Eğittiler, donattılar, beceremediler… -Mustafa Kemal Erdemol

2 Ekim 2015 Cuma


Yürümeyeceği, başarılı olmayacağı başından beri biliniyordu. Suriye krizinin, Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı mücadelenin “çok aktörlü” olduğu gerçeği ABD’nin “Eğit-Donat Programı”ndan vazgeçmesiyle, bir kez daha kanıtlanmış oldu.
 
Bölgedeki ağırlıkları hesaba katılmayan Rusya’nın, İran’ın ikna edilmeden, sadece Türkiye’nin bölgeye ilişkin uğursuz politikasına uygunluğuna bakarak hayata geçirilen program başından beri sorunluydu. Burada özellikle Türkiye’nin IŞİD’e karşıymış kılıfı altında Suriyeli Türkmenleri eğiterek Esad yönetimine yönelik bir askeri güç oluşturma çabası da anımsanmalı. Bu amaçla Kırşehir Hirfanlı Jandarma Eğitim Merkezi’nde 300’e yakın Türkmen eğitilecekti. Türkmenlerden oluşan birimlerin, Osmanlı padişahlarının adını verdikleri güçleriyle sivillere yönelik eylemler gerçekleştirdiği yolundaki eleştiriler son zamanlarda sıklaştı. Suriye, resmi olarak da bu grupların adını vererek Türkiye’yi bu konuda da suçlamıştı. Eğit-Donat Programı içerisinde eğitilmiş olmaları Türkmenlerin “resmi/meşru” güçler haline getirilmesine yarayacaktı. Bunun şimdi gerçekleşemeyeceği ortada. Yani, Türkiye iddia edilen doğruysa Türkmenleri o bildiği yöntemlerle eğtimeye(!) devam edecek. Program çerçevesinde eğitilen Türkmenler El Nusra ile girdikleri çatışmada büyük kayıp vermişler, bir kısmı da adı geçen örgütçe alıkonulmuştu.
 
Türkiye Eğit-Donat Programı’nı, Suriye’de çok istediği tampon bölge kurulması için “kullanıyordu” aslında. Bu tür bir bölgeye başta ABD olmak üzere birçok kesimin sıcak bakmaması Türkiye’yi bu isteğinde tek başına bıraktı. Ama buna rağmen Eğit-Donat Programı aracılığıyla Türkiye, eğittiği Türkmenlerle böyle bir bölgeyi “oldubitti”ye getirerek oluşturma hesabındaydı. Ama olmadı. Olmayacağı da belliydi. ABD IŞİD’e, Türkiye ise Esad’a karşı bu programda yer aldılar. Amaç birliğinden uzak bir birliktelikti bu.
 
Ancak bu ABD’nin ilk fiyaskosu değil. Başka ülkelerde özellikle Latin Amerika’nın bazı ülkelerinde de benzeri programlarla muhalifleri eğitmiş ama başarılı olamamıştı. “Ölüm Mangaları” olarak adlandırılan grupların sivil katliamlarının faturası ABD’ye kesilmiş, ABD kendi kamuoyunda da katliamlardaki rolü nedeniyle eleştirilmişti. Somali’de de, Afganistan’da da (Sovyetlere karşı eğittiği mücahitlerin hepsi şimdi ABD karşıtı) aynı başarısızlığı yaşadı ABD.
 
IŞİD’e karşı Kürt gücü YPG ile Suriye Ordusu’nun mücadeleleri Eğit- Donat Programı çerçevesinde eğitilenlerin “mücadelelerinden” çok daha meşru. BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye’ye karşı askeri güç kullanımına ilişkin bir karar olmadı hiç. Bu nedenle Suriye dışındaki herhangi bir ülkenin Suriye’ye silahlı güç yığarak savaşa dahil olması uluslararası hukuk kurallarına da aykırı. Eğit- Donat Programı’ndan gerçekten tamamen vazgeçildiyse Türkiye de ABD’de de “yasadışı” bir iş yapmamış olacaklar.
 
Diğer “yasadışı” girişimlerle uğraşacak çok zamanları olacak demektir bu.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome