Kamu Çalışanları İçin Kontra Atak Vakti - Osman Çağrı Şahin

25 Ocak 2012 Çarşamba

Hükümeti kendine getirecek ve geri adım attırabilecek bir tepkiyi en kısa zamanda ortaya koymanın günü geldi. En azından skoru eşitlemek için…


AKP'nin iktidar olduğu günden beri ara vermeden sürdürdüğü kamuyu dizayn etme çalışmaları referandumla beraber  “demokratik” ambalajına sarılıp kamuoyuna sunulmuş gereken desteği de bulmuştu. O dönem yapılacak değişiklikleri destekleyenlerin “evet”leri  şimdilerde adeta bir bumerang gibi kendilerini ve toplumu vurmaya başladı. Referandum öncesinde meydanlarda, yazılı ve görsel basında “Memura toplu sözleşme hakkı getiriliyor!” naraları atanların ve onları destekleyen malum sendikanın toplu sözleşmeden ne anladıklarını bugünlerde somut olarak görüyoruz.
 
1 yılı aşan bir bekleme sürecinden sonra yasalaşması amacıyla meclise sunulan toplu sözleşme yasasına ufak(!)  müdahaleler yapıldı. Bu ufak müdahalenin içeriğinde ise anlaşmazlık durumunda konuların taşınacağı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun yapısı var. Şu an tasarıya konulan haliyle oluşturulmaya çalışan kurulda yer alan 11 üyenin başkan dahil 3 üyesi Bakanlar kurulu tarafından 4’ü Bakanlar tarafından seçilirken kalan 4 üye de sendika temsilcileri tarafından belirlenecek. Hükümetin şekillendirdiği hakem kurulunun bu haliyle kamu çalışanlarına yarardan çok zarar vereceği, hükümetin kamuya dönük izlediği politikalar göz önüne alındığında gün gibi ortada durmaktadır.
 
AKP hükümetinin, referandumdan bugüne kadar yaklaşık 2,5 milyon kamu çalışanını ilgilendiren toplu sözleşme hakkı konusunda futbol deyimiyle sahada top çevirdiğini, kamu çalışanlarını oyalayarak, asıl niyetini yine son anda ortaya koyduğunu uzun zamandır devam eden görüşme süreçlerini oldu bittiye getirmeye çalıştığını görmekteyiz. Bazı Memur Konfederasyonlarının hükümetin uyguladığı  top çevirme taktiği karşısında uykuya dalarak ani bir atakla erken gol yediklerini söylememiz çok da yanlış olmaz. Memur-Sen ve Kamu-Sen AKP’nin verilmiş hak olarak lanse ettiği toplu sözleşmeden böyle bir sonuç çıkacağını ummuyorlardı herhalde.
 
Toplu Sözleşme yasası bu haliyle kabul görürse kamu çalışanlarının daha iyi şartlarda çalışma ve yaşam taleplerine katkı sunmayacaktır.  Kamu çalışanlarına grev hakkı tanımayan olası bir toplu sözleşmenin de “toplu sözleşme” kavramının içini boşaltacağının bilinmesi gerekir.
 
Peki kamu çalışanlarıyla hükümet arasında devam eden bu müsabakada çalışanların haklarını ileriye götürmeyen hatta bir görüşe göre daha da gerileten bu süreçte çalışanların tavrı ne olmalı?
 
 Hükümet kamu çalışanlarını zapturapt altına almak için atak halinde. Futbol sevenler bilir. Atak yapmak için en güzel zaman rakibin atağa kalktığı andır. Atağa kalkılan ana da kontra atak denilir. Hükümet yetkilileri bu değişiklikleri yaptıktan sonra yine bir top çevirme süreci içerisine girmeden atağa kalkmak gerek. AKP kendisine ve aldığı desteğe güvenerek kamu çalışanlarının ve ülkenin geleceğini karartmaya niyetli gözüküyor. AKP çalışanların taleplerini görmezden gelerek kendi Türkiye’sini yaratmanın hayallerini kuruyor. O zaman şimdi, AKP’nin  hayallerine karşı başka bir ülke hayal edenlerin kontra atak zamanı! İnsanca yaşamak için ücretlerin iyileştirildiği, güvencesiz çalışma sisteminin ortadan kaldırıldığı, nitelikli bir kamu hizmetinin verildiği, grev hakkının yasalaştığı, çocuklarımızın geleceğe umutla bakabildiği bir ülke için bütün kamu çalışanlarıyla birlikte sokakta olma zamanı.
 
Hükümeti kendine getirecek ve geri adım attırabilecek bir tepkiyi en kısa zamanda ortaya koymanın günü geldi. En azından skoru eşitlemek için…


İlgili Yazılar

Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome