TMMOB gücünü örgütünden alır...

30 Mayıs 2012 Çarşamba 18:20:59

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ile TMMOB tarihinden AKP’nin TMMOB’yi sindirme-etkisizleştirme politikalarına kadar birçok konuyu konuştuk.


TMMOB gücünü örgütünden alır...

Başkan kendinden emin “Zorlukların üstesinden ancak güçlü örgütler kalkar. TMMOB yeterince güçlü” diyor.

Türkiye’nin en büyük meslek örgütlerinden biri. 400 bini aşkın mühendis, mimar ve şehir plancılarının çatı örgütü. Dünyada çok örneği olmayan özelliklere sahip. Mesleki konulardan Türkiye’nin en temel meselelerine kadar sözü ve duruşu olan bir örgüt. 50 yılı aşkın bir dönemdir bilimin rehberliğinde, halkın hizmetinde süren bir yolculuk.
TMMOB’ye bağlı odalardan oluşan delegasyon 42. kez merkez yönetimini seçmek için bir araya geliyor. Ve bir kez daha “Bu ülkeye baharı biz getireceğiz” diyecekler.

Sekiz yıldır TMMOB Başkanısınız ondan önce de sekiz yıl Makina Mühendisleri Odası başkanlığınız var. Bu süreçte sizin için hemen hatırladığınız en önemli olaylar ve kritik tarihler, etkilendikleriniz nelerdir?
96’da Makina Mühendisleri Odası’nda Genel Kurul’dan TMMOB’de bir ilk olarak karar altına aldığımız Öğrenci Üyelik Yönetmeliği. TMMOB’nin en önemli siyaset belgesi olarak sonuçları ortaya çıkan 1998 TMMOB Demokrasi Kurultayı. 2003’de Divan Başkanlığı yapma onuruna eriştiğim TMMOB Mühendislik Mimarlık Kurultayı. Bu kurultayda TMMOB’nin temel ilkeleri ve çalışma anlayışı karar altına alınmıştı. AKP iktidarının ilk yıllarında yapılan ‘Cumhuriyet Mitingleri’ne katılmayışımız ve bunun arkasından çeşitli gazetelerde aleyhimize yazılan ve adımın geçirildiği 27 köşe yazısı. Dağlıca karakol baskını ve sonrasında bütün ülkede yükselen milliyetçi histeriye karşı 3 Kasım Mitingini yapmış olmamız. Linç girişimlerinin olduğu bir dönemde üç örgütün ortaya çıkması (TTB-KESK ve TMMOB) ve çok yüksek katılımlı bir eylem yapılması o tarihte çok önemliydi. Cumhuriyet mitinglerinde yaşanan ideolojik kırılmadan sağlam çıkmamız ve Kürt sorunu gibi el yakan bir konuda “yaşamı savunuyoruz” diye ortaya atılmamız kimliğimize kazınan önemli iki noktadır. Ve tabii başta Taksim olmak üzere ülkenin tüm alanlarında 1 Mayıslar. Son 7 yıldır Taksim alanında dördünde gazlar altında olmak üzere 1 Mayıs’ı yaşamak. Hemen aklıma geliverenler bunlar. Tabii bir de örgütümüz içinde dünyanın en yiğit insanları ile tanışmak; erkeği ile, kadını ile, genci ile tümüyle dayanışmacı arkadaşlıklar ve kardeşlikler kurmak.

TMMOB bir meslek örgütü. Üstelik toplumun geneli düşünüldüğünde hali vakti yerinde olanların örgütü. Ama neredeyse kurulduğundan bu yana halk ve emekten yana bir tutum sergilemiş. TMMOB bu özgünlüğe nasıl ulaştı?
Dünyanın çeşitli ülkelerinde olan diğer benzer örgütlerinin oluşturduğu Dünya Mühendislik Örgütleri Federasyonu toplantılarında farkımızı daha rahat görebiliyoruz. TMMOB kurulduğu yıldan beri insan odaklı bir mesleğin uygulayıcılarının örgütü olarak bilimin ve tekniğin ışığında çalışmalarını sürdüren bir meslek örgütü.  Ama bugünkü kimliğine 70’li yılların başında, toplumcu fikirleri özümsemiş, insanı merkeze alan, emekten yana düşüncelerle yoğrulmuş Sevgili Başkanımız Teoman Öztürk ve arkadaşlarının TMMOB Yönetimine ağırlıklı olarak gelmesiyle kavuşmuştur.  O tarihlerde ülkemizde siyasal olarak 68 rüzgarının etkisi vardı. Mühendislik okullarında daha çok halk çocukları okumaya başlamıştı. Geniş halk kitleleri ile toplumcu fikirler daha üniversite yıllarında buluşuyordu. TMMOB’nin de bundan bağımsız kalması mümkün değildi. Birliğimiz ve Türkiye demokrasisi için çok önemli bir kimliği olan Teoman Öztürk’ün 1980 yılında söylediği “Yüreğimizdeki insan sevgisini ve yurtseverliği, baskı ve zulüm yöntemlerinin söküp atamayacağının bilinci içinde, bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdürme yolunda inançlı ve kararlıyız..." sözü o tarihlerden başlayarak sürece rengini vermişti.  Bu söz TMMOB’nin bugün de temelini oluşturmaktadır. Şimdi de Birliğimizin ve odalarımızın yönetici kadrolarına baktığımızda 1970-80 arasında üniversitede yetişen kadroların yer aldığı açıkça bellidir ve bu toplumcu fikirlerin taşıyıcısı durumundadırlar.

Ama sonuçta her görüşten üyeniz var. Bu ortaklık nasıl sağlanıyor?
Yaklaşık 400 bin kişilik üye profilimiz ülkemizin insan profilinden farklı değil. Siyasal dağılımlar toplumun diğer kesimleri ile paralellik gösterir.  Ama TMMOB ve bağlı oda yönetiminin izlediği çizgi burada çok önemli. TMMOB olarak 70’lerde atılan mayanın çok tuttuğunu ve üyenin TMMOB anlayışına giderek çok sahip çıktığını görmek ve bunu bilmek bana büyük keyif veriyor. TMMOB bu ülke insanının, emekten, halktan, adaletten,eşitlikten, haktan yana olanların vijdanıdır.

Biraz da bugüne dönelim isterseniz. AKP iktidarının TMMOB ile yıldızı barışmadı. Son gelinen nokta nedir?

Yaşadığımız süreci TMMOB ile AKP arasında özel bir durum gibi görmüyorum. Türkiye’deki tüm siyasi yapıların, hele iktidarlarsa; bizim gibi örgütleri bir tür arka bahçe olarak görme isteği var olmuştur. Aslında bu anlaşılabilir bir durumdur da. AKP de bu zihniyete sahip iktidarlardan biri. Üstelik sadece merkezi yönetimlerle değil yerel yönetimlerle de sorun yaşamaya çok yatkın bir meslek örgütüyüz.
Kuruluşumuzdan bu yana nerede bir kent suçu işleniyorsa, insana doğaya zarar verecek nerede bir icraat varsa karşısında olduk. AKP ile durum diğer iktidarlardan biraz daha farklı oldu. Emperyalizmin yeni yönelimleri ile Dünya ve Türkiye yeniden şekillenirken AKP iktidara geldi.
AKP fütursuzca insana dair ne varsa tamamına, her şeye müdahale etti. Bu müdahale sürecinde sağlık alanı ile birlikte bizim alanımız yürütmenin direkt merceği içinde. Bu nedenle TTB ve TMMOB bu süreçte AKP’nin özel ilgi alanına giren iki meslek örgütü oldu. AKP’nin bu ilgisinin artması özellikle bu dönemde “Kral çıplak” diyebilen birkaç örgütten biri olmamızdan olsa gerek diye düşünüyorum.

AKP iktidarı TMMOB’yle ilgili nasıl bir yönelim içerisinde?
AKP iktidarı yeniden yapılandırma sürecinde çok bilinçli ve programlı adımlar atıyor. TMMOB ile ilgili adımlar da bilinçli atıldı. İlk olarak Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu harekete geçti. İncelemede hiçbir şey bulamadı. Tek bir yolsuzluk yok. Diğer meslek örgütleri ile birlikte 1600 sayfalık bir rapor hazırladılar. Siyasal bir bakış açısı ile kaleme alınmış bir rapor aslında. Devlet Denetleme Kurulu’nun raporundan sonra Bayındırlık Bakanlığı’nın birkaç soruşturması oldu. O soruşturmalarda da hiçbir şey bulunmadı. Daha sonra AKP iktidarı ile yakın çalışabilecek ekiplerin seçimlere dönük hamleleri oldu. Ama oradan da bir şey çıkaramadılar. Başbakan Tayyip Erdoğan son yaşadığımız seçim dışında tüm süreçlerde adımızı çokça dile getirdi. Bize bakış açısını hiç saklamadı. Tayyip Erdoğan, “Biz kentlerde çok güzel işler yapacaktık, bunu engelleyenler var. Bir tanesi de TMMOB’dir” gibi açıklamalar yaptı. Yukarıdan bu tür müdahaleler yapılmaya çalışıldı ama aşağıda karşılığı olmadı. Örgütümüzü arka bahçeleri yapamadılar. Ele geçirme operasyonu başarısız olunca diğer bir hamle olarak “işlevsizleştirme” süreci başladı.

İşlevsizleştirme sürecini biraz açabilir miyiz?
AKP iktidarı sistemi yeniden yapılandırma sürecinde önemli bir enstrüman olarak KHK’leri çok iyi kullandı. Sadece bizim alana dair değil, tüm sisteme dair birçok alanda kullandılar. KHK’ler Türkiye için başlı başına bir sorundu. Meclis varken, Meclis açıkken, 6 aylık yetki alıp devlet yapısını, kamu idare yapısını kimse ile tartışmadan değiştiriyorsun, bakanlıklar kapatıyorsun, başkalarını kuruyorsun. DPT’yi kapatıyorsun, yerine başka şeyler kuruyorsun. TMMOB bu sürecin teşhir edilmesi konusunda çok başarılı bir çalışma yürüttü. Konu ile ilgili ilk basın açıklamasını biz yaptık. Bütün siyasetlere, aydınlara, kamuoyuna yüksek sesle bu işin sıkıntılarını dile getirdik. Türkiye’nin seçim atmosferinde olması işin algılanmasını engelledi. TMMOB’nin hazırladığı AKP’nin KHK’leri kitabı ciddi bir belge kitabıdır.

KHK’lerle mi işlevsizleştirme süreci başladı?
Burada TMMOB ne yapıyor, temel işlevi nedir ona da bakmak lazım. Biz esas olarak kamu adına, sağlıklı bir yaşam adına meslek alanlarımız ile ilgili hem üyenin hem merkezi ve yerel iktidarların denetleme görevini yaparız.  Örgütümüz mesleki denetim yapıyor. Bunu da kamu için yapıyor. KHK’ler ile oluşturulan bakanlıklar ve çeşitli genel müdürlükleri aracılığıyle örgütümüzün mesleki denetimini kısıtlayıcı her türlü yönetmelik ve genelgeler bu dönemde çıkarıldı. Özellikle de yapıya yönelik. İmar yönetmeliklerinde mesleki denetim olgusunun kaldırılması için değişik genelgeler, yazılar yönetmelikler ilgili idarelere gidiyor. Bu duruma tepki gösterdik. Söylendiği gibi gelir kaybına uğradığımız için tepki göstermedik. TMMOB’nin o türden bir gelire özellikle ihtiyacı yok.  Önemli olan şu ki ortalığı denetimsiz bırakıyorlar. Yani “Ben yaptım olur” söyleminin tipik uygulamasıdır yaptıkları. Mesleki denetimin yapılmaması için çabaları var. İşlevsizleştirme dediğimiz olgu bu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bünyesinde olan, “işçi sağlığı iş güvenliği”  sürecinde devre dışı bırakılıyoruz. Orada da eğitiminden denetimine kadar üye-örgüt ilişkisinin dışında, piyasacı bir mantıkla, “özel sektör eğitim verir, bakanlık belge verir” mantığı var. Ben her Bakana gittim “Bakanlığınız boyunca en çok iş cinayeti işlenen Bakan olarak tarihe geçeceksiniz” dedim. Her yeni Bakan 10 yıldır rekoru bir önceki bakana göre egale etti. Çünkü bu mantıkla işçi sağlığı iş güvenliği sistemi kurulamaz. Diğer bir örnek de Marmara depreminden sonra kullanılan ‘yapı denetimi yasası’ ve bununla ilgili düzenlemeler. O da tümüyle bir özel sektör, bir piyasacı mantıkla kurulmuştur. Yapı denetiminde çalışan mühendisler oda ilişkisi dışına çıkartıldı. Bu süreçte TMMOB 300’e yakın dava dosyası inceledi. Her gittiği yerde yanlış uygulama gördü. 19 ilde yapılan pilot uygulamadaydı bu. Bir senede 300’e yakın mimar-mühendis arkadaşımız meslek cezaları yedi. Türkiye’de yapı güvenliğini düzenleyecek olan tek cümle, işçi sağlığı iş güvenliğini ya da iş cinayetlerinin durmasını sağlayacak tek cümle “Odalarınca yetkilendirilmiş mühendisler eliyle yapılır” olmalıdır. Bu mühendislerin eğitimini ve sorumluluğunu TMMOB almaya hazırdır. Yapmak istedikleri üye-örgüt bağını koparmaya yönelik. Ama TMMOB bu türden çabaları boşa çıkaracak bir büyük örgüttür.

Önümüzdeki dönem TMMOB’nin temel hedefleri nelerdir?
Türkiye’nin içi ne kadar karışık ve zorsa önümüzdeki dönem TMMOB’nin görevleri de bu karmaşa içinde şekillenecektir. Süreç içerisinde kurumsallaşan bir TMMOB var. Bütün Türkiye’deki kadrolarımız yeterince bilinçlendi. Örgüt ilkeleri içselleşti. Güç görevler güçlü örgütlerle yerine getirilir. TMMOB altyapı özelliği ile Türkiye’de ister mesleğimize, ister insana yönelik gelişebilecek her türlü organizasyonda kendi yapısını hızlıca harekete geçirebilecek durumda. TMMOB olarak bize yapılan her türlü saldırının altından kalkabilecek gücümüz var. Bilinçli, bilinçsiz saldırıların olduğu, etkisizleştirme çalışmalarının olduğu bir dönemde, Odalarımızın 212 şubesinde, bir meslek örgütünde yöneticilik yapmak bireysel anlamda çok zor bir tercihtir. Ama bütün örgütümüzde herkes seçime girdi ve bu zor görevleri üstlendi. Bu, örgüte duyulan güvenden kaynaklanıyor. Arkadaşlarımı cesaretlerinden ötürü de kutluyorum. Bu örgütün 70’lerden bu yana başlayan iyi bir geleneği var, mayası iyi atılmış. Bu örgütte yalan yanlış iş olmaz. Tümü ile bilimin ışığı ve yol göstericiliği ile hareket eder. İki yıllık çalışma döneminde 200’e yakın etkinlik yapıyor. Bunların içinde onlarca bilim insanı yer alıyor. Sonuç bildirilerimiz aslında o alanla ilgili ciddi bir manifestodur. Bizim, son yapılan genel seçimlerde ortaya çıkardığımız seçim bildirgesi çok önemlidir. Bir meslek örgütünde asgari temelde yan yana gelenlerin oluşturduğu bu metin çok kıymetlidir.

"TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü" olarak kutladığımız 19 Eylül günü 40’a yakın ilde arkadaşlarımız sokağa çıktı. AKP iktidarının uygulamalarına karşı bir noktadan aynı anda kitlesel açıklama yapılması örgütün geldiği noktayı gösteriyor.  Türkiye’de demokrasi mücadelesinin her noktasında olduk olmaya da devam edeceğiz. Suyuna, toprağına sahip çıkan köylüler, üniversitesine sahip çıkan öğrencilerle olduk. Askeri bir cezaevine dönen ülkede yazar, gazeteci, sanatçı ve aydınlarla birlikte olduk. Kürt sorununda yaşanan her gelişmede ‘ölüme karşı yaşamı savunduk’. Bu cesaret ister ve biz bu cesareti gösterdik. Burada şunu da eklemek isterim ki Türkiye’nin en zor dönemlerinde KESK, DİSK ve TTB ile var olan işbirliğimizi pekiştirdik, güçlendirdik.  Kelimenin tam anlamı bu kurumlarla kadim dostluk ve ilkeli birlik kurduk. Bu süreci devam ettireceğiz.

TMMOB SİZİ ÇAĞIRIYOR
Biz, 31 Mayıs-3 Haziran’da Kocatepe Kültür Merkezi’nde olacağız.  Genel Kurul bizim en önemli organımız. Genel Kurul kararları, onun sonuç bildirgesi, TMMOB’nin manifestosudur. Özellikle şunu belirtmek isterim ki Perşembe günü bir demokrasi şöleni haline gelecektir. Türkiye’de ne kadar, ‘itirazım var’ diyen dost örgütler, siyasal partiler, çevreler varsa o gün bizimle birlikte olacaktır. “Türkiye’de bu karanlık bulutlar dağılsın!” sözünü, “Bu ablukayı dağıtacağız!”sözünü, “Bu ülkeye baharı biz getireceğiz!” sözünü orada bir kez daha hep birlikte söyleyeceğiz. Coşkulu, heyecanlı bir genel kurul TMMOB’yi bekliyor. TMMOB’nin genel kurulları Türkiye’deki demokrasi mücadelesi içerisinde önemli kilometre taşlarındandır. Her zaman böyle olmuştur. Özellikle sonuç bildirgemiz bir manifesto olarak tarihteki yerini alacaktır.

MÜHENDİS ADAYLARI EVİNE KAVUŞACAK
Gelecek dönem en önemli projelerimizden biri, çok uzun süredir üzerine çalıştığımız öğrenci evinin yapılmasıdır. 2013 Eylül’ünde bu projeyi bitireceğiz ve 300 mühendis, mimar, şehir plancısı öğrencimizin hizmetine sunmuş olacağız. Teknik bir mesele olarak görülse de örgütümüzün ve hepimizin beklediği bir şey ve biz de çok önemsiyoruz. Bu Genel Kurulumuzda kazmayı vurmaya başlıyoruz ve bu dönem içerisinde ‘TMMOB Öğrenci Evi’ni bitireceğiz.

Röportaj: Yaşar Aydın / Ankara


TMMOB Genel Kurulu
   
TMMOB mitingi
   
TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı

Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome