İlaç Politikalarındaki Değişim

19 Ocak 2012 Perşembe

Sağlık alanı, evrensel olarak sosyal devletin sorumluluğunda tanımlanmıştır. Buna karşın küreselleşme süreci, bu hakkı ciddi oranda tahrip etmiş ve sağlığı piyasa eli ile gerçekleştirerek, kamu acısından düşük maliyetli hale getirme çabalarını gündeme getirmiştir.


Metin Çelikhan*

Bugün sağlık sistemi ‘verimlilik’ ve ‘performans’ üzerinden değerlendirilmektedir.

İhtiyaçların tespitini yapan merkezi kurumlar, artık rotalarını topluma göre değil, borsaya göre belirlemektedir. Karlılığın temel olduğu bu sistemde maliyeti azaltmanın temel iki yolu söz konusudur: Birincisi, kamunun yükünü azaltmak için sağlık alanını çalışanları ile birlikte daha fazla özel sektöre kaydırmak, ikincisi ise kamuda çalışanların ücretlerini baskılamak.
Bu noktada, eczacılık mesleğinin geçirdiği özgül dönüşümü tarif etmek özel bir önem taşımaktadır.

Bugünkü eczacılık modelinde, ağır bürokratik ve ekonomik yükler nedeniyle, eczacılar bir sağlık danışmanı olarak hizmet sunamaz hale gelmiştir. Beş yıllık ağır bir eğitim alan eczacıların, ilacın yalnızca sunucusu konumuna getirilmiş olması her şeyden önce bu zorlu ve uzun eğitimin toplumsal maliyeti acısından rasyonel görünmemektedir. Eczacıları, aldıkları eğitim ile doğru orantılı bir sağlık hizmet danışmanı rolüne kavuşturmak, hem kamu hem de toplum yararının ve elbette mesleki faydanın arttırılması anlamına gelecektir. Ancak giderek arttırılan kontenjanlar ve yeni açılan fakülteler eczacı sayısında hızlı bir artışa yol açarak eczacıların mesleklerini insanca koşullarda yapabilecekleri ortamı yaratabilmelerinin önüne geçmektedir. Ayrıca bir dönem sağlıkta alınan katkı paylarının eczanelerde alınması halkın sağlığın özelleşmesine dair tüm tepkisini eczacılara yöneltmesine sebep olmuş, eczacılar zor durumda bırakılmıştır.

Önlemeye değil tedaviye dayalı bir yaklaşım benimseyen ülkelerde, ilaç harcamaları sağlık harcamalarının çok önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Kuskusuz sağlık harcamalarındaki artış, ilaç harcamalarındaki artısı da beraberinde getirmektedir

2004 yılından bu yana uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı, temel olarak hastaların sağlık hizmetinde hem katılımcı olarak ödedikleri payı artırmak hem de temel sigorta paketleri yaratarak bu maliyeti azaltmak amacını taşımaktadır. İlaç alanında ise bu dönüşüm temel olarak SGK’nın kurulması ile ete kemiğe bürünmüştür. Bedeli geri ödenecek ilaçlar, ilaç fiyatlarının düşürülmesi, ilaç firmalarının kamuya yaptıkları iskonto aracılığıyla hem eczacı kârının azaltılması hem de kamunun ilaç alım fiyatlarının kontrol altında tutulması, global bütçe uygulaması ile firmalara neredeyse pazar payları kadar sabit ödeme yapılması, ilaç yazım koşullarının ağırlaştırılması gibi tedbirler, Sağlıkta Dönüşüm’ün ilaç maliyetlerini azaltmak yönünde attığı adımlardır.

İlaç alanında da bu geçtiğimiz dönem içinde hem fiyatlandırma, hem de geri ödeme politikaları radikal bir biçimde değişmiştir. Bu sürecin ülkemizde merkezi bir politika olarak gündeme gelmesinin en somut göstergelerinden biri, global bütçe uygulamasıdır. 2009 yılından beri uygulanmakta olan global bütçe modelinin temeli, sağlık hizmetinin tümüyle vatandaşlardan elde edilen ‘gelirler’ yoluyla sağlanmasıdır. Bu gelirlerin temelinde primler ve cepten ödemeler bulunmaktadır. Global bütçe uygulaması ilaç maliyetleri üzerinde bir baskı oluşturmakta, bu baskıyı ortadan kaldırmaya yönelik politikalar genelde sağlık hizmetini aksatacak etkiler göstermektedir.

Diğer yandan, bu adımlarla birlikte çokça tartışılan, adına OTC denen bazı ilaçların tamamen eczane, dolayısıyla da geri ödeme sisteminin dışına çıkartılması, marketlerden ya da drugstore’lardan satılmaya başlanması ve ilaçta reklâmın serbest bırakılarak bu kalemdeki ilaçların satısının pompalanması, böylelikle de ilaç şirketleri için hala cazip bir pazar olmayı korumaya yönelik tedbirler alınmasına yönelik girişimler söz konusudur. Eczacılar “zararsız” kabul edilen ilaçlar olan OTC tanımını kabul etmemektedir. Hiçbir ilaç, hasta tarafından kendi kendine tedavi amacıyla kullanılamaz.

İster reçeteli ister reçetesiz olsun, ilacın reklâmının yapılmasına izin verilmemelidir:

İlacın reklâmının tek bir amacı vardır: ilacın tüketimini arttırmak. İlacın reklâmının yapılması, kişinin kar amaçlı reklâmlar yoluyla kendi kendine tedavi yoluna gitmesine neden olur. Ancak yan etkisi olmayan ilaç yoktur. Bu durum, halk sağlığının geri döndürülemez ve engellenemez bir biçimde bozulması anlamına gelmektedir.

Diğer yandan ilacın reklâmının yapılması ilaç fiyatlarının yükselmesi ve yeni sağlık ihtiyaçlarının ortaya çıkmasına neden olur. Bu sağlık harcamalarının orta ve uzun vadede artması, ilaç fiyatlarının yükselmesi ve güçlü uluslararası sermayenin reklâm yoluyla ulusal pazarlara daha da hâkim olması anlamına gelir.

Sağlık politikalarının ana hedefi halk sağlığının korunması, herkesin eşit, ulaşılabilir, kaliteli ve etkin sağlık hizmetine ulaşması olmalıdır. Bu hedeflere ulaşırken hasta güvenliği acısından risk oluşturmayacak maliyet etkili çözümler sunulması ise sağlık sisteminin daha başarılı, daha geniş kapsamlı ve sürdürülebilir olmasına katkı sağlayacak bir etken olarak düşünülmeli, asla toplum sağlığının korunması ana hedefinin önüne hiçbir şey geçmemelidir.

Sağlık çalışanlarının sesine kulak vermeyen, örgütlülüklerini sindirmeye çalışan ve toplumda onları değersizleştirmeye çalışan bir siyasal anlayış, eczacılar için; hem insan hem de sağlığı görmezden gelen bir yaklaşımdır.

Bizler eczacılar olarak, toplumun ilaca ve sağlığa, sağlıklı bir biçimde ulaşması için, hem kendi sağlığımızı, hem de hastalarımızın sağlığını korumak için, sağlık alanında tek mümkün yapısal dönüşümün; hasta merkezli, akılcı ilaç kullanımına dayalı, ilacın metalaşmasını ve ticarileşmesini reddeden bir anlayış üzerine inşa edilebileceğine inanıyoruz. Bunun içinse kendi çıkarımızın diğer sağlık çalışanlarının ve halkımızın çıkarından ayrı tutmadan, kamusal ihtiyaçlara göre düzenlenmiş, nitelikli, ücretsiz ve ulaşılabilir sağlık hizmeti talep ediyoruz.

*Ege Ünv. Eczacılık Fak.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome