4+4+4'le Bizleri Neler Bekliyor?

1 Eylül 2012 Cumartesi

5 yaşında ilkokula başlayacak çocuklar, dönüştürülen okullar, kalabalık sınıflar, öğretmensiz dersler… Bu ve daha fazlası sorunlarıyla 4+4+4 eğitim sistemi, okulların kapılarını eğitim-öğretime değil, kaosa açmasına neden olacak.


4+4+4 Neler Getiriyor?
5 yaşında ilkokula başlayacak çocuklar, dönüştürülen okullar, kalabalık sınıflar, öğretmensiz dersler… Bu ve daha fazlası sorunlarıyla 4+4+4 eğitim sistemi, okulların kapılarını eğitim-öğretime değil, kaosa açmasına neden olacak.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim sistemini nasıl işleteceğine ilişkin belirsizliği, yeni eğitim sisteminin bilimsel araştırmalardan bihaber hazırlanmış olması gibi nedenlerle, 4+4+4 eğitim sisteminin uygulanmaya başlamasıyla ortaya çıkacak ciddi sorunlar, gündemden düşmeyecek.

İktidara geldiği günden bugüne neoliberal eğitim politikaları ile eğitimde ciddi bir dönüşüm gerçekleştiren AKP, 4+4+4 eğitim modelini bu dönüşümün en önemli halkası olarak gündeme getirdi. 4+4+4 eğitim modeli, tüm toplumu tahakkümü altına alan dinsel gericiliğin ve yeni ekonomi politikaları ile daha çok ticarileştirme, özelleştirme, ucuz-güvencesiz çalıştırma koşullarını yaygınlaştırmanın ayağını eğitim alanından kuracak bir model olarak hazırlandı. “İlköğretim okulları, kız ve erkek çocukları için parasızdır” ibaresinin ilgili metinden kaldırılması, ‘seçmeli’ din dersleri ve imam hatip okullarının orta bölümlerinin açılması, yasanın bütününe yansıyan eğitimi ticarileştirme ve dinselleştirme maddelerinin en açık halleri olarak karşımıza çıkıyor.

Modelin bir başka önemli özelliği ise AKP’nin, eğitimdeki dönüşümü sadece yasa maddeleri ile sağlamaması, yasanın birçok proje ile bağlantısının bulunması. Yeni eğitim sistemi ile kalabalıklaşan okullardan kurtulmanın kısa vadeli yolu bir anda mantar gibi türeyerek çoğalan özel okullar olarak gösteriliyor; orta ve uzun vadeli çözümü ise kuşkusuz kamu özel ortaklık projeleriyle kurulacak olan okullar. Böylece eğitim daha çok sermayenin göbeğine bırakılacak, devlet de bu süreçte sermayenin ekmeğine yağ sürecek.

17 Eylül’de okullar açılacak. Okulların açılmasıyla birlikte sorunların daha açık hale geleceği göz önünde bulundurulduğunda 4+4+4’e karşı mücadelede devamlılığın gelecek için şart olduğu kuşku götürmez bir gerçek.

4+4+4 İle Zorunlu Eğitim Fiilen 4 Yıla İndirildi
4+4+4 ile zorunlu eğitimin 12 yıla çıktığı ileri sürülüyor. Oysa biliniyor ki bu sistemle eğitim kademelendirildi; böylece zorunlu eğitim fiilen 4 yıla indirildi.

İlk dört yılın ardından ikinci dört yıllık eğitim, çocukların, 9 yaşında, henüz kendi yetenek ve yönelimlerini keşfedemeyecekleri bir dönemde gündeme gelecek. Böylesi bir kararı veremeyecek çocukların bu kararı vermeye zorlanmaları, çocukların yaşamlarında birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olacaktır. Ayrıca kademelendirilen eğitim sistemi ile çocukların ilkokulu bitirdiği, gerekli eğitimi aldığı gerekçesiyle okuldan kopuşları artacak.

Öte yandan yasaya göre son dört yıllık eğitim, örgün eğitim dışında, yaygın (açıköğretim) eğitim yolu ile de sürdürülebilecek. Böylece örgün eğitimden (okullardan) uzaklaşılarak eğitim süreci fiilen tamamlanacaktır.

4+4+4 ile Eğitim Parasızdır İbaresi Kaldırıldı
4+4+4 ile ‘İlköğretim okulları, kız ve erkek çocukları için parasızdır’ ibaresi yasadan kaldırıldı. Fiilen zaten ortadan kaldırılmış olan ‘parasız eğitim hakkı’ böylece yasalarda yazılı olarak geçen bir ibare olmaktan da çıkartılmış; hukuksal boyutu da ortadan kaldırılmıştır.

Sosyal bir hak olarak herkesin eşit şekilde ve parasız ulaşabildiği bir hizmet olması gereken eğitim, bugün bir ayrıcalık haline dönüştürüldü. Kağıt üzerinde yine de herkesin okula gitme, eğitim görme hakkı olduğu var sayılsa da artık yalnızca parası olanlar nitelikli bir eğitime sahip olabilecek.

Dershaneler, sınav odaklı eğitimin ve başarı sisteminin bir sonucu olarak okulların önüne geçen bir öneme sahip oldu. Yine devletin desteğiyle geliştirilen özel okullar nitelikli eğitimin merkezi haline gelirken kamuya ait okullar ikinci sınıf kalitede eğitim veren kurumlar haline getirilecek.

4+4+4 kademeli eğitim modeli ile birlikte zaten zor şartlarda okula gidebilen emekçi yoksul halk çocukları uzun bir eğitim sürecinin en başında eğitimden kopartılarak mesleğe yönlendirme adı altında ucuz işgücü olmaya yönlendirilecek.

Okulların Dönüştürülmesi Yeni Sorunlar Doğuruyor
Oldu bitti ile çıkartılıp uygulamaya konulan 4+4+4 ile birçok okul dönüştürüldü. Bu dönem, binlerce çocuk karnesini aldığı okuluna geri dönemeyecek, arkadaşlarından-öğretmenlerinden ayrılmak zorunda kalacak; binlerce öğretmen hangi okulda görevine devam edeceğini, görevine devam edebilip edemeyeceğini dahi bilmiyor.

Okul dönüşümleriyle birlikte zaten kalabalık olan sınıf mevcutları daha da kalabalıklaşacak. Çocuklar mahallelerindeki okullara gitmek yerine daha uzaktaki okullara servisle gitmek zorunda kalacak. Böylece sosyal çevrelerinden ve ilişkilerinden de kopartılacaklar. Aynı zamanda servis hizmetinin gündeme gelmesiyle birlikte ailelerin bütçelerine ek yük binecek.

Öte yandan servis hizmetinin yaygınlaştırılması, bir bakıma zorunlulaştırılması yoluyla da belli birtakım çevreler için yeni bir sermaye birikimi süreci de yaratılmak isteniyor.

72 Ay Öncesi Çocuklar İlkokula Değil Anaokuluna, Raporla Değil Boykotla
Daha önce okula başlama yaşı 72 ay iken 4+4+4 ile bu 60-66 ay olarak belirlendi. Yasaya göre, 60-66 aylık çocuklar velilerin isteğine bağlı olarak, 66 aylık çocuklar ise zorunlu olarak ilköğretime başlayacak. Oysa 5 yaşındaki çocukların ilkokula değil anaokuluna gitmesi gerekir.

Çocukların öğrenme için mantıklı düşünmesi 6 yaşından sonra başlar. 5 yaşındaki çocukların dikkat süreleri ise kısadır, dikkatlerini 40 dakika boyunca derse vermeleri mümkün değil. Ayrıca 5 yaşındaki çocuklar kendilerinden iki yaş büyük çocuklarla aynı sınıflarda olacak. Çocukların, yaşlarına uygun olmayan fiziksel özelliklere sahip okul ortamında, sıra-masa düzeninde kendilerine uygun olmayan bir içeriğe sahip müfredatla eğitim görecek olması da olumsuz bir durum. Bunun sonucunda da ortaya çıkacak öğrenme güçlükleri çocuğun yetersizliğine bağlanacak ve bu durumdaki çocuklar, eğitim hayatlarının en başından itibaren yetersiz, yeteneksiz vs. olarak damgalanarak sistemin dışına itilecekler.

5 yaşındaki çocukların okula başlaması ile gelişimleri olumsuz yönde etkilenecek; bu durum, çocukların eğitimden soğumalarına neden olacak. O yüzden 5 yaşındaki çocuklar ilkokula değil, anaokuluna gönderilmeli; çocukların eğitime hazırlık süreci böylece tamamlamalıdır.

Öte yandan okulöncesi eğitim formasyonuna sahip olmayan sınıf öğretmenleri küçük yaştaki çocuklarla ilgilenmek zorunda kalacak, kuvvetle muhtemel çocukların ihtiyaçlarını ve sıkıntılarını gidermede sorun yaşayacaklar ve bu da küçük yaştaki çocukların eğitim sürecine olumsuz olarak yansıyacaktır.

66-72 ay aralığındaki çocuklar için gündeme getirilen doktor raporu ise AKP’nin eğitim alanında ortaya çıkardığı problemi sağlık alanının sorunu haline getirerek çözme çabasının ürünü. Bu yaş aralığındaki çocukların ilkokul disiplinine giremeyeceği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmışken bunun için doktor raporu olmaya gerek yoktur. Ayrıca farklı türlerde verilecek raporlar, çocukların yok yere damgalanmasına neden olabilir, bu da çocuğun yaşamını büyük ölçüde olumsuz yönde etkiler.

Bu nedenlerle, 60-72 ay aralığındaki çocuklar, bilimsel araştırmaların da gösterdiği gibi anaokuluna ‘raporsuz’ gönderilmelidir.

Kalabalık Sınıflarla Yaratılan Yeni Kar Alanları
Her yıl ortalama 1 milyon 200 bin çocuk ilkokula başlarken, bu yıl otomatik kaydı yapılan öğrenci sayısı 2 milyon 300 bini geçkin. 2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı’nda 1. sınıfa başlayacak çocukların sayısının iki katına çıkması, sınıf mevcutlarını ortalama 70-80’e çıkaracak. Bu durum özellikle okulöncesi çağda olmasına rağmen, ilkokula yeni başlatılacak olan öğrenciler ve öğretmenler için birçok sorun ortaya çıkaracak.

AKP ise kalabalık sınıflara kısa dönemli çözüm yolları arıyor. En son, İstanbul Valisi yaptığı açıklamada, kalabalık sınıf sorununu okul bahçesine yerleştirilecek prefabrik okullarla çözeceklerini dile getirdi. Prefabrik okulların hangi özelliklerle, kimlere yaptırılacağı düşünüldüğünde, kalabalık sınıflar sorununun nasıl da kar sebebine dönüşebileceği görülüyor.

Yasa ile yaratılan mağduriyetin uzun dönemli ‘çözümünün’ ise kamu özel ortaklığı ile kurulacak okullardan geçecek olması, yeni okulların daha hızlı kar etmesine, daha çok özel şirketin eğitim alanında söz sahibi olmasına neden olacak.

4+4+4 eğitim sistemi ile ortaya çıkan kalabalık sınıf sorunu, velilerin birinci dereceden çözmek istediği sorun olacak. Bu nedenle de birçok veli, bütçesini denkleştirip çocuklarını özel okullara göndermeye çalışacak. “4+4+4 çocuğunuzu mağdur etmesin” reklamlarıyla billboardları ‘süsleyen’ özel okullarda yaşanan patlama da bu sektördeki büyümenin boyutlarını gösteriyor.

Dersler Bir Süre Boş Geçecek
4+4+4 eğitim sistemi nedeniyle birçok öğretmen okulundan sürgün edildi, birçoğu ise norm fazlası oldu. Norm fazlası olup tayin isteyen öğretmenlerden il içi tayini olanın il dışı tayin isteme hakkı kaldırıldı, norm açıkları sadece 10 ille sınırlı açıklandı. İl içi ve il dışı atamaları ise norm fazlalığı sorununu çözmek bir yana sorunlara yenilerini ekledi. Hala binlerce öğretmen nerede, nasıl görev yapacağını bilmiyor. Ayrıca norm açıklarının 10 ille sınırlı açıklanması nedeniyle, eş durumu, sağlık vb. nedenlerle özür grubu ataması bekleyen binlerce öğretmen de 4+4+4’ün mağduru oldu.

4+4+4 ile artan ders saatleri nedeniyle de özellikle branş derslerindeki öğretmen ihtiyacı da artıyor. Tüm bu karmaşa göz önünde alındığında, derslerin bir süre boş geçeceği de açıkça görülebiliyor.

Zorunlu+Seçmeli Din Dersi Ayrımcılığa Neden Olacak
12 Eylül askeri faşist darbesinin ürünü olan zorunlu din dersleri 4+4+4 ile de sürdürülüyor. Toplumun pek çok kesiminden gelmekte olan bu uygulamanın kaldırılması yönündeki talepleri dikkate almayan AKP, buna bir de seçmeli din derslerini ekledi. Böylece imam hatiplerin önünün açılması ile yetinilmiyor, eğitim sistemi bütünüyle dinselleştiriliyor.

Oysa seçmeli olarak sunulan din dersleri okullarda seçmeli olmaktan çıkıp zorunluluğa dönüşecek; bu dersleri seçen ve seçmeyen öğrenciler arasında bir ayrışma/kutuplaşma ortaya çıkacak.

Çocuk İşçilik ve Okuldan Kopuşlar Artacak
4+4+4 çocuk işçiliğin yaygınlaşmasına neden olacak. Bu sistemde ilk dört yıllık eğitimin ardından mesleğe yönlendirme adı altında fiili olarak eğitim süreci tamamlanacaktır.

Böylece çocuk işçilik artacak, sermayenin ucuz işgücü ihtiyacı bu yolla karşılanacak. AKP’nin emek alanına yönelik düzenlemeleri de buna paralel. Son düzenlemelerle birlikte işyerleri sınırsız sayıda stajyer çalıştırabilecek. Bu da stajyerlik adı altında çocukların daha fazla sömürülmesi anlamına gelecek. Yine ağır ve tehlikeli işlerde 16 olan çalışma alt yaş sınırı da kaldırıldı.

4+4+4 ile getirilen çocuk emeği sömürüsünün bu yasa ile desteklenecek olması hem çocukların güvenceli yaşama hakkından bütünüyle mahrum bırakılacağını hem de yasanın temelinde sermayenin ucuz işgücü ihtiyacının yer aldığını gösteriyor.

İlk Sınav 9 Yaşında
Yeni eğitim sistemiyle ilk dört yıllık eğitimini tamamlamış 9 yaşındaki çocuk, ikinci dört yıllık eğitimi için farklı eğitim programlarını tercih edebilecek. Oysa eğitim hayatının henüz başında olan çocuk, bu döneminde henüz ilgi ve yeteneklerini keşfedememiştir. Bu durum, çocuğun geleceği ile ilgili sağlıklı kararlar almasının en büyük engelini oluşturuyor. Dolayısıyla, 4+4+4 ile dolaylı yoldan çocuğun geleceğini belirleme hakkı elinden alınıyor, ailesine teslim ediliyor.

Farklı türde okul programlarının 9 yaşında seçilecek olması, ilk dört yıllık kademenin ardından çocukların 9 yaşında eleme sınavı ile karşılaşacağını da gösteriyor. Bu sınava yönelik hazırlıklar da sınav odaklı eğitimin sonucu olarak ortaya çıkan dershaneler aracılığıyla yapılacak.

Böylece Başbakan’ın dile getirdiğinin aksine dershanelerin eğitimdeki ağırlığı artacak, velilerin cebinden yaptığı eğitim harcamaları çoğalacaktır. Kuşkusuz bu süreç sonucunda dershaneye gidemeyen öğrenciler dezavantajlı konuma düşecek; emekçi halk çocuklarına yeteneğe uygun eğitimin verildiği okulların kapıları kapatılacak.

Ayrıca sınav odaklı eğitim sistemiyle bu kadar erken yaşta karşılaşacak çocuk ise sınavın gereklerine uygun yetiştirilecektir. Henüz oyun çağının içinde olan çocuğun yaşamının belirleyicisinin sınav sistemi olarak değişmesi, çocuğun gelişiminde birçok olumsuzluğu da beraberinde getirecektir. Çocuğun ‘rekabet’ ile bu denli erken yaştaki tanışıklığı, dayanışma, paylaşım duygularının yerini rekabetin, yarışın almasına neden olacaktır.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome