Amerika'daki Dinsel ve Toplumsal Krizlerin Siyasi Sonuçları Üzerine - James Petras

25 Aralık 2012 Salı

Gittikçe çoğalan kitlelerin akılcılığı benimseyerek dinlerden uzaklaşmaları özellikle orta sınıf için yaşam standartlarının düşüşü ve emperyalist savaşlar nedeniyle artan masraflar (maddi ve manevi) ile açıklanabilir.


Giriş
21.yüzyılın, uzatmaları ile birlikte, ilk on yılı (2000-2012) derin ekonomik ve toplumsal krizlerin sürekli nüksettiği, birbirini izleyen daimi savaşların yaşandığı ve Amerikan halkının büyük çoğunluğunun yaşam standardının düştüğü bir dönem oldu. Peki, insanlar bu krizlere nasıl tepki gösterdi? Tarafsız egemen sınıfları dönüştürecek geniş kapsamlı ve uzun soluklu toplumsal-siyasal hareketler bu süreçte ortaya çıkmadı. “Wall Street İşgalleri” en zengin %1’lik kesim için kısa bir süreliğine tehdit olmayı başardı ancak sonrasında etkisini kaybetti.

Yoksulluktan kurtulamayan insanlar sorularının cevaplarını teselli edici dinde buldular; dine ve dindarlığa sığınmayı tercih ettiler. Bu makalede ne Karl Marks savunduğu üzere “din halkların afyonudur” sözünde somutlaşan, dinin nasıl afyon işlevi gördüğü desteklenecek ne de gittikçe yoksullaşan, düşük ücretler karşılığı çalışan, işsizlikle boğuşmak zorunda kalan veya iş bulabildikleri için şanslı sayılan alt sınıfa düşmeye aday orta sınıfa mensup kesimin sorunlarına somut çözümler üretemeyen dini inanışların ve kurumların etki alanlarının zayıflaması sonucu krizden etkilendikleri savunulacak. Başka bir deyişle günümüzde büyük dinler mevcut ekonomik krizin ve bitmez tükenmez savaşların etkisiyle genişleme olanağı mı buluyorlar yoksa Amerika Birleşik Devletleri’nin gerileme döneminde çöküşün bir parçasını mı oluşturuyorlar?

2008 verilerine göre yetişkin kesimin %76’sını oluşturan 173.402 milyon mensubuyla Hıristiyanlık en büyük dini grup. Yahudilik, 2.680 milyonla yetişkin nüfusun %1,2’sini oluşturarak dinler sıralamasında ikinci sırada geliyor. Doğu dinleri 1.961 milyon inananı ile nüfusun %9’unu oluşturuyor. Müslümanlar ise 1.349 milyonla yetişkin nüfusun %6’sını oluşturuyorlar. Kendini “dinsiz” olarak tanımlayan 34.169 milyon yetişkin toplumun %15’ini kapsıyorlar ve Hıristiyanlıktan sonra ikinci sırada geliyorlar. 



Buradaki veriler kendini Hıristiyan olarak tanımlayan yetişkin oranının 1990-2008 yılları arasında %86,2’den %76’ya düştüğünü gösteriyor. Yahudilerin ise yetişkin nüfus içerisindeki oranları 1990 senesinde %1,8 iken 2008 senesinde bu oran %1,2’ye gerilemiş. Doğu Dinleri mensuplarında ise artış var. 1990 yılında oranları %0,4 iken bu oran 2008 senesinde %0,9’a yükseliyor. Aynı şekilde Müslüman nüfusun yetişkinler içindeki oranı da %0,3 iken %0,6 oluyor. Kendini “dinsiz” olarak tanımlayan yetişkinlerin oranı 1990 senesinde %8,2; 2008 senesinde ise bu oran %15’e yükseliyor.    

Hıristiyanlık ile Yahudilik mensuplarının yetişkin nüfustaki oranları azalıyor; öte taraftan sayısal değerlere bakıldığında ciddi bir farklılık söz konusu. 1990 ile 2008 yılları arasında Hıristiyanların sayısı 2.218 milyon artarken Yahudilerin sayısı 457.000 düşmüş. Yani bu durumda Yahudilik gerileme dönemi kapsamında sayılabilecek tek inanış olarak kalıyor. 

Tabloya bakıldığında, Doğu dinlerine inananlar ile Müslümanların toplam sayısı Yahudilik mensuplarından 630.000 kişi ve %30 fazla görünüyor. Bugün ABD’de Müslüman, Budist ve Hindular nüfusun %1,5’ine karşılık gelirken bu oran Yahudilerde %1,2. Hıristiyanlar ile “dinsizler” arasındaki fark ABD’deki yetişkinler arasında son 20 senede azaldı. 1990 senesinde oranlar %86,2’ye %8,2’ iken 2008 senesinde %76’ya %15’e geriledi. Hıristiyanlar arasındaki en büyük gerileme 1998-2008 arasında, 32,8 milyondan 29,4 milyona, “anayol protestan kiliseleri” (Metodizm, Lutheryanizm, Presbiteryen, Piskoposluk/Anglikan ve Mesih’in Birleşik Kilisesi) arasında ve “mezhebini belirtmemiş Protestanlarda”, 17 milyondan 5,2 milyona, yaşandı. 1990-2008 yıllarında Hıristiyanlar arasında en büyük artışlar “mezhebi bulunmayanlar Hıristiyanlar” (194,000’den 8,03 milyona), “mezhebini belirtmemiş Hıristiyanlar” (8,1 milyondan 16,4 milyona) ve Pentekost (5,7 milyondan 7,9 milyona) oranlarında görülüyor. Katolikler ile Kalvenizm mensuplarının sayılarında da artış var ancak yüzdelik dilimdeki oranları değişmiyor.

Siyasi-Ekonomik Bağlamda Dinsel Yönelimlerin Analizi
Araştırmacı ve uzmanların ekonomik bunalım ile “teselli olarak din” konusundaki görüşlerinin aksine ekonomik kriz dinsel aidiyetlikte veya kimliklerde herhangi bir değişikliğe sebep olmadı. Anayol kiliseleri ile sinagoglar, kriz döneminde Mortgage hacizlerinin ödenmesi, iflaslar, işsizlik, mal varlıklarının kaybedilmesi, emeklilik ve birikim sorunlarına çözüm üretemedikte zayıf kaldıkları için mensuplarına cazip görünemeyerek onları kendilerine bağlayamadılar. Yine bazı uzmanların aksine uhrevi-vahiysel Pentekostal, Esansiyel, Yeniden Doğuş Kiliseleri sayısal olarak arttılar ancak yetişkin nüfustaki etki oranları son 20 senede pek değişmedi. (1990’da %3,5 iken 2008’de %4,4 oldu.)    

Krizlerle geçen son on yılın sonucu olarak bazı köklü değişiklikler meydana geldi. Öncelikle insanların kendilerini belirli dini kimliklere göre tanımlama yönelimleri zayıfladı. Dinsel belirsizlikler fazlalaştı; Amerikan yetişkinlerinden kendini “dinsiz” olarak tanımlayanların sayısında ve oranında ciddi artışlar oldu. 1998 ile 2008 yılları arasında her iki kategorideki yetişkin oranları %10,5’ten %20,2’ye, sayıları ise 18,34 milyondan 46 milyona yükseldi. Mevcut “dinsizlerin” önceden anayol Hıristiyanlarına veya Yahudiliğe mensup olduğu görülüyor.

Herhangi bir dine mensup olmayan yetişkinlerin oranının 1990-2008 yılları arasındaki artışı eğitim, kentleşme veya rasyonalizm etkisiyle açıklanamaz çünkü aradaki zamanda bu etkenler büyük oranda sabit kaldı. Bu zaman diliminde gelirlerinin azalması, eşitsizliğin çok büyük miktarda artması, bitmeyen savaşlar, siyasal ve ekonomik kurumların halkın gözünde itibarlarının sarsılması gibi nedenlerden dolayı insanlar arasında memnuniyetsizlik arttı. Bugün Amerikan halkının %78’i meclise ve bankalara özellikle de Wall Street’e olumsuz yaklaşıyor. Dinsel kurumlar ve inanışlar artık en iyi ihtimalle mevcut sorunlardan kopuk olarak algılanıyor; Amerikan yaşam standartları ile çalışma koşullarının düşmesinin suç ortakları olarak görülüyorlar. Amerikalılar arasında kendini “dinsiz” olarak tanımlayanların oranındaki %75’e yakın dramatik yükselişe rağmen bu kesimlerin bir kısmı hala Hıristiyanlığın farklı çeşitlerine inandıklarını belirtiyorlar.

Yahudilik içindeki krizler “anayol Hıristiyanları” kiliselerinde olduğundan çok daha şiddetlidir. Son 20 yılda yetişkin Yahudilerin sayısı %15 civarında azaldı, 450.000 Yahudi kendini bu şekilde tanımlamaktan vazgeçmiş durumda. Yahudiliğin siyasi-ekonomik olarak daralma nedenleri ile Hıristiyanlığınki arasında ortaklıklar bulunabilir ancak Yahudiliğe özgü sebepler de bulunuyor. Yahudi toplumunun %50’sinden fazlası sinagog dışında, Yahudi olmayanlarla evleniyor bu da “ayrılıklara” neden oluyor. Bir kısmı doğu dinleri veya Hıristiyanlık gibi başka dinlere geçiyor. Bazı yeni-muhafazakâr Yahudi hahamları “asimilasyonun” ile “soykırımın” aynı şey olduğunu avaz avaz bağırıyor. Çeşitli sebeplerden “dinsiz” veya seküler olmayı tercih edenler genellikle eskiden Yahudiliğe mensup olanlar arasından çıkıyor. Bunlardan bir kısmı Eski Ahit’in kanlı masalları ile Talmud kitabına ait kuralların modern akılcı fikirler ile uyuşmadığını düşünüyor. Siyasal değerlendirmeler de Yahudilerin kendilerini yeniden tanımlamaları sürecini hızlandırdı: İsrail ile Yahudilik dininin kurumları iç içe geçince ve İsrail’in savaş suçları mutlak surette desteklenip bayrakla taçlandırılınca cemaatin bir kısmı bu kurumlardan uzaklaştı ve Siyonist bağlantılı, İsrail yanlısı dini ağlarla mücadele etmek yerine “emekliliği” seçti.

Sonuç
Dinsel krizler, inançlar ve kurumsal bağlarına yönelik ilginin zayıflaması ABD kurumlarının ahlaki çöküntüsü ve yaşam standartlarının hızla düşmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Hıristiyanlar için gerileme istikrarlı şekilde devam ediyor, Yahudiler içinse süreç derinden ve daha hızlı işliyor. Ufukta “alternatif bir din” görünmüyor. Daha tutucu Hıristiyan gruplar sürece politikleşerek karşılık verdiler ve Çay Partisi gibi daha radikal gruplar etrafında toplanmayı seçtiler. Bu gruplar toplumsal adaletsizliği iyileştirdiği gerekçesiyle kamusal harcamaları şeytanlaştırıyorlar veya İsrail destekçisi İslamofobik hareketlere dâhil oluyorlar. Bunların sonucunda da elbette Yahudilikten vazgeçenlerin sayısında artış görülüyor. 

Dini olmayan veya seküler yetişkin nüfus şu anda tamamen farklı gruplar halinde ancak muhafazakârlara karşı sosyoekonomik ve sınıfsal çıkarlarda birleşmiş, açıktan ve örgütlü bir programla yanıt üretmeleri gerekiyor. “Din olmayan” tanımı bize alternatifin ne olabileceğine dair pek bir fikir vermiyor. Bir dine mensup olanların sayılarındaki daralmanın farklı sonuçları olabilir: bazı durumlarda “dindarları cemaatte tutmaya” dayalı doktrinlerin ve örgütlenme yapılarının işi zorlaşabilir. Başka bir sonuç olarak insanların siyasallaşma sürecini, genellikle radikal sağa doğru, hızlandırabilir. Hıristiyanlar için sonuç İncil’e daha sıkı bağlanmaları ve evrim karşıtı tartışmalarda ısrarcı kalmaları olabilir. Yahudiler için ise sonuç azalan sayılarını mevcut topluluklarının bağlılıklarını arttırmaya yönelik çalışmalarla, daha fazla bağış toplayarak, lobicilikle, İsrail ile Siyonizm’e yönelik eleştirilere karşı cezalarla ve Filistinlilerden arındırılmış “Yahudi Devleti” için koşulsuz destek elde ederek telafi etmek olabilir. 

Gittikçe çoğalan kitlelerin akılcılığı benimseyerek dinlerden uzaklaşmaları özellikle orta sınıf için yaşam standartlarının düşüşü ve emperyalist savaşlar nedeniyle artan masraflar (maddi ve manevi) ile açıklanabilir. Dindar bireylerin bir kısmı bu hareketlerden etkilenecektir bir kısmı ise sekter siyasal nedenlerle bu hareketlere saldıracaktır. Ancak din dışı ahlak, siyasal krizlere karşı toplumsal hareketler için bireyleri birleştirdiği zaman siyasal topluluklar seküler ihtiyaçlar ve toplumsal etiğe dayanarak yeni bir toplum inşa etmek için temeller atabilir.   

*Muhalefet.org için çeviren, Feride Tekeli


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome