Yeryüzü de Gökyüzü de Bizim! - Mesut Geçgel

11 Temmuz 2015 Cumartesi


Dünya ekonomisinde yaşanan küreselleşme sürecinde, çok uluslu şirketler kâr paylarını artırmak için, sermaye ve mal dolaşımının önündeki tüm engelleri kaldırmak için gün geçtikçe daha da vahşileşiyor. Ülkemizde de izlenen neo-liberal politikalar sonucu sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, çevre, madenler, kentler ve tarım alanları çok büyük yıkım görüyor.

Özelleştirme uygulamaları ile kamu işletmeleri yok pahasına, birçoğu da amacı ve kaynağı belli olmayan yabancılara, küresel sermaye gruplarına ve onlara hizmet eden yerli işbirlikçilerine satılmak suretiyle elden çıkarılıyor. Kârlılığı artırmak üzerine kurulu ekonomik sistem, halk düşmanlığı, doğa düşmanlığı ile birleşince doğamızı madenlerle, madenlerle de madencileri katleden faşist bir sistem yaratıyor. 
 

Yağma ve talan politikalarının sahibi AKP iktidarı, kamu madenciliğini ‘’özelleştirme’’ adı altında yabancı sermayeye veya onların yerli işbirlikçilerine peşkeş çekmekte ve var olan kaynaklarımızın da bu yabancı sermaye ve yerli işbirlikçiler tarafından büyük bir kar arzusuyla kullanılmasının da önünü açmaktadır. Bu yağma ve talan politikalarının yaşam alanlarımızı, insan yaşamını tehdit etmekten çıkarıp, katlettiğini Soma’dan, Ermenek’ten, derelerimizi kurutan HES illetinden biliyoruz. Ve katletmekte de ısrarcı olduğunu Sinop’tan, afişlerine gülen çocukların resimlerini koydukları nükleer reklamlarından biliyoruz. 


AKP, hepimizin olan arazileri, doğal kaynakları, dereleri tüm hukuk kurallarını, ÇED raporlarını hiçe sayarak, kamu denetimini engelleyerek yandaşlarını daha zengin yapabilmek için peşkeş çekiyor. Bunu yaparken peşkeş çektiği yandaşların daha fazla kar hırsıyla yaşam alanlarımızı, insan yaşamını katletmesine göz yumuyor. Nitekim son günlerde de Artvin Cerrattepe’de kurulmak istenen madenin işletmesini de ‘’Milletin a…. koyacağız!’’ diyen Cengiz Holding’in sahibi Mehmet Cengiz’e vererek, göz yummanın da ötesinde bu katliamı en iyi yapacak yandaşlarına verdiğini ortaya koyuyor.


TMMOB Orman Mühendisleri Odası tarafından görevlendirilen uzmanların 13.09.2013 tarihinde verdiği raporda pek çok gerekçe belirtilerek sonuçta “ Söz konusu orman alanları ve sağladığı sayılamaz/ölçülemez çevresel hizmetler hiçbir kısa süreli ekonomik faaliyetler uğruna gözden çıkarılmamalı, Artvin Cerattepe ve Genya Ormanlarında Madencilik yapılmamalıdır.” denilmektedir. Anayasanın 56. maddesi “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir”, 168. maddesi ise “Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir.” demektedir. Bu anlamda, madenlerimizi kamu yararına üretmek ve aynı zamanda çevreyi korumak kamusal bir sorumluluktur. Tüm bu değerlendirmeler ışığında; kamu yararı içermeyen, çevresel sorunların giderilmediği ve yöre halkının onayının alınmadığı Artvin-Cerattepe bölgesinde bu koşullarda madencilik faaliyeti yapılması uygun değildir.


Yaşam alanlarımızın sermayeye peşkeş çekilmesi karşısında diğer bir sorumlulukta bu ve benzeri madenlerde işin teknik ve bilimsel boyutunu belirleyecek olan mühendislere düşmektedir. Bilimi ve tekniği bu sömürgenlerin kârı için değil toplum yararına kullanmak için çalışmak mühendislerin başlıca ilkesi olmalıdır. Her ne kadar bu tür projelerde topluma ve doğaya yararını düşünmeden sadece ‘’işime bakar, paramı alırım!’’ diyen diplomalı mühendisler olsa da Kazdağları’nda ‘’Hangi dağ efkârlıysa oradayız!’’ diyen, Sinop’ta ‘’Nükleer enerji çözüm değil, ölümdür!’’ diyen bilimi ve tekniği yağmacıların ve talancıların değil halkın yararına sunmak için kararlılıkla mücadele eden mühendisler de var!
 

Cerattepe’deki olanları son olarak basitçe şöyle anlatabiliriz. Bu kaynaklarımıza göz diken patronlar Artvin’deki altına gözünü dikmiş. Bu altını da bulmak için altından başka önüne gelecek her şeyi eritecek, yok edecek siyanürü kullanarak yapacaklar. Yani Artvin’deki altını almak için orada yaşayan insanlara bile sormadan onların deresini, toprağını, suyunu yok edecekler.

Buna karşılık Artvin halkı günlerdir yaşam alanlarına sahip çıkmak için nöbet tutuyor. Evet, kolay değil öyle elimizden yaşam alanlarımızı almak! Mehmet Cengiz’in arkasında yağma ve talan politikalarının sahibi AKP var belki ama Artvin’de de ‘’dağların karı, sizin kârınızdan daha önemlidir!’’ diyenler, iş makinalarını bastonlarıyla bekleyen, ‘’yeryüzü de gökyüzü de bizim!’’ diyen Karadeniz’in asi çocukları var! Yanlarında da ‘’Rant için değil halk için mühendislik!’’ diyen mühendisler var!
 

*Makine Mühendisi
 


Diğer Yazılar

Gündem | RedHaber E-Dergi | Emek | Ekonomi | Dünya | Ekoloji | Gençlik | Kadın | Söyleşiler | Kültür-Sanat | MuhalifSpor | Haziran Haberleri | Yerel Seçim 2014 | Direniş Haberleri
anasayfa | künye | muhalefet | yazarlar | arşiv
muhalefet.org bir Birgün Kitap yayınıdır.
İletişim için [email protected]

Sitemizi sorunsuz görebilmek için taryıcınızı güncellemenizi öneririz.
Mozilla Firefox - Internet Explorer - Google Chrome