1 Mayıs’ın İddiası - Barış Bilge

18 Nisan 2012 Çarşamba

Ülkenin dört bir yanında sokağın özgürleşeceği 1 Mayıs, İstanbul’da da bir kez daha Taksim’i kavgayla alan emekçilerin meydanı olacaktır. 1 Mayıs’a ıslıkla söylenen bir marşla yürümek zamanı; ‘yepyeni bir güneş doğar, dağların doruklarından. Mutlu bir hayat filizlenir, kavganın ufuklarından. Yurdumun mutlu günleri, mutlak gelen gündedi'.


1 Mayıs emekçilerin birlik ve dayanışma günü olduğu kadar iktidara meydan okuma günüdür. Emekçilerin hak talepleri ile birlikte başka bir dünya özlemi tarihsel olarak 1 Mayıs’ları ‘devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı’ haline getirmiştir.

1 Mayıs son yıllarda artan bir kitleselliğe sahip olarak kutlanıyor. Örgütlü yapıların ötesine geçen bu kitsellik bir yönüyle düzene tepkilerin öte yanıyla da bunun örgütlü biçimde ifade edileceği kanalların yaratılamamış olduğunu gösteriyor.

1 Mayıs 2012 bu anlamda geniş kitlelerin düzene olan tepkilerini ifade edecek belirginleşmiş bir iddianın taşıyıcısı olmalıdır. Emekçileri güç ve güven katabilmek, bir kararlılıkla birlikte politik bir iddianın ortaya koyulabilmesi ile mümkün olabilir.

***

AKP’nin sömürü ve baskı politikaları karşısında tepkili olan kesimler bir önceki dönemde soldaki sağ savrulmaların da etkisiyle düzen güçlerinin birisine yaslanarak bunu bir çıkış yolu olarak görüyordu. Ancak, bütün yaşananların ardından artık sokak ve örgütlü mücadeleye yönelik ilgiyle birlikte güvenin de arttığı bir dönemden geçiyoruz.

Bu olumlu sayılabilecek ve muhtemelen 1 Mayıs alanlarında da kendini gösterecek olan bu yönelimin bir politik iddia içerisinde anlamlandırılmasına ve bu şekilde örgütlü bir mücadeleye yönlendirmesine dönük bir adım olmalıdır.
1 Mayıs 2012, bunlara yanıt üretecek bir iddia ve netlik içerisinde örgütlenebildiği, geniş kitlelerle gerçek bir kucaklaşmaya dönüştürülebilir. Bu yapılamadığı koşullarda tüm kitleselliğine rağmen politik iddia bakımından yaşanacak zaaflar nedeniyle yeterince etkili olma imkânına kavuşamayacaktır.

Böylesi bir iddia da öncelikle, AKP’nin karşısında emeğin ve özgürlüğün Türkiye’sini yaratma hedefiyle geleceğe yönelen birleşik bir mücadele zemini haline gelebilir.

***

Ancak şimdiye kadar 1 Mayıs’ın örgütlenmesine gidecek süreçte yeterince etkinlik gösterilemediği de bir gerçek. AKP’nin, 28 Şubat vesilesiyle bir anlamda da cambaza baktırdığı gelişmeler karşısında, yeni tasarruf paketleri, zamlar ve işçi ölümleri konusunda cılız tepkiler dışında etkili bir muhalefet yürütülerek, emekçilerin somut sorunlarına ilişkin bu tür konular 1 Mayıs’ın da çağrısını içerecek şekilde gündemleştirilmesi başarılamadı.

Olumsuz görülebilecek bu tür eksikliklerle birlikte her şeye rağmen AKP’ye ve düzene karşı artan tepkilerin 1 Mayıs’a kendiliğinden de olsa akacağı muhakkak. Önemli olan tüm örgütlü güçlerin 1 Mayıs’ı bir kucaklaşmaya çevirecek, geniş kesimlerin özlem ve taleplerini ifade edebilecek bir kürsüye çevirmesinin başarılabilmesidir.

Ülkenin dört bir yanında sokağın özgürleşeceği 1 Mayıs, İstanbul’da da bir kez daha Taksim’i kavgayla alan emekçilerin meydanı olacaktır.

1 Mayıs’a ıslıkla söylenen bir marşla yürümek zamanı; ‘yepyeni bir güneş doğar, dağların doruklarından. Mutlu bir hayat filizlenir, kavganın ufuklarından. Yurdumun mutlu günleri, mutlak gelen gündedir’.
 


Yazarlar:Barış Bilge

Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome