. Bu sol hükümet başarılı olursa Avrupa’ya etkisi domino taşı gibi olur. İspanya, ülkesinde aşağıdan gelen dalganın farkında ve o nedenle Syriza’ya destek veriyor.

Hayri Kozanoğlu’na yöneltilen soruların cevapları ise şöyleydi:

Komşuda pişer biz solculara da bir şey düşer mi?

Ülkemizde solcular, sosyalistler bugüne kadar daha çok Latin Amerika’daki gelişmelere sevinirdi, şimdi komşusuna seviniyor. Bu anlamda güzel bir gelişme. Yunanistan’da Syriza, hükümetlerin uyguladığı kemer sıkma politikalarına karşı birleşti ancak Türkiye’de sadece buna karşı birleşmek yeterli değil. Ülkede AKP gibi gerici, baskıcı bir hükümet var.  Sadece neo liberal politikalara karşı birleşmek yetmeyecek burada. Türkiye’de sadece seçimlere endeksli bir siyasal çalışma yeterli olmuyor, evet seçimler geniş kitlelere ulaşmak için önemli bir dönem ancak yeterli değil. Birleşik Haziran Hareketi de sadece sandıkta değil, sokakta mücadele alanlarında olmak isteyen bir hareket. Başarısı da daha çok örgütlenmesinde yatıyor.

ABD Syriza’ya nasıl bakıyor, AB’ye karşı Syriza’yı mı destekliyor?
ABD’nin bazı iktisatçıları kemer sıkma politikalarının sonuç vermeyeceğini söyleyip, bazı uyarılar yapıyor. ABD bu anlamda borçların ödenmesi konusunda AB kadar katı değil. ABD biraz daha sosyal demokrasi istiyor ‘Çok sıkarsanız ölür’ diyor ölmesini değil yaşamasını istediğini gösteriyor. AB ise aksine ‘kangrenli bacağı keselim kurtulalım’ diyor.  Avrupa’da neler olacağını yakın zamanda göreceğiz.

Gülsen Candemir-İzmir
 


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome