İspanya'da Akışkan #15 M - Evin Deniz

24 Mayıs 2012 Perşembe

Bu bir yılda neyi başardı #15M; konformizmin sonunu getirdi, kolektif bilinci uyandırdı, daha önce olmayan bir mümkünlerin alanını yarattı, 15M hareketinin kendisi öfke değil, öfkenin anlatım biçimlerinden yalnızca biri oldu…


İspanya’nın #15M hareketi, katılımcıları için; ortak amaçlar, ortak yaşamlar, paylaşılan bilgi, uzun zamandır uyuyan yurttaşlık bilincinin uyanışı, kolektif uyanış, farklılıkları geride bırakan, karmaşık, çeşitlilik, ideolojisiz, sendika dışı, liderliğin paylaşılması, sivil itaatsizlik, pasif direniş, yatay, içine alan, şiddet karşıtı, yeni, bizim, burada ve simdi, kolektif yurttaşlık için yeni bir biçim ve yeni bir alan,  bir klima, bir süreç, kesintili (bazen var, bazen yok), bitmemiş, eğlenceli, dayanışmacı, gerçek bir demokrasiyi deneyimleme isteği, adalet için mücadele, bir tavır, bir yaklaşım, krizden kurtulmak ve yeni bir yaşam kurmak için  bir kaynak, sistem tarafından yaratılan eşitsizliklere karşı gündelik olarak mücadele veren halk gücü, acelesi olmayan bir devrim, eşsiz, başımıza gelen en iyi şey…

Peki yine bir parçası olanlar için ne değil #15M hareketi?; radikal bir grup değil, bir organizasyon değil, bir STK değil, bir parti değil, bir sendika değil, bir organizasyon yapısı yok, üyelik sistemi yok, dikey değil, dışlayıcı değil, şiddet yanlısı değil, öneri getirmek zorunda değil, liderleri yok, liderlere ihtiyacı da yok, yukarıdan aşağı ya da aşağıdan yukarı kararlar alınan bir sistem de değil, partilerin ve medyanın anlattığı şey değil, bir slogan değil, bir basın notu hiç değil, sistem karşıtı değil, tembellerden ya da çıkarcılardan oluşmuyor, organize çete değil, bir şey değil, bir yüz ya da bir ses de değil, kesinlik değil, belirli bir plan değil, ne olacağını bilmek değil, birini bir şey yapmaya göndermek de değil, solcu da değil sağcı da değil, üzgün tutkular değil, açık bir teori değil, verilen tanımları kabullenmek değil, intikamcı değil, küskün değil, senden bir şey istemiyor, korku değil, üzgün hiç değil …

Bu bir yılda neyi başardı #15M?; on binlerce insanın aktif olarak politik ve ekonomik durumu takip etmesini sağladı, İspanya’da iki partili sistemin son yerel ve genel seçimlerde hatırı sayılır bir şekilde zayıflamasına katkıda bulundu, politik tartışmayı sokağa taşıdı, konformizmin sonunu getirdi, kolektif bilinci uyandırdı, daha önce olmayan bir mümkünlerin alanını yarattı, demokrasi, adalet, katılım, değerler, politik dayanışma, diyalog gibi yok sayılmış, anlamı çarpıtılmış ya da anlamsızlaştırılmış fikirleri ve kavramları tartışma ortamına geri kazandırdı, öfkeden dayanışmayı ve bağlılığı doğurdu, değişimin insanın kendisinden başlayacağını anımsattı, öfkenin dışavurumu, görünür bir referans noktası oldu, 15M hareketinin kendisi öfke değil, öfkenin anlatım biçimlerinden yalnızca biri oldu…

Her biri farklı eylemcilerin iki dudağı arasından çıkmış bu kısacık tanımcıklar gözle görünenden daha çok şey anlatıyorlar aslında; koca bir toplumun hayal kırıklıklarını, korkularını, şaşkınlıklarını, umutlarını, umutsuzluklarını, inatlarını ve öfkelerini… Sağdan da soldan da yedikleri büyük darbeleri, nar misali parçalanmış partilerdeki iç hesaplaşmaları ve liderlik oyunlarını, öfkelerini STKlar üzerinden boşaltmaları için yönlendirildiklerini, demokrasi adı altında nelerin dayatıldığını, her kısım medyaya karsı tepkilerini, sendikaların yarattıkları hayal kırıklıklarını, adalete olan hasretlerini, katılım diye onlara nelerin yutturulduğunu, dayanışmanın nasıl unutturulduğunu, farklılıkları gözlerine gözlerine sokulurken aslında hepsinin ayni gemide batmakta olduğunu, yönetişim zamazingosuyla kendi kaderlerini tayin etme yetilerinin ehlileştirildiğini, her tepki gösterdiklerinde radikalleştirilmekten bıkıp usandıklarını, sloganlarla, baslıklarla, yeni yetme kavramlarla yıllarca kafalarının karıştırıldığını, göz göre göre politikadan uzaklaştırıldıklarını, yamuk yumuk teorilerle kalıplara sokulmak istendiklerini, korkuyla umut arasına sıkıştırıldıklarını, ideoloji kavramından nasıl tiksinir hale getirildiklerini, filler tepişirken ne kadar ezildiklerini ve belki de en önemlisi BIZ olma halinin eşsizliğinin nasıl da unutturulduğunu…

Tabii hareketin çelişkilerini de gözler önüne seriyor bu tanımcıklar ve aslında bu çelişkiler tam bir uyanışın gerçekleşmekte olduğunun kanıtı; ne kadar çok soru soruyor ve sorduruyorsa o kadar sağlıklı ilerliyor demektir. Hiç de kolay değil uzun bir uyuşturulma surecinden uyanmak, yıllar yılı bu sistem hayatimizin her alanında bizi stratejik bir şekilde işine geldiği gibi yönlendirdi. Sadece son döneminde olmasa da, en çok son 40 yıldır, neoliberalizmle yani kapsamlı bir politik projeyle ihtıyaçlarımız, çalışma hayatımız, yeniden üretim sürecimiz, düşünce yapılarımız, örgütlenme geleneklerimiz, kendimizi ve vücudumuzu algılama biçimimiz, ilgi alanlarımız ve hatta sevgimizi dile getirme şekillerimiz değiştirildi. Öte yandan islerine gelmeyen şeyler kaçınılmazlık ve aynı zamanda belirsizlik sis perdeleriyle gözlerimizden ırak tutuldu; küreselleşmenin kaçınılmazlığı, piyasanın belirsizliği gibi… Zygmunt Bauman’in “akışkan” modern dünyasında uyanışın da akışkan olması akla yatıyor. Kimseden birden bire güvenini kaybettiği kurumlara güvenmesini ya da yerine yenilerini koymasını bekleyemezsiniz. Ancak yine Bauman’ın dediği gibi tüm bu yabancılaşmadan sıyrılabilmek için dönüştürdükleri ya da icat ettikleri tüm kurumların/anlamların/değerlerin yerine yenilerini koymadıkça bu uyanış, bu akışkan hareket, katılaşamayacak ve gerçek bir dönüşümü sağlayamayacak. En az karşı taraf kadar stratejik ve dikkatli olmak yüzde 99’un ilk ilkesi olmalı. Özellikle bu krizin boşa harcanmaması gerekiyor; tam da kaybedecek neyimiz varsa birer birer elimizden alınıyorken, her şey metaya biz de yalnızca tüketim canavarlarına dönüştürülüyorken, her birimize öyle ya da böyle ucu dokunuyorken, kendi hayatlarımız üzerinde aslında ne kadar az kontrolümüz olduğunun ayırdına varıyorken, bu uyanışı yaygınlaştırmanın ve birlikte kafa yormanın tam zamanı! Bu çok sabır gerektiren uzun bir süreç, önce kendisini tanımlaması gereken bir sınıfın mücadelesi. Yüzde 1 yeterince tanımlı ve koordine bir şekilde ve gerekli sınıf bilinciyle yıllardır iş başında zaten...

(Katılımcıların görüşleri için #15M hareketinin birinci yıl dönümü için katılan gruplar tarafından hazırlanan broşürlerden yararlanılmıştır..)

*Madrid


Yazarlar:Evin Deniz

Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome