Kürtaj, 3-5 Çocuk Derken AKP'nin Asıl Meselesi NE?

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Tayyip Erdoğan'ın, 'Her kürtaj Uludere'nin sözü ile birlikte yalnızca gündem değiştirmedi, aksine içinde olan ne varsa artık açıkça, alenen söylemeye başladı. AKP, böyle bir toplum istiyor, devlet eliyle böyle bir toplam yaratmaya çalışıyor.


Yaratmaya çalışdığı toplum dinle boyun eğdirilmiş sömürüye gönüllü bir toplumdur. Kürtaj göndermesi ile dinin hükümlerinin toplumsal yaşamın her alanını belirleyen emirler silsilesi olarak geliştirilmeye çalışıldığı görülüyor. Bir yanıyla ABD ve Avrupa'daki muhafakazar sağ akımların 'kürtaj karşıtı' kampanyalarına da benzerlik taşıyan, belki de ondan esilenen ancak esasında dinin emir ve buyruklarından kaynaklanan bir çıkıştır.

Kürtaj çıkışı Erdoğan tarafından geliştirilerek bunun 'Türkiye'yi yok etmek isteyen gizli güçlerin' işi olduğuna vardırıldı! Yıllardır milliyetçilikle beslenen paronoyalara seslenen bu çıkış, evet gerçekten Hitlervari ya da benzerlerinin yaptığı çıkışlardan birisiydi.

Büyük Millet, Yeni Osmanlı mı?
Erdoğan, 'kürtaj gizli planları' ile Türkiye'nin nüfus artışının yavaşlatılmak, genç nüfusdan yoksun bırakılmak istendiğini söylüyor. Böylece 3 çocuk yapın 5 çocuk yapın telkinlerinin de altını bir güzel doldurmuş oluyor. AKP'nin 'yeni Osmanlıcılık-Fetihçilik' üzerinden geliştirmeye çalıştığı milliyetçi yaklaşımı ile uyumluluk içeren bu söylem, asıl olarak ise Türkiye'nin emperyalist dünya sistemi içerisinde oynadığı rolün sürekli ve daha etkin kılınmasından başka bir anlama gelmiyor.

Artan genç nüfusun iki anlamı üzerinde durulabilir, birincisi bölgesinde bugünkü gibi aktif taşeronluk rolünü daha etkili üstlenmek için güçlü bir orduya sahip olmaya devam edilmesi, ikincisi ise ucuz iş gücü pazarı olma halinin sürüklileleştirilmesidir.

3-5... Asıl Mesele
Türkiye’de kurgulanan ve genişletilmeye çalışılan iktisadi yapılanma tüm bu ideolojik söylemlerin de temeline işaret etmektedir.
Türkiye’nin dünya kapitalizmi hiyerarşisinde yoğun çalışma ve ucuz işgücü deposu olarak yerini alma iddiası, bugün çocukların bu alanda kullanılmasına, hatta daha fazla çocuğun kullanılmasına ihtiyaç duymaktadır. Bugün dünyada en ucuz işgücü ordusunu oluşturan çocuklar, hedeflenen güvencesiz, esnek istihdam biçimleri içinde kapitalizmin ruhunda biçilmez kaftan olarak algılanmaktadır.

ILO raporlarına göre Türkiye, Çin, Hindistan, Venezuela, Brezilya, Endonezya’dan sonra en fazla çocuk işçinin görüldüğü ülke.
Türkiye’de bugün 18 yaşının altında çocukların çalıştırılması kanunen yasak. Bu elbette çalıştırılmalarını engellemiyor, bilakis kayıt dışı olarak çalıştırıldıkları için daha kötü koşullara doğru çocukları itiyor.  ILO’nun yaptığı tahminler Türkiye’de toplam 6-17 yaş grubu çocuğun yüzde 6’sına yakın bir oranının çalıştırıldığını ortaya koysa da elbette bu rakam gerçek hayatı temsil etmiyor. Çünkü kayıt dışı çalıştırılan çocukların oluşturduğu bu nüfusun hesaplanması, belli bir kayıta ulaşmak mümkün olmadığı için pek gerçekçi bulunmuyor. 
DİSK-AR’ın yapmış olduğu bir araştırmaya göre bugün bu oran Türkiye’de yüzde 20’lerde bulunmakta, diğer bir ifade ile Türkiye’de her 5 çocuktan biri çocuk işçi.

Yine aynı çalışmaya göre, dünyada 2008 yılı itibari ile 5-17 yaş arasındaki çocuk sayısı 1 milyar 586 milyon iken çalışan çocuk sayısı (5-17 yaş) 306 milyon düzeyinde. Ev işlerinde çalışan çocuk sayısı 1999 yılında 4 milyon 447 bin iken 2006 yılında bu sayı 7 milyona ulaştı. Çocuk istihdamında sanayiinin payı ise 1994’te yüzde 16 iken, 2006 yılında yüzde 28’e yükseldi. Emek yoğun sektörlere doğru itilen çocuk işçilerin sayısı, küçük ölçekli işyerlerinde kayıt dışı çalışanlar da hesaba katıldığında bir buzdağı gibi karşımıza çıkıyor. 

Sosyal devleti rafa kaldıran devlet, uygulanan neoliberal politikalar ile sosyal hukuk ve sosyal adalet kavramlarını da literatüründen kaldırmış, toplumda yarattığı bölgesel gelişmişlik farkları ile oluşan eğitimde fırsat eşitsizliğini de bu alanda kullanmayı başarabilmiştir. Bugün iktidar, temsil ettiği ideolojinin bu eşitsizlikleri sayesinde amaçladığı düşük ücretli işgücü ordusuna çocuklar üzerinden ulaşmaya çalışmaktadır. Bunun için de elbette daha fazla çocuk dünyaya getirilmeli, Türkiye daha da “gençleşmeli”dir.

Bugün Türkiye’de doğurganlık oranı yüzde 2.11 dolayında. Tahminler 2025 yılında bu oranın yüzde 1.97’e gerileyeceği şeklinde. Fakat nüfus artışı doğurganlık oranının altında kalıyor, nedeni ise çocuk ölümleri ve kürtaj. Bugün 5 yaşına kadar binde 17,6 oranındaki çocuk ölümleri nedeniyle nüfus artış oranı yüzde 1.35 seviyesinde kalıyor.

Türkiye’nin sahip olduğu doğurganlık potansiyeli ile nüfus aynı oranda artmayınca, Erdoğan görüldüğü üzere sinirleniyor, “her kürtaj, bir Uludere’dir” gibi popülist bir söylem ile kürtaja saldırıyor. Elbette kürtaj dışı, sağlık koşulları nedeni ile yaşam hakkı daha doğmadan veya doğarken elinden alınan çocuklara dair bir söylemi yok. Çünkü ülkede devletin sağlık hizmeti artık yok. Dolayısı ile “ahlaki” yargıları da kullanan ve kürtajı bunun içinden yargılayan bir yöntemle, “daha fazla çocuk” özlemini ve “daha fazla çocuk işçi” hedefine doğru koşuyor.

Türkiye’de Gençler İşsiz

Türkiye genç işsizlik oranıyla 34 OECD ülkesi arasında 22'nci sırada. Genç işsizliğin ortalaması AB ülkelerinde son dönemdeki krizin etkisi ile de bugün yüzde 22,6 seviyesine bulunurken, OECD ortalaması yüzde 17,1. Şu anda Yunanistan ve İspanya'daki genç nüfusun yarıdan fazlası işsiz durumda. Genç işsizliği oranı Yunanistan'da yüzde 51,2, İspanya'da ise yüzde 51,1 oldu. 

Türkiye’de ise bugün genç işsizlik yüzde 20’nin üzerinde. 15-24 yaş grubu işgücünde son 1 yılda iş bulanların yüzde 28’i genç kadınlardan, yüzde 72’si ise genç erkeklerden oluşuyor. Erkekler arasında yüzde 20’lerde bulunan genç işsizlik oranı, kadınlarda yüzde 25’lere dayanıyor.
Avrupa bir yandan yaşlanırken, Türkiye’de genç nüfusun artması ile genç işgücü ordusu büyüyor, fakat sonuç genç işsizlik oluyor.

TÜİK’in açıkladığı 2011 verilerine göre, 2011 yılında Türkiye'de genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 16,8 ve 15-24 yaş grubunda 12 milyon 542 bin kişi bulunuyor. Türkiye’de bugün “diplomalı” işsizlerin oranı ise yüzde 30.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome