ABD Kaldığı Yerden Devam Ediyor

8 Kasım 2012 Perşembe

ABD seçimleri yine büyük bir gösteriye dönüştürüldü. Obama’nın ikince kez ABD Başkanı seçilmesiyle sonuçlanan seçim süreci ve sonrasında pek çok tartışma da yaşandı.


Obama ve Romney arasında olanca yapaylığıyla seyreden şovlardaki atışmalar üzerinden ABD politikasına yönelik iki çizgi tartışması etrafında bir saflaşma noktası oluşturulmaya çalışıldı.Obama’nın ilk seçimi öncesinde Bush ile karşı karşı kaldığında, yalnızca ABD’yi değil Irak savaşına karşı çıkan pek çok kesiminde ‘yeni küresel umut’ olarak sunduğu Obama bu kez de Romney’le arasındaki ince farklar çerçevesinde öne çıkarıldı. Halen Obama’yı dışlanmışların sesi ve Ortadoğu’da barışın temsilcisi olarak şaşkınlar hiç de az değil!


Geçtiğimiz dönemde, ABD politikası temelde olarak Bush ile birlikte sürdürülen tek taraflı askeri işgal ve müdahaleye dayalı politikadan ittifaklar çerçevesindeki dolaylı müdahaleye bir geçiş süreci içerisine girerken Obama bunun aktörü olarak öne çıkarılmıştı. Obama, Başkanlığının birinci döneminde bu politikaları hayata geçirdi. Özellikle Ortadoğu’ya yönelik yeni bir müdahale stratejisi içerisine girerken, Batı ile ittifakı temelinde bölgesel alt ittifaklar ve içerden harekete geçirdiği işbirlikçi güçler temelinde bir müdahale politikası sürdürdü. Obama, seçimler öncesinde bu politikaları tekrar ederken Romney de kimi daha sert politika önerileri yapmakla birlikte bu çerçeveye sadık kaldı.

Yeni Dönem ABD Politikası
Seçimlerden çok önce, ABD’nin 4 yıllık yeni politikası ‘Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde zaten ilan edilmişti. Bu belgenin temeli ABD’nin yaşadığı ekonomik krizle birlikte girilen yeni dönem içinde gücünü yeniden toparlayarak 21. Yüzyılda küresel egemenliğinin sürdürme yönündeki bir geçiş dönemi stratejisi ortaya konuluyor.

Bu stratejinin temel noktalarından birisi, ABD’nin tek başına sürdürdüğü müdahalelerin yerine soğuk savaş sonrası oluşan ittifaka yapılan gönderme ile Batı ile ittifakın yeni stratejisi dahilinde güncellenmesidir. İkincisi ise ABD’nin zayıflayan hegemonyası karşısında özellikle ekonomik anlamda güçlenerek dünyanın yeni hegemonya merkezi olması hususunda tartışmaların da başladığı Çin merkezli blokla kurulacak ilişkiler. ABD, Rusya, Çin ve Hindistan’ın dünyadaki güç dengeleri içerisinde öne çıkmış olmasını belirledikten sonra bu güçlerin de ittifakın parçası kılınması gerekliliğini vurguluyor. Ancak en temel nokta ise yeni hedef olarak Asya-Pasifik bölgesinin belirlenmiş olmasıdır. Bir yandan bu güçlerle çatışmacı olmayan bir politika önerilirken öte yandan da bu güçlerle düşük yoğunluklu bir savaşın parçası olarak sınırlama, çevreleme politikası öne çekiliyor.

ABD’nin yeni politikasında Ortadoğu ise ikinci plana düşmüş görünmekle birlikte buradaki değişikliğin temel noktası doğrudan ABD müdahalesine dayanan politikanın yerine bugün Suriye’de uygulanan şekilde bölgesel alt işbirlikçi ittifaklar ile yerel işbirlikçiler eliyle müdahalelerin sürdürülmesi  planlanıyor. Obama yeni dönemde işte bu politikaları hayata geçirmeye çalışarak, ABD’nin zayıflamaya başlayan hegemonyasını sürekli kılma noktasında bir geçiş döneminin sürdürücüsü olacak.

Suriye’de Yeni Adım Hazırlığı
ABD seçimlerinin ardından ilk gündemde Suriye var. Seçim süreci devam ederken, H.Clinton’un Suriye Ulusal Konseyi’ni tartışmaya açıp yeni bir birlik oluşturulması ihtiyacının altını çizmesi ile birlikte yeni politika zaten gündeme gelmişti. Önümüzdeki günlerde öncelikle bu tür girişimler gerçekleştirilerek iç savaş güçlerinin parçalılığı ortadan kaldırılmaya çalışılacak. ABD böylece hem kendi belirlediği sınırların dışına çıkan iç savaş güçlerini kendi çizgisine çekecek hem de yeni bir geçiş dönemi programı ortaya koyarak Suriye’de rejimin değiştirilmesi noktasında yeni bir adımı daha gündeme getirecek.

ABD seçimlerinin sonrasında gündeme gelebileceği düşünülen askeri bir müdahalenin ile kısa vadede halen mümkün olmadığı görülüyor. Bu tür çabalar Suriye’de iç dengeler iç savaş güçleri lehine önemli ölçüde değiştirilmeden sonuç alınmayacağını ortaya koydu. O yüzden ABD öncelikle bir içeriye çeki düzen vermek, hem yerel işbirlikçileri hem de Türkiye’nin de içinde olduğu bölgesel alt ittifakı bu çizgi etrafında yeniden konumlandırarak hizalandıracak.

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na Herkes Sırada
ABD seçimlerinin ardından Obama’ya kutlama yarışını da yapıldı. Abdullah Gül ve RTE'nin mesajlarının içeriği ‘stratejik ortaklığın’ sürdürülmesi ile Suriye konusundaki beklentilere odaklandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da kutlama mesajı ise daha çok gelecek için iktidar vizesinin kapısının aralanmasına üzerine odaklanmış görünüyor. Kılıçdaroğlu, gelecekteki iktidar CHP olarak ABD ile sağlıklı ve güçlü ilişkiler içinde olmayı arzuladıklarını ifade eden mesajında Obama’nın dünya barışına katkı sunması dilediğinde bulundu.

Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome