Türkiye’de Aile Hekimliği Uygulamasının Ebelik Mesleğine Etkisi - Sabriye Suna *

19 Ocak 2012 Perşembe

Türkiye’de son 30 yıldır sağlık hizmetleri örgütlenme modelinin yapısını değiştirmek üzere çalışmalar yapılmış ve son 10 yılda bu hazırlıklar tamamlanıp uygulamaya geçilmiştir.


Bu alanda yapılan reformlar hizmetin alınan vergilerden değil, ödeyebilenlerin prim ve katkı paylarından karşılanmasını, sağlık hizmet sunumu ile finansmanın ayrılmasını, sağlık kurumlarının özelleşmesini, rekabeti kolaylaştıran bir sistem oluşmasını, performansa dayalı ödemenin yaygınlaşmasını içermektedir. Bu köklü değişimin ana unsurlarından birisi de birinci basamak sağlık hizmetlerinin “AİLE HEKİMLİĞİ” uygulamasına dönüştürülmesidir. Yaşanan bu değişim tüm sağlık çalışanlarında olduğu gibi ebelik mesleğini ve ebelerin çalışma koşullarını olumsuz yönde etkilemiştir.

Türkiye’de birinci basamak sağlık hizmetleri,1961 yılında çıkarılan 224 sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun ile kurulan sağlık ocaklarında ekip hizmeti ile sunulurken “Aile Hekimliği” uygulamasında hizmet sunumu; aile hekimi ve aile sağlığı elemanından ikili hizmet sunumuna dönüşmüştür. Aile sağlığı elemanı olarak anılan ebelerin diğer sağlık çalışanlarının görev ve sorumluluklarını yerine getirmek zorunda kalmaları çoklu görev ve iş yoğunluğunun yanında mesleğe özgü görevleri yerine getirememelerine neden olmaktadır. Ebelik mesleğini “Aile Sağlığı Elemanı” olarak tanımlamak sadece isim değişikliğinden ibaret olmayıp yetki ve sorumluluklarla da önemli değişiklikler oluşturmuştur. 224 sayılı yasada ebelerin görevleri kapsamında yer alan; gebe,loğusa ve bebek izlemi,bağışıklama hizmetleri yeni uygulamada aile hekiminin görevleri içinde tanımlanmış olup ebelere bu hizmetlerde hekime yardımcı olma sorumluluğu verilmiştir.Aile hekimliği uygulaması ebelerin çalışma koşulları açısından ele alındığında sözleşmeli çalışma, esnek istihdam ve esnek mesai gibi uygulamalardan kaynaklı güvencesiz çalışma koşulları getirmiştir. Bu sistem ebelerin elini kolunu bağlayarak özelliksiz iş yapmayı zorunlu kılmaktadır. Çok yıpratıcı ve yorucu iş koşulları, işin niteliği ile değil niceliği ile değerlendirildiğimiz çalışma koşulları biz sağlık çalışanlarını tükenme noktasına getirmektedir..

Özetle yeni sistemde çalışmakta olan ebeler; esnek mesai, esnek istihdam, güvencesiz çalışma, artan iş yükü ve çalışma koşulları nedeniyle özlük hakları kayıpları ve bağımsız mesleki rol kayıpları yaşamaktadırlar.

Meslek profesyonelliğini yitirip, ebeler aile hekiminin yardımcısı durumuna getirilmiş ve meslek adına olumsuz değişikler olmuştur. ”Aile Hekimliği Sisteminin” uygulanması mesleki görevlere uygun olarak çalışmayı engellediği gibi, aynı zamanda toplum sağlığını değersizleştiren uygulamaları da içermektedir. Artık aile hekimlerinin “yeri geldiğinde temizlik de kahve de yapabilecek”  –yardımcı sağlık personeli- çalıştırmak için kendi biçtikleri fiyatlar dahilinde ebe-hemşire-acil tıp teknisyeni arayışına çıktığı günleri yaşamaya başladık. Mesleki bağımsızlığımıza, onurumuza ve halk sağlığına yıkım getiren bu uygulamaların biran önce son bulmasını talep ediyoruz.

*Ege Üni.Sağlık Bilimleri Fakt. Ebelik Bölümü 
 


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome