Gençlik Mücadelesi Üzerine Düşünceler-Erdinç Kaygusuz

12 Ocak 2015 Pazartesi

Haziran’la birlikte açığa çıkan gençlik içerisinde ki direnme potansiyeli azımsanmayacak bir birikim olarak önümüzde duruyor. Kendisini farklı direnme biçimlerinde ifade eden, alt kültürel kimliklere yönelen gençlik kesiminin birey-mikro ölçekli arayışları, mücadele açısından önemlidir.


Ülkemiz uzun bir süredir siyasallaşmış dinci gericilikle tahakküm altına alınmak isteniyor. İnsanların temel hak ve özgürlüklerine, yaşam biçimlerine her alanda otoriter muhafazakarlık ket vurmaya çalışıyor.

AKP on üç yıllık baskı düzenini bugün; Haziran’ın devrimci potansiyelini, sivil faşist çetelerle işbirliği içerisinde ve Ortadoğu’da yaşanan mezhepçi temeldeki emperyalist projelere paralel olarak, muhafazakarlaşma ve mezhep temelinde ayrıştırarak toplumun en küçük hücresine kadar yayılmacı, gerici bir çizgi ekseninde geliştirerek devam ettiriyor. Sözde AKP karşıtı sosyal demokrat güçlerin dahi bu dinci-gerici biçimle içli-dışlı olup alternatif gözükmeye çalıştığı bu dönemde gençliğin tavizsiz özgürlük talebi, kuşkusuz hep birlikte haykırılırsa özgür yarınların kurucu iradesi haline dönüştürülebilir.

AKP, bilimi ve dayanışmayı üniversiteden tamamen tasfiye etmeye çalışarak ve bunun yerine de gericiliği ve piyasacılığı alternatif olarak koyarak üniversite gençliğine bir dizi yaşam tarzı dayatmaya çalışıyor. Bu zihniyet, geçmişten günümüze yeni yaşam alanlarının filizlendiği üniversiteleri kendi tahakkümü altına almaya çalışarak Haziran’ın açığa çıkardığı direniş kültürü ve birikimini de tasfiye etmeye dönük hamleler belirliyor.

Özellikle Haziran’la birlikte açığa çıkan gençlik içerisinde ki direnme potansiyeli azımsanmayacak bir birikim olarak önümüzde duruyor. Kendisini farklı direnme biçimlerinde ifade eden, alt kültürel kimliklere yönelen gençlik kesiminin birey-mikro ölçekli arayışları, mücadele açısından önemlidir. Ancak bu bireysel ve parçalı muhalefet eğilimlerini kapsayabilmek ancak ve ancak yeni bir söylem ve dille mümkün olabilir. Mevcut gençlik hareketleri bütün bu gelişmeler karşısında eski yapıları, örgütlenme ve siyaset anlayışlarıyla etkili olamamaktadır. Bu, solun geleneksel siyaset anlayışlarıyla ilgili bir tartışmayı da gerekli kılıyor.

Artık eski mücadele araçları ve örgütlenme tarzlarına ilişkin yaptığı tahlillerle bu işleyişin sürdürülemeyeceğini söylerken yerine alternatifini de koymak gerekir. Ne yazık ki gençlik hareketlerinin büyük bir kısmı içinde bulunduğumuz bu somut durumu tahlil edebilirken, somut durumun gerektirdiklerini anlamıyor, anlasa dahi pratik faaliyette mücadelesini örgütleyemiyor. Çünkü Haziran’ın kendi özgün tarzının, kendisini daraltacağını düşünen dar grupçu çıkarımlar yapılıyor. Direnişin içinde öyle veya böyle bulunan her kimsenin direnişin öznesi haline gelebilmesi, özne olduğu oranda da parça ölçekli direnişleri büyütecektir. Bu ise kolektif irade ağlarını örgütlemek demektir. Kendi biricik örgütünün büyümesini düşünen dar grupçu algıyı, elbette toplumsal muhalefetin geliştirilmesine dönük yapılan siyasi hamleler zaman içerisinde eritecektir.

Teorinin Doğruluğu Pratikte Kanıtlanır, Ütopyalarda Değil.

Meselenin özüne indiğimizde bir sorunu çözmek için sadece sorundan bahsetmek yetersiz kalır. Bu yüzden, bahsedilen değerlendirmelerin soyut bir biçimde ifade edilmesinin ötesinde, bugün ülkemizin karşı karşıya bulunduğu temel sorunlarla ilgili somut çözüm önerileri sunmak gerekir. AKP’ye karşı özellikle üniversitelerde gelişen birey-mikro düzlemdeki direnişleri örgütleyebilme tartışması, aslında gençliğin birleşik devrimci eylem çizgisinin yaratılması tartışmasıdır. Eğer AKP düzeni, yerine alternatifi koyularak yıkılacaksa, biz de bu tartışmalar doğrultusunda eski örgütsel zaaflarımızı bir kenara bırakıp, yerine alternatifini koyup bir adım daha ileri gitmeliyiz.

Bu bağlamda kendi örgütsel zaaflarını gençliğe dayatmayan, içi boş kof-radikal eylemler yerine radikal devrimciliği esas alan, dar ilişki ağlarından kendini berraklaştırmış ve dolayısıyla geniş ilişkiler içinde farklı alanları birbirine dayanışma kültürüyle bağlayan yeni bir siyaset tarzı bugün bir hedef olarak öne koyulmalı. Yani, üniversiteleri AKP’ye, gericiliğe ve faşizme teslim etmeyen bir günlük yan yana gelişle sınırlı kalmayan geniş, sürekli bir direniş mevzisi; örgütlü-örgütsüz tüm gençlik kesimleriyle birlikte kurgulanmalı. İradenin kolektifleştirilmesi ve tabanın söz ve karar sahibi olması, her türlü bürokratik yöntemin de reddinin bir ifadesi olarak taban inisiyatiflerini esas alan bir sistem olarak yeniden formüle edilmesine dayanan bir siyaset algısının bu mevzisel gelişimin ana eksenine oturtulması ise gençlikten doğru doğan ve gelişen direnme eğilimlerini de yaygınlaştıracak.
 
Elbette tek bir eylemle(8 Kasım 2014, Özgürlük İçin Birleşelim) bütün bir gençlik mücadelesinin birleşik zeminin kurulduğunu iddia etmek ve tüm diğer birliktelikleri bunun karşısına koymak ancak yersiz bir iddia olacaktır. Öğrenci meclislerini kurduk bekleriz demek ya da sembolik birtakım değişikliklerle aynı tas aynı hamam dedirtecek birlikteliklerle yola çıkmak AKP'nin baskısını üzerimizde daha çok hissedeceğimiz günlerden ötesini getirmeyecektir. Bugünün devrimci sorumluluğu tüm bu tartışmalar bir yana bugünden başlayarak sokakta sürmekte olan bu dağınık ve parçalı görüntünün önüne geçebilecek birleşik mücadele ve dayanışma zeminlerinin ortaya çıkarılmasıdır. Ankara sokaklarında en ufak bir basın açıklamasına dahi tahammül edemeyen diktatörün katil ordusuna karşı verilecek gerçekçi bir mücadele ancak bu sorumlulukla verilebilir. Gün armudun sapı üzümün çöpü demeden  taban inisiyatiflerine dayalı bir birleşikliği örgütleme günüdür.

*”Gençliğin öz örgütü benim” iddiası özellikle Haziran sonrası üniversite muhalefetinin bu durumları göze alındığında gerçeklikten uzak, hayalperest, ütopik savrulmalar yaratır. Gençliğin öz örgütü olma iddiasını taşımak ise ancak Haziran’da sokağa çıkan -örgütlü yapılarla arasına mesafe koymuş- gençliğin gerçek bir temsiliyetle örgütlülüğünün yaratılıp yaratılmaması meselesidir. Bu ihtiyacı ise bugün ne yazık ki hiçbir gençlik hareketi karşılamamaktadır. Ancak karşılamak isteyenler mevcuttur, görevler de bellidir.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome