AKP’den Güvencesiz Çalışmayı Arttırma Stratejisi

29 Ekim 2012 Pazartesi

İşsizlik üreten neoliberal politikalar ile sürekli büyüyen işsizlik sorunu bugün istihdamın yeniden biçimlendirilmesi ile yönetilmeye çalışılıyor.


AKP hükümetinin "İşsizlikle mücadele" olarak kamuoyuna duyurduğu, "İstihdam Arttırma" başlıkları ile taçlandırdığı stratejisi bugün işsizliğin bir tehdit olarak kullanılması ile emekçilerin daha sert sömürü koşullarına maruz kalmasını hedefliyor.


AKP Politikaları İşsizlik Üretiyor
Her ne kadar TÜİK hesaplamaları ile işsizliğin düşürüldüğüne dair bilgiler kamuoyunda paylaşılsa da, bugün işsizlik sorunun yapısal niteliğini koruyarak Türkiye'de giderek derinleştiği izlenmektedir.  

AKP'den önce işsizlik oranı yüzde 7 seviyelerindeyken bugün neoliberal politikaların daha yoğun uygulanması ile yüzde 10'lara çıkmıştır. 2008 krizi sonrası 2009 yılında bir anda yüzde 14'leri aşan işsizlik oranı, bir kez daha göstermiştir ki kriz anlarında ilk bedel ödetilen emekçiler olmaktadır. Bu durum ise bugün daha da yaygın bir hale getirilmesi hedeflenen sendikasızlaştırma operasyonun bir sonucu olarak kendini göstermektedir.

Sahte sendikalar yasasının hayata geçirilmesine karşılık "grevli toplu sözleşme" diye hakkını arayan emekçilere karşı otoriter ve inkarcı tutumu,  bugün de sürdürdüğü zihniyetle 6 milyon işçiyi resmen güvencesizleştirecek olan Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanu taslağını hayata geçirmedeki ısrarı, AKP hükümetinin sendikalar üzerinde baskı mekanizmasını sertleştirerek örgütlü mücadelenin yollarını tıkamak üzerine kurduğu "işsizlikle mücadele" programını da deşifre etmektedir. 

AKP'nin Projesinde Ne Var?
Ulusal istihdam Stratejisi ile işgücündeki stratejik planlarını ortaya koyan AKP hükümeti, bu stratejileri hızla hayata geçirme kararı aldı.

''İstihdamın Artırılması'' başlıklı bölümde de açıkça görüleceği gibi, Ulusal İstihdam Stratejisinin ana metnini güvencesiz istihdam oluşturmakta.

İş güvencesinin düzenlendiği, çalışma saatleri ve ücretlendirme gibi düzenlemeleri içeren 4857 sayılı İş Yasası'nın daha esnek çalışma biçimleri ile düzenlenmesine yönelik bir amaç içinde hazırlanan Ulusal İstihdam Stratejisi, genel kapsamı bakımından işveren üzerindeki işgücü maliyetlerinin düşürülmesini hedeflemektedir.

Türkiye'de emek-gücü piyasalarını "katı" olarak tanımlayan bu çalışma, varolan işsizlik sorununda da bu "katı"lığı baş etmen olarak tarif etmektedir. "Ücret-dışı işgücü maliyetinin yüksekliği" nedeni ile bugün "işverenler üzerindeki bu ağır maliyetlerin istihdamın önündeki en büyük engellerden" biri olduğu yanılsaması altında bu maliyetlerin düşürülmesini önermektedir.

*Güvencesiz Çalışma

Güvencesiz çalışma biçimi veya diğer ifadeler ile literatürde kuralsız, standart-dışı ve eğreti istihdam adı ile tanımlı bulunan çalışma biçimi, geçici ve düzensiz bir şekli de merkezinde barındırarak yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Güvencesiz istihdam, iş kaybı tehlikesini, sendikasızlaşmayı, koruyucu düzenlemelerden yoksun kalmayı ve düşük ücreti beraberinde getirmektedir.

1-  Esnek Çalışma
Uzun süredir üzerinde çalışılan, sermaye kesiminin de hayata geçirilmesi için yoğun baskı kurduğu istihdamın esnekleşmesine ilişkin yeni düzenleme, işverene birçok yetki tanımlarken, işçinin ise daha sert bir sömürüye maruz kalmasına neden olmaktadır.

Bugünkü mevcut sistemde çalışma süresi haftada yaklaşık 45 saattir. Fazla mesailer ile birlikte hesaplandığında bu rakam yaklaşık 54 saate çıkabilmektedir. Bugün bu mevcut göstergeler ile Türkiye, dünya genelinde en uzun mesailerin görüldüğü 14. ülke sıralamasında yerini almakta.

Yine bugün Türkiye yıllık ücretli izinler, hastalık izinleri, haftalık mesai saatleri ve fazla mesai süreleri ile işçilere en zor hatta insani sınırları zorlayan çalışma koşullarının dayatıldığı ülkeler arasında. İzin hakkının en sınırlı uygulandığı, ücretli izinlerin veya hastalık gibi nedenlerden doğan izinlerin en asgari ölçüde verildiği ülkelerin başında gelmektedir.

Çalışma koşulları bir işçinin sağlıklı bir yaşam kurması için yeterli değildir. Bugün iş cinayetleri bir felaket seviyesinde can almaya devam ederken, sağlıklı ve güvenli çalışmanın bir “maliyet” unsuru olarak görüldüğü bir zihniyette bilinçli alınmayan önlemler, artık neredeyse günde 4 işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. AKP hükümeti ise bu cinayetlere “kader” deyip geçiyor. Göstermelik tasarlanan yasalar ile işçilerin sağlığı ve güvenliği uzman olmayan “uzmanların” eline bırakılıyor, yetmezmiş gibi bu alanda piyasaya açılıp ticarileştiriliyor.
Yeni düzenleme ile artık işveren işçinin çalışma saatlerini “keyfi” olarak belirleyebileceği gibi, fazla mesai vermeden işçiyi daha uzun mesailerde çalıştırabilecektir.

Oluşturulan raporda geleceğin iş alanının hizmetler sektöründe olacağının altı çizilirken, istihdamda yeni oluşturulacak biçimin bu alanlarda ve oluşturulan “yeni” koşullarda şekillenmesi amaçlanmaktadır.

2- Kayıt Dışılık ile Mücadele Yalanı

Türkiye'de yaratılan istihdam yaratmayan ve rant ekonomisine dayalı büyüme eğiliminde başta inşaat ve turizm bağlantılı hizmetler sektörü lokomotif konumuna getirilirken, bu alanlarda yaratılan istihdam da yeni stratejiye uygun "güvencesiz ve olabildiğince esnek" olmaktadır. Bu sektörler uygulanan teşvik paketleri ve yaratılan cazibeler ile hükümet eli ile desteklenirken, ironik bir biçimde kayıt dışılık ile mücadele sözleri verilmektedir. Oysa UİS'te de bu sektörlerin en yoğun kayıt dışı istihdama uygun olduğu şu ifadeler ile labul edilmektedir; "inşaat, toptan/perakende ticaret, otel ve lokantacılık ile ulaştırma sektörlerinde kayıtdışılık yaygındır. Ayrıca, gençler, yaşlılar ve eğitim seviyesi düşük olanlar arasında kayıt dışı çalışma oranı artmaktadır.”

Türkiye'de bugün kayıt dışı çalıştırılanların oranı yüzde 50'ye yaklaşmakta iken, bu sorunun çözümünün emek piyasalarının esnekleştirilmesinden geçeceği tezi savunulmaktadır. Nitekim bilimsel olarak da aralarında ters bir orantı olduğu tarım sektöründe kendini açığa çıkarmaktadır. Bugün tarım sektöründe güvencesi olmadan, sosyal güvenlikten yoksun çalışanların oranı yüzde 85'lerdedir. UİS'te de belirtildiği gibi kayıt dışı çalıştırmada da en yüksek oranların görüldüğü sektörlerden biri yine tarımdır. Dolayısı ile esnek istihdam yönünde bir "süsleme" olarak öne koydukları "kayıt dışılık" ile mücadele tezi, metinin kendi içeriği ile bile kendini çürütmektedir.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome