ABD ve Taşeronu Masada Adı Üzerinde Operasyonal Mekanizma

23 Ağustos 2012 Perşembe

H.Clinton’un Türkiye gezisinin sonuçları ortaya çıkmaya başladı.


Bunlardan birisi olarak ABD ve Türkiye’nin ortak oluşturduğu ‘operasyonel mekanizma’ toplantısının ilki bugün gerçekleşiyor. Bu masa etrafında siyasi, askeri ve istihbarat çalışma gruplarının bulunacak, hedef ise –adı üzerinde- operasyon.

Suriye’ye dönük aylardır sürdürülen örtük operasyon ve müdahaleler sürecinin açık operasyon ve müdahale sürecine geçiş adımlarını hazırlayan ABD, bunun adımlarından birisi olarak Türkiye ile ortak ‘operasyonel mekanizma’ oluşturdu.

Suriye’ye yönelik örtülü emperyalist müdahalenin gizli üssü haline getirilen Türkiye, açık müdahale ve işgalin de kapısı olarak işlevlendirilmeye çalışılıyor. Suriye ile gerginliğin giderek hızlanması, Türkiye’nin iç savaşın parçası haline gelmesinin sonucu her tür olumsuzluğunun kaynağının Suriye’de aranması olası bir müdahalenin meşruluk zeminini oluşturma çabası olarak görülebilir.

AKP için de krizle boğulmuş dış politikasının içerde de giderek derinleşen bir krize yol açmasının önüne geçmesi için Suriye’de bir an önce sonucu alacak hamleler yapılmasına gönüllü hatta müdahaleyi kuvvetle çağıran ülke konumunda. Bu çaresizlik içerisinde Türkiye muhtemel bir müdahale sürecinin başlangıç noktası olmaya adaydır.

Operasyonel Mekanizmanın Gündeminde Neler Var?
Toplantının gerekçelerinden birisi olarak sınır güvenliğinin sağlanarak, bu alanda PKK ve El-Kaide etkinliklerinin önlenmesi, gösteriliyor.

Öne sürülen bu gerekçe bir yana El-Kaide’yi sınırın iki yanında da etkin kılan, gizli üslerinde barındıran iktidar şimdi El-Kaide’yi işaret ederek, Esat’tan sonra müdahale için ikinci kötülük kaynağı da bulmuş oluyor!

Türkiye için BM güvencesi altında bir tür müdahale kanalının açılmasının en önemli yanı kuşkusuz, Suriye’de oluşan Kürdistan özerk bölgesine yönelik bir kontrol sistemi içerisinde inisiyatif alma çabasıdır. Daha önce, özerklik ilanı karşısında ‘müdahale ederiz’ çıkışı yapan, ancak sonrasında ABD’nin, Suriye sınırına yığılan tanklarla ilgili olarak ‘ileri gitmeyin’ uyarısı ve yine aynı şekilde Suriye’de ‘otonomlara izin vermeyeceklerini’ açıklayan dengeleyici tutumu sonrasında, Davutoğlu Kuzey Irak benzeri bir yapıya ‘evet diyebileceklerini’ söyleyerek hem ayarı aldığını hem de mecburi istikameti kabul ettiklerini ilan etmişti. AKP, Suriye’nin içinde oluşturulacak tampon bölge ile bu alanda inisiyatif kazanmaya çalışıyor. Böylece olası bir Esat sonrası geçiş dönemi içinde de etkili olmanın yollarını arıyor.

Müdahalenin Önünü Açacak İlk Operasyon Hazırlığı

Operasyonel Mekanizmanın asıl amacı ise Suriye’de rejim değişikliğini mümkün kılacak şekilde ilk operasyonun gerçekleşmesi. Türkiye’nin bunun içindeki kimi beklentileri bir yana, asıl mesele artık bir pat durumunda seyreden dengeyi değiştirecek adımı atmak. Bunun için de masada olan operasyon ‘insani yardım hattı’ ya da ‘özel güvenlikli bölge/tampon bölge’ oluşturmaktır. Özel Güvenlikli Alan neden ihtiyaç duyuluyor ve sonuçları ne olacak konusunda sitemizde yer alan analiz için tıklayın.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome