Kardeşim‘e Kısa Bir Veda Yazısı - Fehmi İşleyen

1 Ağustos 2014 Cuma


İnsanoğlu tarih boyunca ölüm ile hiç bir zaman barışık olmadı. Bu yüzdendir ki bilim adamları insanların daha uzun yaşaması, hatta ölümsüzleşmesi üzerine çalışmalar yapıyor. İşin bu yanı bir tarafa, ölüm, yaşamın kaçınılmaz bir gerçeği olsa da, bizler açısından da kolay kabullenilen bir durum değil. Ölenler arkalarında ne olduğunu duymadan, hissetmeden yakınlarına büyük bir acı bırakarak giderler. Bu büyük acıyı abim, Ali İşleyen’in ölümünün ardından biz de yaşadık. Ben, kardeşimi kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşarken, en başta annemin, diğer kardeşlerimin ve abimin eşi ve kızının ağıtları, üzüntümüzü kat be kat daha da artırdı. Bir de hepimizin yakından tanıdığı Özgürlük ve Dayanışma ailesi içinde büyüyen Önder’in üzüntüsü, üzüntülerimizi tarif edilemez hale getirdi.

Abim, oğlu Önder’i çok severdi. Kısıtlı imkanları belki ona vermek istediği bir çok şeye engel olsa da, elinden gelse ona dünyayı verirdi. Sevgisini sonuna kadar oğlu Önder ve kızı Özlem’e armağan etti.

O bizimle aynı düşünceleri paylaşıp, aynı yaşam şeklini seçmemiş olsa da, Devrimci Yol’u ve ÖDP’yi çok severdi. BirGün gazetesinin sadık bır okuyucusu, demokrat bir insandı. Bir baba için, her evlat kıymetlidir ama Önder onun için bir başkaydı. Bazen bana “ya kardeşim . . .” diye hayıflansa da, Önder’in Devrimci Yolu seçmiş olmasına derin saygı duyardı. Biz geniş ve büyük bir ailenin içinde üç kişiydik zaten. Benim çocukluk yaşlarında seçtiğim Devrimci Yol’culuğuma, yine çok genç yaşalarda katılan Önder ve demakrat abeyim. Bizim gibi düşünmese de onu bizden ayırmıyorum. Ayrıca Önder’e de hic engel olmaya kalkmadı.

Biliyorum kardeşim, ölüler geride kalanları asla duymazlar. Ama yine de senin ile paylaşmak isterim ki, bu büyük dayanışma ailesinden acımızı paylaşmaya çok insan geldi. Çok sevdigin BirGün gazetesinin Yazı İşleri Müdürü, ÖDP Eş Genel Baskanı da gelenler arasındaydı. Yine dayanışma ailesinin değişik kurumlarından gelen çelenk ve çiçekler senin mezarının bayramlıkları oldular. Üzerindeki toprak karanfillerle örtüldü.

Canım kardeşim, sen gittin ama giderken bir şeyi de başardın. 80 öncesinin yumruklu yıldız çizen çocukları ile aynı duyguları paylaşan bugünün gençlerini bir araya getirdin. Hatta köyün girişinde bir yumruklu yıldız vardı. O duvarda cizili yumruklu yıldızı görünce o an ki acılı yüreğim bir anda eski günlere gitti.

Seni unutmak hiç mümkün olmayacak. Biz ömrümüzün yettiği yere kadar hatıralarınla seni hatırlayacağız. Hiç merak etme, Önder ve ben yolumuzda senin olduğun dönem gibi yine bundan sonra hiç ayrılmadan yürüyeceğiz. Yani biz emin ellerdeyiz.

Güle güle kardeşim, toprağın bol olsun!


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome