Diktatörlüğü Halk Muhalefeti Durdurabilir

5 Mayıs 2016 Perşembe

Erdoğan’ın ülkeyi kirli-karanlık iktidar ağına dayanarak fiili bir diktatörlük altında yönetmesine ve bunu şeriat-hilafet anayasası ile kurumsallaştırma çabalarına karşı halk muhalefetinin her gün her yerde aktif ve kararlı mücadelesini geliştirmek dışında bir yol yok.


Beklenen oldu. Erdoğan görüşmesi sonrasında Davutoğlu görevden el çektirildi. AKP’de Mayıs ayı sonunda olacağı varsayılan Olağanüstü Kongre süreci  Davutoğlu’nun yarın MYK toplantısı sonrasında yapacağı açıklama ile resmen başlayacak.  Kongre’nin muhtemel sonucu da şimdiden belli sayılır. Erdoğan, muhtemelen damadı Berat Albayrak ya da Binali Yıldırım ve  Bekir Bozdağ’dan birisini seçerek AKP Başkanını ve ülkenin Başbakanı atayacak ! Erdoğan’ın belirleyiciliği altında gelişen durumun kısa vadede görünen, tahmin edilebilir yanı bu.

***

Bugünkü tablo aynı zamanda ülkenin nasıl yönetildiğini de bir kez daha, çarpıcı bir biçimde gösterdi. Erdoğan, AKP’nin Başkanını ve Başbakanı, önce MKYK toplantısı ardından sanal ortamdaki Pelikan operasyonu ile değiştirdi. Şimdi yeni Başbakan’ı atamaya hazırlanıyor !  AKP ile birlikte Meclis’ten yargıya ülke Saray’ın denetimi altına alınarak, Erdoğan etrafında oluşturulmuş bir klik eliyle yönetiliyor. Erdoğan, bunu sekteye uğratabilecek her tür inisiyatifi ortadan kaldırmaya çalışıyor. Şimdiye kadar da bunu başardı. Davutoğlu da son kurban oldu. Erdoğan’ın kurduğu kirli ve karanlık iktidar ağının sürdürülebilmesi ancak, fiili diktatörlüğün anayasal bir düzen haline getirilmesi ile mümkün olabilecek. Erdoğan, bunun önünde engel oluşturabileceğini düşündüğü/gördüğü her şeyi ortadan kaldırarak, yeni bir taktik hamleyi adım adım hayata geçirmeye çalışıyor.  AKP Kongresi ve ardından muhtemel bir erken baskın seçimle Erdoğan Başkanlık yolunu açmaya çalışacak. Davutoğlu’nun tasfiyesi aynı zamanda Meclis grubundaki muhtemel çatlakları da tümüyle ortadan kaldıracak bir seçimi gündeme getirebilir. MHP’deki gelişmelerle birlikte, HDP’nin anayasa değişikliği ile siyaset dışına itilmesi sağlandıktan sonra, savaş ortamı içinde gerçekleşecek bir seçimle Erdoğan fiili İslamcı-Milliyetçi Cephe’nin liderliğinde anayasa değişikliğini gerçekleştirecek bir çoğunluk aramayı deneyebilir.

***

Bu tablonun görünen bir yüzü. Öteki yüzünde ise Erdoğan karşısında AKP içinde biriken tepkinin/muhalefetin nasıl şekilleneceğine ilişkindir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi bu durum, salt AKP içindeki bir iktidar kavgası olmasının ötesinde iktidar bloku/devlet içindeki bir çelişkiyle de iç içe geçerek, farklı odaklar arasındaki bir saflaşmayla da bütünleşerek gelişiyor. Gül, Arınç gibi AKP’nin kurucu ve uluslararası güçlerle uyumlu –aynı zamanda geleneğin de temsilcisi olması vasfıyla tabanda karşılık bulabilecek- isimlerle birlikte, Davutoğlu’nun ıskartaya çıkartılmış olması AKP içinde –ya da süreç içinde dışına da taşabilecek- bir tür AKP versiyonu bloğun da ortaya çıkma ihtimalinden söz etmek mümkün. Olağanüstü Kongre kararının ardından doların yükselmesiyle piyasaların gösterdiği reaksiyonu da dikkate alarak, ekonomik krizle iç içe geçecek bir siyasi krizin emarelerinin arttığı bir döneme girildi. Erdoğan, ilk hamlede AKP’deki durumu kontrol altına alacak görünse de Başkanlığa gidecek yolda taşları istediği gibi döşemesinin çok da kolay olmayacağını söylemek mümkün.

***

Bu gelişmeler kuşkusuz ki iktidar blokundaki çatışmaları derinleştirmesi ve gücün dağılması anlamında önemli olmakla birlikte, bu durumun Erdoğan ve AKP iktidarının sonu olacağını beklemek en büyük hata olur. Uzun zamandır, Erdoğan’ın sonunun geldiğine yönelik tezler etrafında köpürtülen spekülasyonlar –sürece içkin olan bir eğilimi belirleyici kabul ederek yapıldığından- toplumsal muhalefetin doğru konumlanmasını da engelleyecek bir karmaşa yaratmak dışında bir anlam ifade etmiyor.

Bugün, Erdoğan’ın ülkeyi kirli-karanlık iktidar ağına dayanarak fiili bir diktatörlük altında yönetmesine ve bunu şeriat-hilafet anayasası ile kurumsallaştırma çabalarına karşı halk muhalefetinin her gün her yerde aktif ve kararlı mücadelesini geliştirmek dışında bir yol yok.

Son Güncel Yazılar

 


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome