Siz hiç... - Aziz Çelik

2 Ocak 2014 Perşembe


Siz hiç asgari ücretle yaşadınız mı?

Asgari ücretle çalışan oğlunuz, kızınız, kardeşiniz var mı?

Siz hiç yeni yıla asgari ücretle girdiniz mi?

Yılın son günü yapılan 43 lira zammın hangi birine yeteceğini düşündünüz mü?

Siz hiç yılın ilk gününe ay sonunu nasıl getireceğinizi hesaplayarak başladınız mı?

Siz hiç doğal gaz faturasının aylığınızın dörtte birini götüreceği kaygısını yaşadınız mı?

Siz hiç soğuk kış günlerinde doğal gazı iyiye kısarak battaniyenin altında ısınmaya çalıştınız mı?

Siz hiç “doluya koysan almaz boşa koysan dolmaz” duygusunu yaşadınız mı?

Siz hiç yeni yıla işsiz girdiniz mi?

Siz hiç işsiz kaldığınızda göz yaşına boğuldunuz mu?

Siz hiç “şanslı” bir işsiz olarak 400 lira işsizlik ödeneği aldınız mı?

Bırakın yaşamayı 400 lirayla bir ay geçinmek nasıl bir şey hayal ettiniz mi?

Siz bir daha nasıl iş bulurum korkusu yaşadınız mı?

“Ne iş olsa yaparım ama ya iş bulamazsam” duygusunu yaşadınız mı?

Sizin hiç çocuğunuz işsiz kaldı mı?

Siz asgari ücret kadar emekli aylığıyla bir ay yaşadınız mı?

Onca yılın yorgunluğu ve bitkinliğinden sonra ay sonunu getirmenin o bitmez sıkıntısını yaşadınız mı?

“Bunca alın terinin göz nurunun karşılığı bu mu” diye düşündünüz mü?

Siz hiç semt pazarlarını boydan boya dolaşıp hesap yaptınız mı?

Siz hiç oğlunuzun ölüm haberini televizyondan duydunuz mu?

Sizin hiç nişanlınız göçük altında kaldı mı?

Onu karlı bir günde soğuk toprağa verdiniz mi?

Hiç “üşür orda o” diye feryat ettiniz mi?

Siz hiç, “Kadir Mevlâm senden bir dileğim var,

beni muhannete muhtaç eyleme” türküsünü bilir misiniz?

Siz hiç namerde muhtaç oldunuz mu?

Siz hiç aç kaldınız mı?

Eğer öyle olsaydı, hiç “bizim dönemimizde asgari ücretli 5 kişilik bir aile 30 gün boyunca çay ve simitle beslenebiliyor ve yine de parası artıyor” diyebilir miydiniz?

Eğer öyle olsaydı, hiç “asgari ücretle geçinilir, 800 lira iyi para” deme aymazlığını gösterir miydiniz?

Eğer öyle olsaydı, hiç “en yüksek emekli maaşı bizde” deme gafletinde bulunur muydunuz?

Eğer öyle olsaydı, hiç “güzel öldüler” deme cüretininiz olur muydu?

Eğer öyle olsaydı, hiç oğlunuzun evinde para sayma makinesi çıkar mıydı?

Eğer öyle olsaydı, hiç arsızı, hırsızı ve yolsuzu korumak için onca hiddetle nefes tüketir miydiniz?

Eğer öyle olsaydı, hiç bunca yoksulluk varken bunca yolsuzluk olur muydu?

Eğer öyle olsaydı hiç bunca insanın ahvaline yoksulluk edebiyatı diye burun kıvrılır mıydı?

Meğer, insan vicdan ölümünün de farkında olmazmış.

BirGün Gazetesi
02 Ocak 2014


Yazarlar:Aziz Çelik

Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome