durduramayacaklar...

15 Ekim 2015 Perşembe

AKP-Saray rejimine karşı, 10 Ekim’deki iradenin, iddiayıhayatın her alanına şimdi yasımızla ve isyanımızla yaymak, bu kanlı faşist saldırılar süreci karşısında halkın her alanda örgütlü ve birlikte mücadele zeminlerini yaratmak için daha büyük bir kararlılık gösterme zamanıdır.


Son güncel yazımız, 10 Ekim’de Doğru, başlığını taşıyordu. 10 Ekim’e 2 gün kala, 10 Ekim Mitinginin yalnızca o gün değil, sonrasında kendisini mahallelerde, iş yerlerinde, üniversitelerinde sürdürecek bir siyaset ve direnme çağrısı olduğunu ifade etmiştik.

AKP-Saray rejiminin ülkeyi savaşla va faşist-milis güçlerle kuşatmaya yöneldiği bir zamanda, toplumsal muhalefetin ortak sesini yükselterek, buna dur demek için biraradaydık. Bu sesi bombaladılar. Arkadaşlarımızı öldürdüler, tüm topluma göz dağı verdiler.

Ama her şeye rağmen, yaralı bereli kalbimizle ayakta durmaya devam ediyoruz. 11 Ekim'de Sıhhıye'de ve ardından ülkenin tüm sokaklarında ilk yanıtımızı verdik. Yılmayacağımızı, geri çekilmeyeceğimizi ilan ettik.

Kaybettiğimiz arkadaşlarımıza sözümüz bu ülkeyi faşistlere, cihatçı katillere asla terk etmeyeceğimiz oldu.

***

Ankara Katliamı ülkemizin tarihinde ve geleceğinde önemli bir kırılma noktası olacaktır.

Bugün nedenleri üzerine düşünürken, pek çok karmaşık bilgi içerisinde gözümüzün önündeki gerçekler kimi zaman görünmez olabiliyor. Oysa durum çok açık.

Gezi direnişinden itibaren, yönetme gücünü kaybeden AKP-Saray rejimi ülkeyi bir savaşa sürükleyerek, faşist baskı politikalarını yoğunlaştırdı. Bunun parçası olarak hiçbir provokasyon ve katliamdan kaçınmıyor.

Bu şekilde ülkemiz bölgede süren kaotik ve kanlı savaşın tüm güçlerinin oyun alanı haline getirildi.

***

Bu kaos içerisinde ülkenin geleceği belirlenmeye çalışılıyor. Ve en önemlisi bombanın muhatabı olanlar, ülkenin devrimcileri, emek güçleri, barış yanlısı siyasetleri devre dışı bırakılarak bu gerçekleştirilmek isteniyor.

Bu sürecin 1 Kasım sonuçlarına bağlı olarak değerlendirilmesi ya da orada çıkacak herhangi bir sonuçla başka bir noktaya geçilebileceğini beklemek artık saflığın daniskası olur. Mesele, 7 Haziran-1 Kasım aralığından bağımsız olmasa da onun çok ötesinde bir anlam ifade ediyor.

***

 
Şimdi bizim için asıl mesele, bombaladıkları, susturmak istedikleri sesi yükseltmek, ülkenin kaderinde söz sahibi olabilecek bir etkinliğe kavuşturmak için mücadele etmekten başka bir şey değildir.

Savaşla, bindirilmiş faşist kıtalarla, MİT-Emniyet uzantısı militer güçlerle kuşatarak siyasetin dışına itmeye çalıştıkları, halkın 10 Ekim’de birarada geliştirdiği direnme iradesini, özgürlük, emek, kardeşlik ve barış sesini kısmak istediler.

Sokağın tümüyle devre dışı bırakmak, sokağın temsil ettiği halk muhalefetinin etkinliğini kırmak, potansiyelini ezmek istediler.

Öncelikle buna izin vermeyeceğiz. AKP-Saray rejimine karşı, 10 Ekim’deki iradenin, iddiayıhayatın her alanına şimdi yasımızla ve isyanımızla yaymak, bu kanlı faşist saldırılar süreci karşısında halkın her alanda daha örgütlü ve birlikte mücadele zeminlerini yaratmak için daha büyük bir kararlılık gösterme zamanıdır.

durduramayacaklar...
 


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome