Haziran! - Doğan Tılıç

21 Ekim 2014 Salı


 Haziran’ın iktidar tarafından yakıp yıkma, kırıp dökme olarak anlatıldığı günlerdi. Sokaklar biraz durulmuş, parklarda mahallelerde toplanan forumlar gürül gürüldü. Herkes çıkıp konuşuyor, konuştukça coşuyor ve fakat söz dönüp dolaşıp bundan böyle nerede, nasıl ve ne yapılacağına gelip dayanıyordu.

Sonunda “Haziran” adını alan “birleşik hareket”in doğduğu ODTÜ Vişnelik’teki forumdaydı galiba; “Ben 68 kuşağındanım” diyen ve yaşayıp tanık olduğu Haziran’la 68’deki yaşına dönmüş bir kadın “12 Eylül’den bu yana hiç bu kadar mutlu ve umutlu” olmadığını söylemişti.

Şiirdeki “1961 yazı ortasındaki Küba’nın”, “mutluluğun resmini”n yapıldığını görmüş ve “bugünü de gördüm, ölsem de gam yemem gayrı” demişti.

Bu köşede çok yazdım Haziran’ın ardından ve Haziran’a dair: “14, 15, 16, 18, 19, 21, 22, 26, 30, 36, 42... Öylesine sıralanmış rakamlar değil bunlar, Gezi’den arda kalan. Yanına gerçek isimler yazacağımız ölümün adları. Genç ölüler listesi uzadıkça, borcu da katlanarak büyüdü geride kalanların” dedim.

“Ruh, puffff” diye de yazdım. “Gezi’den sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” saptamasının bir klişeye dönüştüğünü ve tüm klişeler gibi sorunlu bir yanı da olduğunu ileri sürerek. Gezi ile asla geri alınamayacak kazanımlar sağlandığını, toplumun üzerindeki ölü toprağının silkilip atıldığını, direnilebildiğini, direnince geri adım attırılabildiğini ve bir başka hayata dair güçlü bir örnek yaratıldığını, ancak “kendisine uygun bir vücut bulmazsa” Gezi ruhunun da bütün ruhlar gibi uçup gidebileceğini söyledim.

Gezi’nin genç ölülerine karşı borçlarımız listesinin başına, o ruha uygun bir vücut bulmayı koydum.

İlk defa o Haziran’da, her şeyi yapabileceğini sanan bir “tek adam”a her istediğini yapamayacağının gösterildiğini; savunulan parkta ve merdivenlerinde bir başka dünyanın mümkün olduğunu kanıtlayan “komünal hayat”ın filizlendiğini; hiç kimsenin muhtaç durumda olmadığı, herkesin ihtiyacından fazlasını getirip ihtiyacı kadarını aldığı bir düzenin göz kırptığını yazdım.

O Haziran’da, herkesi şaşırtarak ortaya çıkan gençlerin asla hayat tarzlarına müdahale ettirmeme kararlılıklarını, kendilerini gerçekleştirebilecekleri özgürlük taleplerini gördük. “Farklılıkların saygıyla el ele tutuşabildiği, dayanışmaya engel olmadığı, herkesin bir diğerinin açığını yakalamak için değil açığını kapamak için çırpındığı, özgürlükçü, paylaşımcı, dayanışmacı, ekolojist bir anlayışa sarılarak” iş yapılabildiğini gördük.

Hicvin muhalefet dili olabildiğini, alıştığımızdan farklı örgütlenme tarzlarını ve onların en şiddetli saldırılara karşı direnme gücünü gördük. Kürdün, Türkün, Alevinin, LGBTİ bireylerin, sosyalistin, sosyal demokratın, yağma ve sömürü düzenine karşı çıkan Müslümanın birlikte özgür ve eşit bir hayat kurabileceklerine; hangimize dokunsalar “Kardeşime dokunma” diye haykırabileceğimize olan inancımız pekişti!

Şimdi, Türkiye içerde ve dışarda mahvedici bir savaşın soluğunu da ensesinde hisseder ve hayatlarımız gittikçe koyulaşan bir karanlık tarafından tehdit edilirken, solun örgütlü örgütsüz farklı kesimlerinin “Birleşik Haziran Hareketi” adıyla birlikte yürüme kararı, bir rol çalma değil asla. Haziran’a ve onu yaratan herkese saygının, Haziran’dan öğrenerek yürüme anlayışının bir ifadesi.

“Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, kamucu, dayanışmacı, laik, bağımsız, toplumcu bir cumhuriyet ve ülke için”; Haziran’da olduğu gibi bir Türk genci ile Kürt gencinin el ele tutuşup, şu talan düzenine, gericiliğe, savaşa, işçi cinayetlerine, taşeronluğa, her türlü cinsel ayrımcılığa ve doğanın tahribine karşı ortak mücadele arzusunun ifadesi.

Kimi eski topluluklarda çocuklara ancak bir başarı gösterdikten sonra ad verilirmiş. Haziran, Gezi Parkı’ndan başlayıp tüm ülkeye yayılan direnişle kendini kanıtlayıp “ölsem de gam yemem gayrı” dedirten bir ayın adı oldu.

Birleşik Haziran Hareketi bu ülkenin devrimci birikimini Haziran’dan öğrendikleriyle harmanlayarak yola çıktı. Başardıkça hak edecek adını. Yolu açık olsun!

21.10.2014
BirGün Gazetesi


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome