Kadın Mücadelesi Tarihinden Notlar

7 Mart 2012 Çarşamba


•    2. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte Batı’da çok etkili olan oy hakkı mücadelesinden etkilenen daha çok eğitimli, aydın bir grup kadın kendi deneyimlerinden de yola çıkarak ilk feminist mücadeleyi başlattılar.
•    1913-1921 tarihleri arasında ‘Kadınlar Dünyası’ 100 gün, günlük gazete olarak yayımlanmış, sonra 25 sayfalık haftalık dergiye dönüşmüştür. Kadınlar dergide kadınların eğitim ve çalışma hakkı gibi temel haklarla ilgili talepleri dile getirdiler. Kadınlar arası dayanışma anlayışı geliştirdiler, iş yerleri bile kurdular.
•    Kurtuluş Savaşı’nda kadınlar hem ekonomik hayatta hem de politik mücadelede etkin rol aldılar. İstanbul’un işgaline karşı mitingler düzenlediler.
•    Kadınların Osmanlı Döneminde başlayan talepleri 1926’da Medeni Kanun’un kabul edilmesiyle karşılığını buldu.
•    Kadınların siyasal hakları iki aşamada gerçekleşti. 1930 yılında yerel seçimlerde, 1934’te ise genel seçimlerde seçme seçilme hakkı elde ettiler.
•    1935 yılında Meclis’e 18 kadın milletvekili seçilmesiyle kadınların meclisteki temsil oranı %4,5 oldu.
•    Aynı yıl Türk Kadınlar Birliği, Dünya Feminist Kongresi’ne, feministlerin önerisiyle gündemin birinci maddesi (Ankara’nın onayı olmadan) ‘barış’ı koymasının ardından Türk kadınlarının bütün haklarını kazandıkları ve artık işlevini tamamladığı gerekçesiyle kapatıldı.
•    1951 yılında Türk Kadınlar Birliği yeniden açıldı.
•    Bu derneğin yanı sıra Kadın Haklarını Koruma Derneği, Üniversiteli Kadınlar Derneği, Hukukçu Kadınlar Derneği gibi dernekler kuruldu. Bu dönemde kurulan tüm kadın dernekleri cumhuriyetin kazanımlarına duydukları minneti ifade etmekten öte kadınlık durumunu sorgulayıcı bir yaklaşım içinde olmamışlardır. Ancak kendilerini ’kurtulmuş kadın’ olarak görmelerine karşın kimi haklar konusunda da çaba göstermişlerdir.
•    1970’li yıllar toplumsal mücadelenin en üst noktaya geldiği, bu nedenle de aynı ölçüde siyasal baskıların, çatışmaların yoğunlaştığı dönemdir. Bu dönemde mücadele içindeki tüm sol örgütlerde kadınlar aktif olarak yer aldılar. Kimi örgütlerde kurulan kadın birimleri dernekleri kadın sorunlarını gündeme getirmek ve bunlarla mücadele etmekten uzaktı.
•    1980 darbesi sonrası feminizmi dillendiren kadın grupları oluştu. Öncelikle İstanbul, Ankara ve İzmir’deki kadın grupları ve dernekleri politik yaşamda kadınlara dair söz söylemeye başladılar.
•    1982 Nisan ayında İstanbul’da Fransız feminist Giselle Halimi’nin katıldığı bir kadın sempozyumu yapıldı. Burada ilk kez feminizm kamuoyunda dillendirildi.
•    1983 başında YAZKO’nun haftalık dergisi Somut’ta feminist kadınlara bir sayfa ayrıldı. Somut’taki bu sayfa 6 ay devam etti.
•    1983 yılının sonunda 13 feminist tarafından ev içinde ve ev dışında, ücretli ve ücretsiz çalışan kadınların emeğine dayalı ve bu emeği değerlendirme amacıyla yayıncılık, hizmet ve danışmanlık şirketi olan Kadın Çevresi kuruldu. Kadın sorunları ile ilgili kitaplar yayımlandı.
•    BM’nin 1979 yılında kabul ettiği “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi” 1986 Mart’ında ülkemizde yasalaştı. Bu sözleşmenin uygulamaya konmasını talep eden bir imza kampanyası yürüten kadınlar binlerce imza toplayarak TBMM’ye verildi.
•    Ankara ve İstanbul’daki kadın grupları ‘Dayağa Karşı Kampanya’yı koordineli olarak yürüttüler. Dayağa karşı 17 Mayıs 1987’de, İstanbul’da 3000 kadının katılımıyla 1980 sonrası ilk kadın yürüyüşü yapıldı.
•    Yine aynı biçimde ‘Cinsel Tacize Hayır’ kampanyası düzenlendi. Ceza Yasası’ndaki fahişeye tecavüzde indirim sağlayan 438.maddeye karşı kampanya yürütüldü ve 1990 yılında yasa yürürlükten kaldırıldı.
•    Feministlerin gündeme getirdiği ev içi emek, annelik, iffet, aile, çalışma yaşamında kadınların eşitsizliğe maruz kalması Türkiye’nin politik ortamının önemli tartışma konuları arasına girdi. Hatta mevcut burjuva partileri bu söylemleri gündemlerine almak zorunda kaldılar.
•    Kadın hareketinin mücadelesi sonucunda politik yaşamda kadınlar daha görünür oldular. Siyasi partilerde kadın kotası getirildi. En yüksek kadın kotası Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nde %30 olarak uygulandı. Daha sonra bu oran %50’ye çıkarıldı. Sendikalarda kadın sekreterlikleri oluştu. Birçok belediye tarafından sığınma evleri açıldı. Kadınlar hem kendi örgütlerinde hem de toplumsal yaşamın her alanında hak ve özgürlük mücadelesini her geçen gün yükseltiyorlar. Tüm eşitsizliklerin ortadan kaldırıldığı sınıfsız, sömürüsüz bir dünyaya olan inançlarıyla umudu büyütmeye devam ediyorlar.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome