Suriye'de Geçiş Dönemi Savaşları ve Askeri Müdahale

23 Ağustos 2013 Cuma

Suriye’de kimyasal silah saldırısının ardından, askeri bir müdahale tartışması yeniden ısınıyor. AKP, bu yönde uzun zamandır sürdürdüğünü çağrısını yinelerken, ABD ve Batı’nın da bu yönde işaretler vermeye başladığı görülüyor. Fransa’nın doğrudan askeri müdahale çağrısı, Obama’nın ‘kritik kararlar verme aşamasındayız’ sözleri bunun bir ifadesi.


Doğrudan askeri bir müdahale ya da kısmı askeri müdahale uzun zamandır, iç savaşın bir parçası olarak gündemde olan bir konu. Ancak, iç dengeler ve Rusya’nın itirazları bu yöndeki bir adımı şimdiye kadar mümkün kılmadı.

ABD ve Batı, bölgede iç savaş güçlerini koordine ederek yeniden denge sağlamaya çalışırken, bunu başaramadığı oranda doğrudan askeri bir işgalle kontrolü almaya yönelebilir. Kimyasal silah kullanıldı savı da bu anlamda müdahalenin gerekçesi haline getirilebilir. Ya da dengenin iç savaş güçleri lehine çevrilmesi noktasında da kısmı bir askeri müdahale gündeme getirilerek, geçiş döneminin hızlandırılması yönünde de bir müdahale gerçekleşebilir.

Bu olasılıklar, mevcut güç dengeleri içerisinde, hayata geçebilecektir.

Bu tartışmalar içerisinde, asıl gözden kaybedilen ise emperyalizmin bölgeye dönük müdahaleleridir. Suriye’de emperyalizm eliyle geliştirilen iç savaşta iki yıldır on binlerce insan hayatını kaybetti. Bir ülke yer bir edilip, cihadist çetelerin elleriyle kana bulandı. Kimyasal silah kullanımını dahi gündeme getiren bu cehennem bizzat emperyalizm ve işbirlikçileri eliyle yaratıldı.

Emperyalizmle Temel Uzlaşı, Tali Çelişki
Oysa son zamanlarda tartışmalara bakıldığında, AKP’nin Suriye’de izlediği politikada emperyalizmden bağımsız bir şekilde ele alınıyor. Sanki her şey RTE ve Davutloğlu ikilisinin marifetinden ibaretmiş gibi yazılıp çiziliyor.

RTE ve Davutoğlu’nun Suriye ve Ortadoğu politikası bugün de emperyalizmin temel politikalarına uyumlu olarak çizilen bir hatta ilerlerken,  tali çelişki alanları ortaya çıkmaktadır. AKP’nin kimi noktalarda geliştirmeye çalıştığı özerk politikalar, emperyalizmin müdahale sürecindeki taktik esnekliklere uyumlu olmadığı oranda bir farklılık olarak ortaya çıktı. Bugün, hem Mısır hem de Suriye’de sağlanmaya çalışılan yeni denge içerisinde, AKP de uyumlulaştırılmaya çalışılıyor.

Öte yandan bu çelişkinin temel noktalardaki bir çelişki olarak görülmesi, ABD ve Batı’ya askeri müdahaleden yana olmayan bir pozisyon atfediyor. Bırakın açık bir işgali zaten iki yıldır ABD ve Batı güçleri, Suriye’ye dolaylı olarak askeri bir müdahale gerçekleştiriyor. AKP de bunun bir parçası olarak Suriye iç savaşının içerisinde konum aldı. Şimdi bunları bir yana bırakıp,  her şeyi salt AKP’nin yönelimlerinden ibaret görmek, emperyalizme bağımlılık ilişkilerini görünmez kılar. Bu düzen içi geçici çatışmaların abartılması, bu tür gerçekliğin bir yanını gizleyen sonuçlar üretecektir.

Geçiş Dönemi Savaşları

Suriye’de son dönemde bölgesel planda da süren iç savaşlar geçiş dönemine bir hazırlık olarak görülebilir. PYD ve cihadist çeteler arasında süren savaşların bir yönü de bölge hakimiyetini geliştirmek ve petrol alanlarına hakim olmak üzerine şekilleniyor. Öte yandan dengenin iç savaş güçleri lehine değiştirilmesi noktasında, kimi hamleler de ABD ve Batı tarafından açık ve gizli olarak gerçekleştiriliyor. ABD’nin, cihadist güçlerin kontrol dışına çıkma ihtimali karşısında, kontrollü biçimde yürütüyor. ABD’nin özel güçlerinin Suriye’de savaştığı yönündeki haberler de bu anlamda manidar.ABD öte yandan da Rusya ile Cenevre 2 buluşmasının alt yapısı hem rejim hem iç savaş güçleri açısından hazırlanmaya çalışılıyor.


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome