Yeldeğirmeni İşgal Evi'nde yeni bir yaşam kuruluyor

6 Aralık 2013 Cuma 14:12:17

Yeldeğirmeni Dayanışması'nın kullanılmayan bir binayı işgal ederek, adını Donkişot koyduğu "işgal evinin" düzenleme çalışmaları devam ediyor.


İşgal evinin tamamlanmasının ardından tamamen komünal yaşamın benimseneceği ev, kurulacak "halk gardırobu", "çocuk ve kadın odaları", "kütüphane" ve "halk mutfağı" ile hem evsiz yurttaşlara bir çatı hem de bir tartışma ve atölye merkezi olacak.

Gezi direnişinin ardından oluşan forumlardan Yoğurtçu Parkı forumunun bir ürünü olan Yeldeğirmeni Dayanışması, Kadıköy'de bir binayı işgal edip "sosyal merkeze" çeviriyor. Gezi direnişinden sonra mahalle sorunlarını ve sonrasında genel politik sorunları tartışmalarına getiren Yoğurtçu Parkı Forumu'nun Donkişot adını verdiği "işgal evinin" düzenleme çalışmalarında yer alan Yeldeğirmeni Dayanışması üyesi avukat Tamer Doğan, daha önce terk edilmiş evlerin kullanılabilir bir hale getirilerek sosyal merkezlere çevrilebileceğini ve bu düşünce ile Donkişot adlı işgal evinin düzenleme çalışmalarına başladıklarını söyledi. İşgal evini atölye çalışmalarının yapılacağı ve tartışmaların yürütüleceği bir şekilde dizayn ettiklerini belirten Doğan, halk gardırobu", "çocuk ve kadın odaları", "kütüphane" ve "halk mutfağı" oluşturacaklarını ve bu sayede evsiz yurttaşların sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacaklarını söyledi.



'Bize bu cesareti Gezi verdi'
Gezi sürecinden sonra Kadıköy'deki mahallerin bir araya gelmesiyle mahalle sorunlarını ve diğer politik sorunları gündeme alarak işlevsellik kazanıp forum halini alan Yoğurtçu Parkı Forumu olarak birçok etkinlik yaptıklarını belirten Doğan, yeryüzü sofraları kurmak, açık hava sineması, takas pazarı ve konserler organize ettiklerini daha sonra ise havaların soğumasıyla beraber forumlarını taşıyacak yer arayışına girdikten sonra "işgal evi" fikrini somutlaştırma kararı aldıklarını söyledi. Doğan, "Daha evvelden de terkedilmiş evleri kullanılabilir hale getirebiliriz diye düşünüyorduk ama Gezi bize güç ve cesaret verdi. Bu işgal evinin adı Donkişot. Yeldeğirmeni Dayanışması'nın ilk kapısını açarak temizleyerek bütün direnişlere armağan ettiği bir ev" dedi. Yirmi yıldan fazla bir zaman önce bir müteahhit tarafından yapılarak 5 kişiye satıldıktan sonra mahkemelik olup kayyuma devredilmiş bir bina olduğunu söyleyen Doğan, yıllarca binanın çöplük olarak kullanıldığını ifade etti. Dayanışma olarak mahalle sakinlerini de temizlik ve onarım sürecine dahil ederek sokağın bir parçası haline getirdiklerini belirten Doğan, "Böylece evi bütün dünyadaki direnişlere armağan etmiş olduk" diye belirtti. Kazova işçilerini ziyaret ederek, işgal edilmiş fabrika ürünlerini işgal edilmiş evde satmak için çalışma yürüttüklerini belirten Doğan, yine mahalle sorunlarıyla ilgilendiklerini ve mahallerinde çocuk parkı olmadığı için belediyeye baskı kurarak çocuk parkı yaptırdıklarını söyledi. Doğan, "Forum çalışmalarımız halen devam ediyor. Fransızca ve İngilizce kurslarımız devam ediyor. İki haftada bir Gezi sürecini ve neden burayı işgal ettiğimizi İngilizce olarak anlatıyoruz" diye belirtti.

'Gezi kendini türlü türlü göstermektedir'
Sokaklarda yaşayan insanların sorunları için tartışma yürüttüklerini söyleyen Doğan, dünyada gerçekleşen "işgal evleri" deneyimlerini incelediklerini, bu deneyimlerden komün evler oluşturulduğunu ve sosyal merkezler haline getirildiğini gördüklerini söyledi. İşgal evini atölye çalışmalarının yapılacağı ve tartışmaların yürütüleceği bir şekilde dizayn ettiklerini belirten Doğan, evi sokaklarda yaşayan insanlara da açacaklarını söyledi. Doğan, "Sokakta yaşayan insanları problem olarak karşımıza alıp topluma mal etmek istiyoruz. Terkedilmiş, çöpe dönmüş evleri işgal ediniz ve işgal ettikten sonra sokakta yaşayan insanlara açınız. Burası Yeldeğirmeni Dayanışması'nın kapılarını açtığı ve direnişlere armağan ettiği ve herkese ait olan yer. Dayanışma olarak emek sürecinde yer aldık. Ancak artık herkes işin emek sürecinde, yani herkesin oldu" dedi. Birçok kesimin işgal evinin düzenlenmesi sürecinde emek verdiğini belirten Doğan, "Kimisi duvar örüyor, temizlik yapıyor veya çay yapıyor. Burada ayrıştırıcı nokta insanlar burada çalışırken mutlu. Burası Gezi'nin devamı niteliğinde bir yer. Sadece Yeldeğirmeni buranın devamı demek kibirli bir söz. Tuzluçayır, Gazi Mahallesi direnişi, Armutlu veya Barış Atay'ın tavrı Gezi'nin devamıdır. Gezi kendini türlü türlü göstermektedir. İşgalimiz de bunun devamıdır ve tarihte yerini alacaktır diye de düşünüyoruz" diye konuştu.

'Halk mutfağı, halk gardırobu, çocuk ve kadın odaları olacak'

İşgal evini atölyeler şeklinde ilerletmeyi planladıklarını, her kesimin kendini özgürce ifade edebileceği atölyeler ve alternatif modeller oluşturacaklarını belirten Doğan, "Alternatif çatı, duvar örme, elektrik üretme modelleri deniyoruz. Geri dönüşüm atölyelerimiz var; ahşap, cam gibi şeyleri geri dönüşüme çevirmeyi göstereceğiz. Ayrıca Gezi'de kaybettiğimiz 7 arkadaşımızın tam boy kalıbını bastık sokaklarda 'Unutmak ihanettir' kapsamlı Abdullah Cömert, Hasan Ferit Gedik, Medeni yıldırım onların resimleriyle Kadıköy'ü donatmayı düşünüyoruz" dedi. İşgal evinde "halk gardırobu", "çocuk ve kadın odaları", "kütüphane" ve "halk mutfağı" oluşturduklarını belirten Doğan, evde en azından günde 1 öğün yemek yapmayı planladıklarını ve evde sokakta yaşayan yurttaşların bu "halk mutfağından" yararlanabileceklerini söyledi. Çok amaçlı toplantı salonu da yapmak istediklerini belirten Doğan, evin sergi yapmak isteyenlerin ve dersler vermek isteyenlerin kullanabileceği bir yer olacağını söyledi.(diha)


Diğer Haberler

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome